Arama sonuçları: 855 sonuç bulundu.

'Hususî bir yere bakmayan ve imanî hakikatlar gibi umum kâinata bakan nefyler, inkârlar (zâtında muhal olmamak şartıyla) isbat edilmezler' cümlesinde zatında muhal olmakla ne kast edilmiştir?
Allah'ın ilmi irade gibi sıfatları zatına muhtaç mı?
Tevhid-i Zât'tan bahsedilirken; Allah-u Teala parçalardan oluşmamıştır ve parçalara bölünmez deniyor. Peki Allah tek bir şeydir mi demektir? Tek bir hakikati mi vardır demektir? Bu mana kast edilerek Allah tek bir parçadır denilebilir mi?
Allah, Kuran'da kendi zatının nasıl olduğunu az da olsa bildirmiş midir?
“İmkân-ı zati” ile “imkânı zihni” yi üstadımız birkaç yerde anlatıyor. Bu delilleri öğrenmemizin bize ne gibi katkısı var acaba merak ettim. Yani  bu konu üzerinde neden bu kadar çok duruluyor?
İmkân-i zati ve imkân-ı zihni ile alakalı açıklamaları okuduk epey istifade ettik. Allah razı olsun, bunları biraz daha basit olarak açıklamanız mümkün mü?
29. Söz'deki şu cümleyi izah eder misiniz? "Bir şey zâtî olsa, onun zıddı o zâta ârız olamaz. Çünkü içtimaü'z-zıddeyn olur; o da muhâldir. İşte bu sırra binaen, madem kudret-i İlâhiye zâtiyedir ve Zât-ı Akdesin lâzım-ı zarurîsidir. Elbette, o kudretin zıddı olan acz, o Zât-ı Kadîre ârız olması mümkün olmaz."
Rabbimizi bize ta‘rîf eden üç büyük, küllî muarrif var. Birisi: Şu kitâb-ı kâinâttır ki, bir nebze şehâdetini on üç lem‘a ile Nûr Risâlesi’nden on üçüncü dersten işittik. Buradaki 13 lema hangi lemalardır ve 13 üncü ders hangi derstir?
"Garâibden olarak o şimendiferin iki tarafında pek câzibedâr çiçekler, lezîz meyveler görünüyordu. Ben de akılsız acemiler gibi, onlara bakıp elimi uzattım. O çiçekleri koparmak, o meyveleri almak için çalıştım. Fakat o çiçekler ve meyveler, dikenli mikenli, mülâkātında elime batıyor, kanatıyor. Şimendiferin gitmesiyle mufârakatinden elimi parçalıyorlar, bana pek pahalı düşüyorlardı."  Yukarda ge...
"Erkân-ı imaniyenin hakaikini gözle görüp, melâikeyi, Cenneti, âhireti, hattâ Zât-ı Zülcelâli gözle müşahede etmek, kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir nur-u ezelî ve ebedî bir hediye getirmiştir..." (Sözler) Cenab-ı Hak cismani değildir, onu göz ile görmek ne demektir?