Arama sonuçları: 763 sonuç bulundu.

Hz. Adem, Hz. Şit, Hz. İdris ve Hz İbrahim'e (as) sahifeler indi. Peki Kuran-ı Kerim yada Risale-i Nurda bu mevzudan ayet yahut bahis var mı?
"Kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup kardeşlerinin meziyyat ve hissiyatı ile fikren yaşamaktır" cümlesini nasıl anlamalıyız?
Üstad 11. Lemada "bu fakir Said eski Said den çıkmağa çalıştığı bir zamanda, rehbersizlik den ve nefsi emmarenin gururunan gayet müdhiş ve manevi bir fırtına içerisinde akıl ve kalbim hakaik içerisinde yuvarlandılar." diyor. Burada rehbersizlikten ifadesi akıl ve kalbim hakaik içerisinde yuvarlandılar ile neyi kasd ediyor. İzah eder misiniz?
İhlas risalesinde İmam Ali (k.v) ve Gavsı Azam Abdülkadir Geylani (ks) Hazretlerinden bahisle; "böyle manevi kahramanları arkanızda zahir başınızda üstad bulmak isterseniz ihlası tammı kazanınız" deniliyor. Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ben birkaç ay önce müstehcen içerikli şeyler izlemeyeceğim diye yemin etmiştim ve karşılığında eğer izlersem başıma şu gelsin demiştim. Biliyorum bu bir bedduadır, ama yaptım bir hata ve böyle yemin ettim. Daha sonra farkettim ki müstehcen içerikli olmasa bile dizilerde izlediğim bazı sahnelerde etkileniyorum. Ancak yeminime aykırı olmadığı için ilk başta kötü hissetmedim. Çünkü müstehcen bir sahn...
Hz. Yunus a.s için 1. Lem'a da neden "ibn-i metta ala nebiyyina Aleyhissalâtü Vesselâm" tabiri kullanılmıştır?
"Keza zalike(ذَلِكَ) zat ile sıfatı gösteren bir işaret olduğu itibariyle hem Kuranın azametine, hem azameti isbat eden sıfat-ı kemâliyeye işaret eder. Zalike(ذَلِكَ), işaret-i hissiyeye mahsus (hususi olma, sat harfi ile) iken, işaret-i akliyede kullanılması, tazim ve ehemmiyeti ifade ettiği gibi, makul olan Kur'an’ı mahsus (his yani beş duyu organına hitap eden, sin harfi ile yazılır) suretinde ...
Acz elini nefisten çekse, doğrudan doğruya Kadîr-i Zülcelâl’e verir. Halbuki en keskin tarîk olan aşk, nefsinden elini çeker, fakat ma‘şûk-u mecâzîye yapışır. Onun zevâlini bulduktan sonra Mahbûb-u Hakîkî’ye gider. Yukardaki yeri izah eder misiniz?
Tarîk-i Nakşî de dört şeyi bırakmak lazım. Hem dünyayı, hem nefis hesabına ahireti dahi hakiki maksad yapmamak, hem vucudunu unutmak, hem ucba, fahra girmemek için bu terkleri düşünmemek.. Risale- nurda ise "Acz-mendi tarikinde dört şey lazımdır: Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şevk-i mutlak, şükr-ü mutlak ey aziz!" şeklinde geçen esasları acıklar mısınız?
Yıllar önce bir dilekte bulunup, dileğim yerine gelirse Kur'an-ı Kerim'i ezberleyeceğim şeklinde çok büyük bir adakta bulunmuştum. Bu borcu yerine getirmememin büyük yükünü taşıyorum. Bu sözümün kefareti olur mu?