İlgili bölümü cümle cümle şu şekilde açıklayalım:
Menfaat üzere çarkı kurulmuş olan siyaset-i hâzıra müfteristir, canavar.
İslamiyete göre düzenlenmiş, adaletin tesisi üzerine bina edilmiş, insanca ve Müslümanca yaşamak üzere yapılan siyaset, peygamber mirasıdır. Bu şekilde siyaset yapan idareci, Peygamber'in (sav) övgüsüne mazhar olmuştur.1 Lakin Avrupa felsefesinin etkili olduğu günümüz siyaset anlayışı ise menfaat üzerine kurulmuştur. Kendi çıkarından daha önemli bir şey tanımaz. Makam, iktidar, hırs ve liderlik kavgaları gibi menfaatlerin merkeze alındığı bu makyavelist siyaset anlayışı, canavardır. Azınlığın rahatını, çoğunluğun rahatına feda eder. Hatta idareyi elinde tutanlar azınlık dahi olsa, halkın büyük çoğunluğunun rahatını ve hayatını kendi rahatlarına ve hayatlarına kurban edebilirler. Böyle bir idareci menfaatine hizmet ettiği, kendi tarafını tuttuğu sürece şeytanı melek olarak görür. Menfaatine aykırı davranan ise melek de olsa şeytan olarak görür.
Aç olan canavara karşı tahabbüb etsen, merhametini değil, iştihasını açar. Sonra döner geliyor, tırnağının, hem dişinin kirasını senden ister.2
Bediüzzaman Hazretleri, çıkar merkezli günümüz siyaset anlayışını canavara benzetmektedir. Canavardan korkmak ise onun iştahını kabartır. Zira menfaatini merkeze alan bu kibirli canavar, eğer karşısında o kibrini iyice şiddetlendirecek acizleri görürse güç zehirlenmesi yaşar. Bakar ki her istediği oluyor, ne yapsa takdir ediliyor, kimse karşı durmuyor, çekineceği hiç kimse kalmaz; artık onun canavarlaşmaması, firavunlaşmaması pek mümkün değildir. Böyle bir canavar, avını mideye indirdikten sonra "Onu, hayatın türlü meşakkatinden kurtardım, yerken de hayli vakit harcadım." diyerek dişinin kirasını dahi ister. Tarihimizde, astıkları mazlumlar için kullandıkları ipin ücretini o mazlumun ailesinden istemeleri gibi birçok olay buna örnek verilebilir.
Böyle bir canavarın eline düşen bilmelidir ki; eline düştüğü zaten canavardır. Canavardan merhamet beklememeli. O canavarın yüzüne tükürse en azından ruhu ve kalbi sağ kalır. Kendisi de bir şehid-i mazlum olur. Ama üzerine basmış olan o canavara kendini sevdirmeye çalışarak ayağını öpse ruhu ve kalbi, cesedinden evvel ölür. İzzetini de kaybeder.
Ebû Hüreyre"den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Yedi sınıf insan vardır ki Allah onları gölgesinden (himayesinden) başka gölgenin (himayenin) olmadığı günde, bizzat kendi gölgesinde (himaye edecektir) gölgelendirecektir: Âdil yönetici,...” (Buhârî, Ezân, 36)
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 332.

