Kurtların kalb ve diline ilişmeye başladığı sırada bu duayı yaptığına dair bazı rivayetler vardır. Birisi şöyledir:
“Rivayet edildiğine göre Hz. Eyyûb (as), "zarar bana dokundu" sözünü, kurtların kalbine ve diline doğru yayılmağa başladığı bir sırada Allah'ı diliyle zikretmek, kalbiyle tefekkür etmekten mahrum kalacağı korkusuyla söylemiştir.” (İbnül-Esir el-Kâmil Fit-Tarih, sh. 98-100)
Bu rivayetle anlatılmak istenen asıl şey şudur: Eyyub (as) hastalığı ilerleyip de zikir ve tefekkür yapamaz hâle gelinceye kadar dua etmemiştir. Allah’ın kendisini imtihan ettiğini anlayıp verdiği her şeye razı olmuş, sabır içinde şükretmiştir. Ne zaman ki, hastalık ilerlemiş, zikir ve tefekkür yapabilme kabiliyeti tehlikeye girmiş, işte bunu asıl zarar kabul ederek Allah’dan şifa taleb etmiştir.
Yoksa tefekkür maddi kalple yapılan bir amel değildir. İnsan, ruhundaki bir latifesi olan manevî kalbi ile tefekkür eder. Hastalık ilerleyip de düşünemeyecek, ya da dilini kıpırdatamayacak duruma gelinirse elbette tefekkür ve zikir yapılamaz.

