RİSALE-İ NUR

18.04.2026

Siyaset, Efkarın Aleminde Bir Şeytandır; İstiaze Edilmeli / Lemaat

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Lemaat Risalesi'nde geçen ilgili cümleyi devamıyla birlikte izah eder misiniz?

20.07.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili bölümü cümle cümle şu şekilde açıklayalım:

Siyâset, efkârın âleminde bir şeytandır; istiâze edilmeli

Menfaati esas tutan bir siyaset anlayışı (Makyavelist siyaset), fikirlerin dünyasında bir şeytandır. Bu tür menfaat üzere kurulan siyasetten her daim Allah’a (cc) sığınmalı, istiaze edilmelidir.

Siyâset-i medenî, ekserin rahatına fedâ eder ekalli. Belki ekall-i zâlim kendine kurban eder, ekserîn-i avâmı. Adâlet-i Kur’ânî, tek ma‘sûmun hayatı, kanı heder göremez, onu fedâ edemez, değil ekseriyete, hatta nev‘in umûmu.

Avrupa felsefesinin etkili olduğu modern siyaset anlayışı, azınlığın rahatını çoğunluğun rahatına feda eder. Hatta zalimler azınlık dahi olsa, halkın büyük çoğunluğunun rahatını ve hayatını kendi rahatlarına ve hayatlarına kurban ederler.
Kur’ân’ın insanlık dünyasına verdiği adalet ise tek bir masumun hayatını, kanını heder etmez, boş yere harcatmaz; onu feda edemez. Değil insanların çoğunluğuna, hatta insanların tamamına dahi bir tek ferdi feda edemez.

Âyet [مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَیْرِ نَفْسٍ]1 iki sırr-ı azîmi vaz‘ ediyor nazara. Biri mahz-ı adâlet, bu düstûr-u azîmi ki ferd ile cemâat, şahıs ile nev‘-i beşer, kudret nasıl bir görür. Adâlet-i İlâhî ikisine bir bakar. Bir sünnet-i dâimî.

مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ ayeti iki büyük sırrı nazara veriyor:
Birincisi: Mahz-ı adalettir. Yani bir masumun hayatını, kanını ve hukukunu tüm insanlar için dahi olsa feda etmeyen adalettir. Bir kişinin hukukunu, tüm toplumun selameti için de olsa feda etmeyen ve herkese hakkını tam ve eksiksiz veren adalettir. Adalet-i mahzâ denilen bu büyük düstura göre ferd ile cemaati, şahıs ile bütün nev‘-i beşeri kudret nasıl bir görür. Yani ferd ile cemaat, şahıs ile toplum, bir olan Allah’ın (cc) kulu, eseri ve sanatı olmak yönünden birdirler. Eşittirler. Birbirlerine üstünlükleri yoktur. Aynı zata aittirler. Küçük büyük fark etmez. Aynı İlahi kudret tarafından yaratılmışlardır. Kudretin nazarında hepsi birdir. Bir "ol" emrine muhatap olduğu anda, bir çiçek ile bir bahar mevsimi aynı kolaylıkta var olur. Bu yönüyle İlahi adalet, ferd ile cemaate, şahıs ile topluma bir bakar. Bu ise Cenab-ı Hakk’ın süregelen bir adetidir. Kanunudur. Yani bir sünnet-i daimisidir.

Şahs-ı vâhid hakkını kendi fedâ ediyor. Lâkin fedâ edilmez, hatta umûm insana. Onun ibtâl-i hakkı, hem irâka-i demi, hem zevâl-i ismeti ibtâl-i hakk-ı nev‘in, hem ismet-i beşerin mislidir, hem nazîri.

Bir kişi, açık veya gizli rızası olmak şartıyla, hakkını milletinin, vatanının ve bayrağının selameti için feda edebilir. Bu şehadettir. Kahramanlıktır. Yani insan kendi rızasıyla kendi hakkını kendi feda ediyor. Lakin başkası tarafından bir ferdin hayatı ve hukuku, kimse için, hatta umum insanlar için de olsa feda edilmez. Kur’an’a göre bir şahsın hakkını vermemek; hem canına kastetmek hem masumiyetini, onurunu, şerefini mahvetmek; tüm insanların hakkını iptal etmek, hayatını mahvetmek ve masumiyetini ortadan kaldırmak demektir ki buna eşit ve denktir. Bir şahsa yapılan bu haksızlıklar, tüm insanlığa yapılmıştır.

İkinci sırrı budur: Hodgâmî bir âdemî hırs ve heves yolunda bir ma‘sûmu öldürse, eğer elinden gelse, hevesine mâni‘ ise harâb eder dünyayı, imhâ eder benî-âdemi.2

İkinci Sır: Yalnız kendini düşünen bir insan, hırs ve hevesiyle bir masumu öldürse, eğer elinden gelse, o doymak bilmeyen hırs ve hevesiyle, yapacağı her türlü şeyde engel olarak gördüğü ne varsa harap eder. Hatta gerekirse tüm dünyayı ve insanlığı harap edecek hale gelir. İnsanın hırs ve hevesinde öyle bir kabiliyet var ki bu iki duygu, dünya veya tüm insanlığı engel olarak görse, onları imha etmek ister. Yani insanda, insanlığa zarar verecek, onu imha edecek bir kabiliyet vardır. Eğer önü alınmaz, terbiye edilmez ve kanunlarla sınırlandırılmaz ise bu duygular cihanı ateşe verebilir.

Kaynakçalar
  1. Mâide suresi 5/32

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 343.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız