Yedinci şuâ 1938 tarihinde Kastamonu’da telif edilmiştir. 1943’te Ayet-ül Kübra'yı bazı talebeler Bediüzzaman Hazretlerinden müsaade almadan izinsiz basıyorlar. Bu arada 5. Şua Denizli'nin bir köyünde jandarmanın eline geçer. İki hadise birbirine karıştırılarak, 5. Şua'yı tabedilmiş zannedilerek Denizli'de dava açılır. Bu meseleyi izah eden Mektubu aşağıya alıyoruz:
بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, sıddîk kardeşlerim!
Bu kazâ-yı İlâhînin adâlet-i kaderiye noktasında yeni talebelerden bir kısım zâtların sırr-ı ihlâsa muvâfık olmayan dünya cihetini de Risâle-i Nûr’la arzu etmelerinden bazı menfaatperest rakibleri karşılarında bulup, yirmi beş sene evvel aslı yazılan ve sekiz sene zarfında bir-iki def‘a elime geçen ve aynı vakitte kaybettirilen Beşinci Şuâ‘, benden uzak bir yerde ele geçmesiyle o hoca bozması gibi kıskançlar, onunla adliyeyi evhâmlandırdılar. Aynı vakit benim arzu ettiğim yeni harfler ile Miftâhu’l-Îmân mecmûası yerine, Âyetü’l-Kübra muvâfakatim olmadan tab‘ olması ve nüshalarının gelmesi hükûmete aksetmiş. İki mes’ele birbiriyle karıştırılmış. Güya “Kānûn-u Medenîye karşı o Beşinci Şuâ‘ tab‘ edilmiş.” diye ehl-i garaz bir habbeyi yüz kubbe yaparak gadren bizleri şu çilehâneye soktu. Fakat kader-i İlâhî ise, menfaatimiz için buraya sevk etti ve eski zamanlarda ihtiyârî çilehânelerin sevab noktasında çok fevkinde sevabdâr etmek sırrıyla bizi ihlâs dersini tam almak ve hakîkaten kıymetsiz olan dünya umûruna karşı alâkalarımızı ta‘dîl etmek için yine Medrese-i Yûsufiye’ye çağırdı.
Ehl-i dünyânın evhâmına karşı deriz: Yedinci Şuâ‘ baştan aşağıya kadar îmândır, aldanmışsınız. Ve gayet mahrem tutulan ve şiddetli taharrîlerde bizde bulunmayan ve aslı yirmi beş sene evvel yazılan Beşinci Şuâ‘, bütün bütün ayrıdır. Biz bunun değil tab‘ına, belki bu zamanda hiç kimseye gösterilmesine râzı olmamakla beraber, orada doğru çıkmış bir ihbâr-ı gaybîdir, mübâreze etmiyor.
Saîdü’n-Nûrsî1
Bediüzzaman Said Nursi, Şuâlar, On Üçüncü Şuâ, 2.c.Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 364

