Bediüzzaman Hazretlerinin zikr ettiği yedi kebair hangileridir? Bir kişi geçmiş hayatında yani tevbe etmeden evvelki işlemiş olduğu kebair var ise bunlar avf olunur mu?
Eniştenin eşi yanında olduğu halde baldızıyla aynı ortamda, birlikte oturması, beraber yemek yemesi, çay içmesi ve muhabbet etmesi caiz midir?
Eşimle biraz ailevi sorunlarımız var, bir-bir buçuk yıldır da şekeri sınırda olması hasebiyle bir iktidarsızlık problemi var. Tedavisi de var ama tedaviye yanaşmıyor. Bunun yanı sıra bir ilgi bir sevgi bir muhabbet de görmüyorum. Mecbur kalmadıkça benimle konuşmuyor. Ben konuştuğumda da kaş göz işaretleriyle ya da zoraki cevap veriyor. Yatakta da ben yaklaşmaya çalışıyorum ama hiç tepki vermiyor.
...
Üstad hazretleri bir yerde, "Bu zamanda feraizi işleyen kebairi terk eden kurtulur inşaallah" diyor. Bunu nasıl anlamalıyız? 'Kurtululur' derken doğrudan ehli cennet mi demektir? Yoksa günahları çok olanlar, günahları sebebiyle cehenneme gitse de, ehli iman olduğu için, cezasını çektikten sonra, sonunda cennete gider mi demektir.
Bediüzzaman hazretleri Kastamonu Lahikasında "Feraizi işleyen kebairi terk eden inşallah kurtulur" diyor. Ancak Asayı Musa mecmuası 11. şua 4. meselesinde ise; "hatta bir ehli keşif ve tahkik bir yerde 40 vefiyattan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş, ötekiler gayb etmişler," diyor.(camii cemaati diye biliyorum yanlış değilsem) Bu iki parça birbirine zıt gibi duruyor. izah...
Gençlik Rehberi'nde, "(Kabir) Âhireti tasdik eden, fakat sefahet ve dalâlette gidenlere, bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferid, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Öyle gördüğü ve îtikad ettiği ve inandığı gibi hareket etmediği için öyle muamele görecek." diyor. Bu anlatılan durum kabir için mi geçerli, yoksa bütün ahiret için mi geçereli? Ahirette olsa, -Kalb...
İşlediğimiz günahlar, dualarımızın kabul olmamasına sebeb olur mu?
2. Lema'da; ”Bizlerin günahlarımızdan gelen yaralar ve yaralardan hâsıl olan vesveseler ve şübheler, neûzübillâh mahall-i îmân olan bâtın-ı kalbimize ilişip îmânımızı zedeliyorlar ve îmânın tercümanı olan lisânın zevk-i rûhânîsine ilişip zikirden nefretkârâne uzaklaştırarak susturuyorlar.” Cümlesinde geçen "imanın zedelenmesi ve lisanın zevk-i ruhanisi" tabirlerini açıklayabilir misiniz?
Ailesinde hak yoldan başka yollara sapmış ya da kâfir bulunan biri onların adına üzülüyor ya, Allah katında bunun bir mükafatı olur mu? Ne de olsa dünyada insanın en sevdikleri ailesi oluyor, o kişi nasıl teselli bulur?
Gençlik Rehberinin ilk kısmında haram lezzette bin elem olduğu geçiyor. Daha once bahsedilen 3. yoldakiler için gayri meşru lezzetlerin içinde nasıl bin elem oluyor?