Peygamberimiz (a.s.v.) Hira mağarasında inzivaya çekilirken İbrahim (a.s.)'ın zikrettiği zikirlerle meşgul olurmuş, öylemi?
Faraza Peygamberimiz(a.s.v.) a Risalet gelmeseydi onun bu halinden dolayı o zamanın en büyük evliyası denilebilir miydi?
Peygamberimiz (a.s.v.) Risalet'ten evvel hangi zikir ve virdlerle meşguldü, bu biliniyor mu?
Tarikatlarda vird/evrad müride belirli şekilde veriliyor, ama herkese verilmiyor. Risale-i Nur mesleğinde evradın bir sınırı var mı? Okuyabildiğimiz kadar okumalı mıyız? Talebe, kardeş dosta göre bu okuma azalıp çoğalır mı? Sair evrad, Üstad hz.lerine de hediye edilerek okunabilir mi?
6 isim ve 19 ayetten oluşan sekine ile ilgili olarak üstadın bu virdini hiç bırakmadan okumaya devam ettiğini okumuştum. Sekine ve başında bulunan 6 isim ile ilgili olarak üstadın veya hz Ali gibi başka büyüklerin bizlerin de okumasına yönelik bir tavsiyeleri varmıdır ? Eğer bize tavsiye edilmişse fazilet olarak sekineyi hangi niyetle okumalıyız ?
Risale-i Nur'da geçen; “Zira senin gibi niyeti halis olmayan bir adam nasihati bazen damara dokundurur aksul amal yapar” ifadesinden şunu çıkarabilir miyiz? Karşıdaki kişide nasihat tesir etmiyorsa, o zaman biz halis değiliz. Bu her zaman böyledir denir mi? Bir de nasihat ederken nasıl bir tavırda olmak gerekiyor? Metodumuz, hissiyatımız vs?
Hz. Âişe'den(ra) rivâyete göre, bir gün Hz. Ebû Bekir'in(ra) kızı Esmâ ince bir elbise ile Allah Resülü (asv)'ın huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın ergenlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz. Peygamber(sav) bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti" (Ebu Davûd, Libâs, 31). Bun...
Abdestten sonra yüzü ve elleri kurulamak gerekli mi? Mezheplerin bu konudaki görüşü nedir?
Her an abdetsli olamıyoruz. Abdestsiz olduğumuz anlarda Risale ve Cevşen okuyabilir miyiz? Mesela otobüste?
İnsan âciz ve fakir olduğu halde, âczi ve fakri nasıl ona şefaatçi olabilir?
"İstikameti bırakıp ifrat ve tefritle aklı bir vesile-i azap ve elemler toplayıcı bir âlete çevirmesinden,..." Akıl nasıl oluyor da bir vesile-i azap ve elemler toplayıcı bir âlete dönüşebiliyor?
Osmanlıca Asay-ı Musa Mecmuası sayfa 250'de İktisad Risalesi'nde geçen; "Alışverişin esası ve ruhu olan emniyetin ve sadakatin muhafazasından gelen bir halet" cümlesini izah eder misiniz? Bu nasıl oluyor? Yani burada bahsedilen emniyet ve sadakat pazarlık yapmak ile nasıl sağlanmış oluyor?