Hristiyanlara tebliğ yaparken Peygamber Efendimiz’i (sav) anlatmada önemli bir prensip, inkarı hedef alan bir tartışma dili değil onların kabul ettiği hakikatler üzerinden ilerleyen, merhametli ve akli bir yol izlemektir. Öncelikle Hz. İsa’ya (as) duydukları sevgi ve hürmete saygı gösterilmeli İslam’ın Hz. İsa’yı inkâr etmediği, bilakis onu büyük bir peygamber olarak kabul ettiği açıkça ortaya konulmalıdır. Ayrıca Hz. İsa'nın (as) Allah'ın oğlu olmadığı da açık bir şekilde delillendirilmelidir.
Peygamber Efendimiz’in peygamberliği anlatılırken doğrudan inanmalısın demek yerine, risaleti akli ve tarihi delilleri öne çıkarılmalıdır. Tevrat, İncil ve Zebur'da Peygamber Efendimizin (sav) peygamberliği ile ilgili yer alan kısımlar ortaya konmalıdır.
Bununla beraber Peygamber Efendimiz (sav), okuma-yazma bilmeyen ümmi bir Zat olmasına rağmen tevhid akidesini, en kapsamlı ahlak sistemini ve en güçlü hukuk-toplum düzenini ortaya koymuştur. Kırk yaşına kadar Muhammed-ül Emin olarak tanınan, yalanla hiçbir ilgisi olmayan bir insanın, bütün hayatını riske atarak uydurma bir dava ortaya koyması aklen izah edilemez. Ayrıca getirmiş olduğu din, kısa bir sürede cahiliye toplumunu dönüştürmesi, peygamberliğini ilan ettikten sonra dünyevi menfaat değil, bilakis eziyet, boykot ve savaşla karşılaşması onun samimiyetinin ve doğruluğunun güçlü delilleridir.
Ayrıca Peygamber Efendimiz (sav), Hz. İsa’yı (as) tasdik eden ve onun tebliğini tamamlayan bir peygamberdir. İslamiyet, Hz. İsa’yı reddetmez aksine onun tevhid mesajını asli safiyetine kavuşturur.
Ayrıca bakınız kısmındaki soru ve cevapları da okumanızı öneriyoruz.

