Soru

Hayat ve Ölümün Nikmet (Azap) Oluşu

1. Mektub'da geçen "Mevt dahi hayat gibi nikmet içinde nikmet, azab içinde azaptır. O bahis harictir." cümlesinde mevt yani ölüm, ehl-i dalalet için nasıl nikmet olur?  Mevt, hayat gibi nikmet olur diyor. Hayat, ehl-i dalalet için nasıl nikmet olur? İzah eder misiniz?

Tarih: 22.10.2023 12:48:35
Okunma: 377

Cevap

Nikmet; azap çekme, ceza çekme manalarında olup nimet kelimesinin zıttıdır. Mesela günahlara girip cezasını çekeceğini bilen bir kişi elbette günaha girerken dahi acı çekecektir. Zira sonunda bir azap var. Ehl-i dalalet hayatı, tesadüflerin yön verdiği başıboş yaşanan bir süreç olarak algıladığı için hayattan ne kadar lezzet alıyormuş gibi görünse de gözü önündeki ölüm, ayrılık ve musibetler gibi bir çok etkiden dolayı aldığı lezzetler tam bir lezzet olmaktan çıkar ve kişiye azap unsuru olur. Bu da onlar için hayatı nikmete çevirir.

Aynı zamanda ehl-i dalalet ölümü, dağılmak, parçalanmak, ebedi bir ayrılık, lezzetlerin bitimi, hiçliğe ve yokluğa gitmek olarak gördükleri için nikmettir. Yaşadıkları hayat ise gayr-ı meşru lezzetler münasebetiyle zehirli bir bal hükmündedir.  Şu anda tatlı gibi gözüküyor lakin neticesinde acı ve elem var. Dolayısıyla ehl-i dalalet için dünyadaki lezzetli olan bir iş bile arka planda azap verir. Dünyada lezzetli gibi görünen günahı işlerken acı çeken bir vicdan elbette işlediği günahların hesabını vereceği yer olan ahirete giderken daha çok acı çekecektir. Bu sebepten ölüm onlara nikmet yani büyük bir azap olur.

Ehl-i iman ise kadere iman ettiğinden her şeyin bir nizam ve ölçü ile olduğunu bilir. Her şeyin Allah'ın izni ile hareket ettiğini düşünerek hayatını iman, itikad ve amel-i salih dairesinde geçirdiğinden ehl-i dalalet için ne kadar nikmet varsa ehl-i iman için nimet hükmüne geçerek büyük bir huzur ve saadet vesilesi olur.


Yorum Yap

Yorumlar