Bağış Yap

Helal-Haram

22.09.2026

İslam’da Şifa Frekanslarını Dinlemenin Hükmü Nedir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

İnternette “şifa frekansları” denen şeyleri dinlemek günah mı, yoksa Allah’ın bir ilmi olarak değerlendirilip istifade edilebilir mi?

22.09.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Dinimizde hastalıkların tedavisinde maddi ve bedeni tıp yöntemlerine başvurmak temel bir yükümlülük kabul edilmektedir. Bununla beraber Kur'an-ı Kerim ayetleri, Allah’ın güzel isimleri ve meşhur dualar okunarak şifa aranması ve hastalıklardan korunulması uygulaması "Rukye" olarak adlandırılmaktadır. Şifa amacıyla belirli sure ve ayetlerin okunması, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bizzat uyguladığı, sahabe-i kirama öğrettiği ve onayladığı meşru bir tedavi vesilesidir. Nitekim Sahabe efendilerimiz, İslam geldikten sonra eski okuma alışkanlıklarının durumunu sorduklarında Resulullah (s.a.v.) şöyle cevap vermiştir:

Bana okuduğunuz duaları arz edin; içinde şirk bulunmadığı sürece rukye yapmakta bir beis yoktur.1

Hz. Aişe (r.a.) validemiz de Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bu husustaki uygulamalarını şöyle nakletmektedir:

Hz. Peygamber (s.a.v.) her gece yatağına girdiği zaman iki elini birleştirir, ellerine hafifçe üfleyerek İhlas, Felak ve Nas surelerini okur, ardından elleriyle yüzünden başlayarak vücudunun ulaşabildiği her yerini mesh ederdi ve bunu üç defa tekrarlardı. Rahatsızlandığı zamanlarda da bu sureleri okuyup kendisine nefes ederdi. Vefatıyla sonuçlanan son hastalığında vücudu zayıf düştüğünde ben bu sureleri okur, bereketi sebebiyle Efendimiz'in kendi mübarek elini tutup vücuduna sürerdim.2

Yine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurmaktadır:

Her kim geceleyin Bakara suresinin sonundaki iki ayeti (Amenerrasulü) okursa, bu iki ayet ona (her türlü şer ve rahatsızlığa karşı) yeter.3

Bu hususta yukarıdaki örneklerde olduğu gibi çok fazla rivayet bulunmaktadır. İslam alimleri (özellikle İmam Nevevi ve İbn Hacer el-Askalani) "bir okumanın meşru bir rukye veya şifa vesilesi sayılabilmesi için" bu konudaki rivayetlerden yola çıkarak üç temel şart belirlemişlerdir:

  1. Lafız Şartı: Okunan metnin Allah’ın kelamı (ayetler), isimleri veya sıfatlarıyla yapılması.

  2. Anlaşılabilirlik Şartı: Okumanın Arapça veya manası net olarak anlaşılan sahih bir dille yapılması.

  3. İtikad Şartı: Şifanın ve tesirin, okunan lafızların veya şahsın kendisinden değil, yalnızca Allah’ın kudreti, izni ve takdiriyle gerçekleştiğine inanılması.45

Bütün bu bilgilerden hareketle “şifa frekansları” denilen ses ve titreşimlerin kendi başına manevi bir etki gücü taşıdığına, gaybi bir enerjiyle şifa verdiğine veya Kur’an, dua ve meşru rukye yerine geçebileceğine inanmak doğru değildir. Bu tür yaklaşımlar zamanla batıl telakkilere, sebeplere hakiki güç verme yanlışına ve bazı istismarlara kapı aralayabilir. Bu hususta en doğru ve güvenilir yöntem; şifayı Allah’tan bilmek, bilimsel açıdan kabul görmüş tıbbi tedavilere başvurmak ve Kur’an, dua ve sahih rukye uygulamalarından istifade etmektir.

Kaynakçalar
  1. Müslim, Selam, 64; Ebu Davud, Tıbb, 18.

  2. Buhari, Fezailü'l-Kur'an, 14; Tıbb, 39; Müslim, Selam, 50.

  3. Buhari, Fezailü'l-Kur'an, 10; Ebu Davud, Salat, 351.

  4. Nevevi, Muhyiddin Yahya b. Şeref. el-Minhac Şerhu Sahihi Müslim b. el-Haccac. 18 Cilt. Beyrut: Daru İhyai't-Turasi'l-Arabi, 1972, c. 14, s. 168-170.

  5. İbn Hacer el-Askalani, Ahmed b. Ali. Fethu'l-Bari bi-Şerhi Sahihi'l-Buhari. 13 Cilt. Beyrut: Daru'l-Marife, 1379, c. 10, s. 195.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız