Gıybet kişinin amelini yiyip bitiren belki de iflasa götüren kötü bir ameldir. Bu hususta bazı hadisler şöyledir:
Ateş odunu nasıl yer bitirirse, gıybet dahi salih amelleri yer, bitirir.1
Kişiye kıyamet günü kitabı açılmış olarak getirilir. Kitabına bakan kişi şöyle der: Ya rabbi, benim işlediğim şu şu ibadetlerimin sevapları nerede? Onları kitabımda göremiyorum.” Bunun üzerine Allah şöyle buyurur: “İnsanları gıybet etmen nedeniyle ibadetlerinin sevapları imha edildi.”2
Kişi yaptığı gıybetten dolayı pişman olursa, bundan dolayı tövbe ederse ve gıybet ettiği kişi veya kişilerden helallik alırsa gıybetin zararlarından kurtulabilir. Bunları yapmadan gıybet etmeye devam ederse Allah muhafaza iflas etme tehlikesi vardır. Bediüzzaman Hazretleri, yapılan gıybetin mesuliyetinden kurtulmak için o kişi ile karşılaşıldığı zaman helalleşmeyi ve devamlı surette şu duanın yapılmasını tavsiye eder:
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْلَنَا وَلِمَنِ اغْتَبْنَاهُ
Yâ İlâhenâ! Bize ve gıybetini ettiğimiz kimseye mağfiret eyle.3
Eğer bu tavsiyeye uymak âdet edilirse, bu da kişiyi gıybetten soğutur. Çünkü her defasında tevbe etmekle hem gıybete karşı şuuru artacak, hem de helallik dilerkenki mahcubiyeti düşünerek sakınacaktır.
Gazali, Sülvetü'l-arifin, Lübnan 1971, c. 1, s. 233-234
Münziri, et-Tergıb, Beyrut, 2002, c. 3, s, 332
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c.2, s.121

