İnsanoğlu çoğu zaman sahip olduğu nimetlerin farkına varmadan yaşar. Göz, akıl, sağlık, huzur, aile ve iman gibi paha biçilemez nimetler, ancak kaybedildiğinde kıymeti anlaşılan değerlerdir. Oysa Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
Hâlbuki size gelen her ni‘met Allah’dandır.1
Her şeyin O’nun lütfu olduğunu hatırlatır. Nimetlerin farkına varmak, sadece bir şükür ifadesi değil, aynı zamanda insanın iç huzuruna ve istikametine kavuşmasına vesile olur. Çünkü şükür, nimeti artıran ve başarıya götüren ilahî bir kanundur. Bu bilinçle hareket eden insan hem dünyada hem ahirette huzur bulur.
Nimetlerin kıymetini takdir etmenin üç yolu vardır:
1. Dil ile şükretmek: “Elhamdülillah” diyebilmek, nimetin farkında olmaktır.
2. Kalp ile beğenmek: Nimeti küçümsememek, tenkit etmemektir.
3. Fiil ile kullanmak: Nimetleri veriliş gayesine uygun biçimde değerlendirmektir.
Dili doğru sözde, eli helal kazançta, gözü ilahî sanatın güzelliklerinde, aklı ibret almakta ve kalbi helal olana yönelmekte kullanmak, nimetin kıymetini bilmenin en güzel şeklidir. Fakat insan bazen kendisini yetersiz görerek “Ben neden kıymet bilemiyorum, neden şükredemiyorum?” gibi düşüncelere kapılabilir. Bu noktada şeytan, kişiyi ümitsizliğe sürükleyip, “Sen nankörsün, zaten başaramazsın.” diyerek tembelliğe düşürmek ister. Oysa önemli olan, kusurlarına rağmen yönünü Allah’a çevirmek ve sürekli bir gayret içinde olmaktır.
Başarıya Ulaşmanın Yolları
Gerçek başarı, yalnızca maddî kazançla değil; Allah’ın rızasına uygun bir hayat sürmekle ölçülür. Başarının temel prensiplerini şu şekilde özetleyebiliriz:
1. Vazifeyi en iyi şekilde yapmak: İnsan kendi üzerine düşeni yapar, sonucu Allah’a bırakır.
2. Bedel ödemek: Emek verilmeden, fedakârlık yapılmadan başarı gelmez.
3. Doğru yöntemleri kullanmak: “Bir şeyi elde edemiyorsan, usulde hatan vardır.” hakikati unutulmamalıdır.
4. Ümitvar olmak: Allah’ın rahmetinin her şeyi kuşattığına inanmalı, ümitsizliğe düşmemelidir.
5. Kanaat göstermek: Elinden geleni yaptıktan sonra sonucu rızayla karşılamak gerekir.
6. Tevekkülü doğru anlamak: Çalışmadan sonucu beklemek tembelliktir; çalışıp sonucu Allah’a havale etmek tevekküldür.
7. Menfaatten uzaklaşmak: “Ben susuzluktan ölsem dünyaya yağmur yağmasın.” gibi bencil düşünceler başarıyı engeller.
8. Dua etmek: Dua, gayretin ruhudur.
9. Faydalı kaynaklardan istifade etmek: Kitaplar, ilim ve tecrübe, insanı kemale ulaştırır.
Başarı sadece en önde olmak değildir. Yazı yazmak, bir beceri kazanmak, bir işi azimle yapmak da birer başarıdır. En önemlisi, insanın bulunduğu hâlde şükür üzere yaşayabilmesidir. Bediüzzaman Hazretleri bu hususta şöyle der:
“Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yoktur.”2
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurur:
Eğer şükrederseniz, muhakkak size (ni‘metimi) artırırım.3
Şükrün nimeti artıracağı bildirilmiştir. Şükür sadece dil ile değil; kalp ile nimeti Allah’tan bilmek, fiil ile o nimeti hayırda kullanmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur:
İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetinde aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.4
Her sabah yeniden uyanabilmek, nefes alabilmek, sevdiklerimize sarılabilmek bile başlı başına birer nimettir. Nimetin şükrü, nimeti vereni tanımakla olur. Nimetleri Allah’tan bilen insan, o nimetin hakikî lezzetini hisseder.
Gerçek başarı; Allah’ın razı olduğu bir hayat sürmek, sahip olduğumuz nimetleri O’nun yolunda kullanmak ve her durumda “Elhamdülillah” diyebilmektir. Çünkü Allah katındaki değer, dünyadaki görünüşle değil, kalpteki ihlâs ve şükürle ölçülür.
Peygamber Efendimiz’in (sav) )şu hadisi bu gerçeği ne güzel özetler:
Nice saçı başı dağınık, üstü başı eski olup insanlarca önemsenmeyen kimseler vardır ki, Allah’a yemin etseler Allah onların yeminlerini boşa çıkarmaz.”5
Son söz olarak diyebiliriz ki; nimetin kıymetini bilmek insanı olgunlaştırır, şükür ise başarıya ulaştırır.
Nahl, 16/53
Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrât Neşriyat, Isparta, 2011, s. 167
İbrahim, 14/7
Buhârî, Rikak 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 1; İbni Mâce, Zühd 15
Müslim, Birr 138, Cennet 48

