Aile-Hanımlar

28.12.2009

6727

"Kadınlara Danışın Sonra Tersini Yapın" Sözü Hadis midir?

İstişarelerde kadınlara danışılmamasıyla ilgili rivayetler var mıdır? Kadınlarla istişare edin ve söylediklerinin tersini yapın gibi onların söylediğinin tersini yapmakla ilgili anlatılan hikâyeler doğru mu?

30.12.2009 tarihinde cevaplandı.

Cevap

“Kadınlarla istişare edin ve söylediklerinin tersini yapın” manasına gelen sözün sahih hadis kaynaklarında yer almadığı, rivayetlerin sıhhatini araştıran meşhur eserlerden Keşfü’l-Hafâ’da da bu ifadenin hadis olarak bulunmadığının belirtildiği görülmektedir.1 Meşhur Arap tarihçi Cevad Ali, ‘‘Kadınlara danışın sonra tersini yapın’’ deyiminin İslam öncesi cahiliye döneminin yaygın bir atasözü olduğunu söylerken bu ifade maalesef bazı klasik dini metinlerde Hz. Peygamber’e (sav) ait bir sözmüş gibi aktarılmıştır, demektedir. Hadis alimi Ebü’l-Ferec İbnü’l Cevzî, Hz. Peygamber’in (sav) uygulamalarında kadınlarla istişarenin yer aldığını ve hanımı Ümmü Seleme ile Hudeybiye günü istişare ettiğini2 söyleyerek bu sözün bir vehimden ibaret olduğuna dikkat çekmiştir.3 Bu sebeplerden dolayı söz konusu rivayet hadis değil, sonradan uydurulmuş bir rivayettir.

Kur’an-ı Kerim’in Kadınlarla İstişareye Bakışı

İstişare Kur'an-ı Kerim’de hem Hz. Peygamber’e (sav) hem de onun şahsında tüm ilgili kişilere emredilmiştir. Kur'an'da istişare eden müminler övülerek şöyle denilmiştir:

Onların işleri ise, aralarında şûrâdır (istişâre iledir).4

İstişareyi emreden ve tavsiye eden ayetler her ne kadar müzekker (erkek) zamir ile gelseler de istişare emri kadınları da kapsamaktadır. Zira Kur'an-ı Kerim’deki emir ve nehiyler (özel hükümler hariç), Arap dilinin yapısı gereği müzekker kalıbıyla gelmiştir. Emir ve yasakların müzekker kalıpla ile gelmesi İslam ümmetinde hiçbir zaman emrin veya yasağın muhatabı kadın mı erkek mi tartışmasına konu olmamıştır. Çünkü Arap dilinin yapısı böyledir. Zira hiçbir Arap bunun tersini iddia etmez. Nitekim İbn Hazm, İbn Fâris ve birçok âlimin görüşü bu yöndedir. Buna göre istişare ayetinin kapsamına genel manada kadınlar da dahildir. Kadınlarla istişare konusuna Kur'an'dan bazı örnekler verecek olursak;

Artık (anne ile baba) kendi rızâlarıyla ve istişare ederek (çocuğu sütten) ayırmak isterlerse, bundan dolayı ikisinin üzerine bir günah yoktur.5

Babacığım! Onu (Mûsâ’yı) ücretle (çoban) tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir olandır.6

Ayette dikkat çeken şey, genç bir kız çocuğunun bilgi ve tecrübelerine dayanarak babasına fikrini ifade etmesi ve babasının da onun fikrine değer verip teklifini kabul etmesidir. Bu da yine Kur'an'da geçen kadınlarla istişare örneklerindendir.

Kur’an’ın indiği dönemde kadınların toplumdaki değeri neredeyse yok hükmündedir. İslam öncesi kadınların siyasi ve toplumsal yapıda değerlerinin olmadığı ve görüşlerinin de önemsenmediği, cahiliye dönemi şiirlerinde de bariz bir şekilde görülmektedir:

İki şey vardır ki vakarlı kişi (onlar sebebi ile) aciz hale gelir…Birincisi kadınların görüşüne uymak (ikincisi ise) çocukların hakimiyeti.

Bu durum İslamiyet'le birlikte değişmiştir. Mesela Hz. Ömer (ra), kendilerinin İslam’dan önce kadınları çok fazla önemsemediklerini ve onların görüşlerine değer vermediklerini söylemiştir. Halifeliği zamanında ise bir Cuma hutbesinde, yükselen mehir oranlarını düşürme ve sınırlama önerisine cemaatin içinde bulunan bir kadının: "Allah’ın sınırlamadığını sen nasıl sınırlarsın?" şeklindeki itirazına; "Kadın doğru söyledi Ömer ise yanıldı." diyerek hatasını tüm toplum önünde itiraf etmiş ve bunu bir kadının uyarısı üzerine yapmıştır. Bu bağlamda kadınlar Kur’an tarafından istişare hususunda taraf addedilerek hak ettikleri değerle onurlandırılmışlardır. Bu konu, tarihte bazı kadınların istişare örnekleriyle desteklenmiş ve kadının Müslüman toplumdaki yeri, dini delillerle sağlamlaştırılmıştır. Modern dünyada ise kadınlar yönetime ancak 20. yüzyılın başlarında oy hakkı alarak katılabilmiştir. Bu nedenle Kur’an’ın kadını istişarenin bir parçası yapması önemli bir değerdir.7

Sonuç olarak: “Kadınlarla istişare edin ve söylediklerinin tersini yapın” şeklinde aktarılan söz, sahih hadis kaynaklarında yer almadığı gibi aksine sonradan ortaya çıkmış asılsız bir sözdür. Buna karşılık hem Kur’an-ı Kerim’de hem de Hz. Peygamber’in (sav) uygulamalarında kadınlarla istişarenin bulunduğu açıkça görülmektedir. Kur’an’ın şûrâyı (istişare) müminlerin temel bir vasfı olarak zikretmesi ve aile içi meselelerde dahi karşılıklı danışmayı esas alması, kadınların istişare sürecinin dışında bırakılmadığını göstermektedir. Tarihi örnekler de İslam’la birlikte kadının görüşüne değer verildiğini ortaya koymaktadır.

Bu sebeple, kadınların fikirlerini değersiz gören anlayışların dinin temel kaynaklarıyla bağdaşmamaktadır. Aksine istişarenin kadın-erkek tüm müminleri kapsayan bir esas olduğu söylenebilir.

Kaynakçalar
  1. el-Aclûnî, Keşfü'l Hafa, No: 1529

  2. İlgili rivayet şöyledir: "Neyin var ya Resulallah?"
    "Hayret ey Ümmü Seleme! Ben insanlara ısrarla 'Kurbanlarınızı kesin, tıraş olun, ihramdan çıkın.' diye emrettim, hiç kimse bu çağrıma cevap vermedi. Emrimi işittikleri halde sadece yüzüme bakıyorlar."
    "Ya Resulullah, sen kalk, kurbanlığına git ve kes. Onlar mutlaka sana uyacaklar ve kurbanlarını keseceklerdir." (Vâkidî, 2, 613.)

  3. İdris Sami Sümer, "Kur’ân’a Göre Kadınlarla İstişare Meselesi", Ordu İlahiyat, sayı 3, 2024, s. 7

  4. Şûrâ, 42/38.

  5. Bakara, 2/233.

  6. Kasas, 28/26.

  7. Sümer, a.g.m., s. 5-6.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız