Bağış Yap

RİSALE-İ NUR

3521

Risale-i Nur’un İntişarı Ne Demektir ve Nasıl Hizmet Edilir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Üstad Bediüzzaman diyor ki, “Risale-i Nur'a intisab eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran Risale-i Nur Talebesi ünvanını alır" Burada intişar etmekten ne anlayacağız?

12.08.2026 tarihinde soru cevabı güncellenmiştir.

Cevap

İntişar kelimesi; yayılmak, dağılmak ve neşrolunmak manalarına gelmektedir. Bu bağlamda Risale-i Nur'un intişarına yardım etmek, bu eserlerdeki imani ve Kur'ani hakikatlerin daha fazla insana ulaşması, okunması ve benimsenmesi için gayret göstermek demektir. Risale-i Nur külliyatındaki ifadelerle intişar etmenin ne olabileceğini şu şekilde anlayabiliriz:

Eserleri Yazmak, Çoğaltmak ve Bastırmak

Eserleri bizzat el yazısıyla yazarak çoğaltmak, başkalarına yazdırmak ve matbaalarda basılarak yayılmasına yani tab edilmesine maddi-manevi destek olmaktır. Nitekim Risale-i Nur'u yaymak, dine ve imana yapılabilecek en büyük hizmetlerden biri olarak görülmektedir.

Risale-i Nur’a intisab eden zatın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. 1

Risale-i Nur’u bastırmak, dine, imana en birinci, en büyük hizmettir. 2

Dershane-i Nuriyeler Açmak

İman hakikatlerinin izahı olan, okuyanlara ilim, marifet ve ibadet kazandıran bu eserlerin istifadesini yaygınlaştırmak için mümkün mertebe her yerde küçük Dershane-i Nuriyeler yani medreseler açmaktır. Bunu Üstad Bediüzzaman Hazretleri şu şekilde ifade eder:

Nur şakirdleri mümkün olduğu kadar her yerde küçücük dershane-i Nuriye açmaları lazımdır. Gerçi herkes kendi kendine bir derece istifade eder, fakat herkes her bir mes’elesini tam anlamaz. Hem iman hakikatlerinin izahı olduğu için, hem ilim, hem ma‘rifet, hem ibadettir. 3

Gençlere ve Çocuklara Okutmak

Zamanın tehlikelerinden ve serserilikten korumak, imanlarını kurtarmak amacıyla Risale-i Nur derslerini çocuklara ve gençlere öğretip bu şuuru onların kalplerine yerleştirmeye çalışmaktır. Bu durum şu şekilde ifade edilir:

Eğer çocuklarımıza Risale-i Nur okutmazsak, yoldan çıkarıcı bu zamanın tehlikelerine düşecekler, fena göreneklere kapılacaklar, kötülükleri taklid edecekler, bizim başımıza bela ve dert kesileceklerdi. 4

Okumak ve Başkalarının Okumasına Vesile Olmak

Risale-i Nur'un intişarı, onun bolca okunmasıyla ve insanların bu eserlerle meşgul olmasıyla gerçekleşir. Bu eserlerin tam bir serbestiyetle yayılmasına, rağbetlendirilmesine çalışmak, vatan ve millete faydalı en elzem vazifelerden biri olarak ifade edilmektedir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu konuyu şu şekilde ifade eder:

Hem hükumet ve millet ve vatana, hem hayat-ı dünyeviyesine ve siyasiyesine ve uhreviyesine pek çok faidesi bulunan bu Kur’an lemeatlarına ve dellalı bulunan Risale-i Nur’a, değil ilişmek, belki tamamıyla tervic ve neşrine çalışmaları elzemdir ki, geçen dehşetli günahlara keffaret ve gelecek müdhiş belalara ve anarşistliğe bir sed olabilsin. 5

Yazması ve intişarı men‘ edildiği zamanlarda dört def‘a zelzelelerin başlaması ve intişarıyla durmaları; ve Anadolu’da ve ekseri yerlerde okunması, ikinci harb-i umumi’nin Anadolu’ya girmemesine bir vesile olduğunu Sure-i ve’l-Asr işaret ettiği halde; bu iki ay kuraklık zamanında, mahkemenin Risale-i Nur’un beraetine ve vatana menfaatli olduğuna dair kararını, mahkeme-i temyizin tasdik etmesiyle, Risale-i Nur’un tam bir serbestiyetle intişarını ve okunmasını beklerken, bütün bütün aksine olarak men‘ edilmesi; ve mahkemedeki risalelerin sahiblerine iade edilmemesi; ve bizi de o cihette konuşmaktan men‘ etmeleri cihetiyle, belaların def‘ine vesile olan bu külli sadaka-i ma‘neviye belaya karşı çıkamadı. Günahımız neticesi kuraklık başladı. 6

Tüm bunlarla beraber, Risale-i Nur talebesi, hayatını bu kutsi iman ve Kur’an hizmetine adayan kişidir. Bu hizmet uğrunda gerekli olan fedakarlıklardan çekinmez ve Risale-i Nur'daki iman hakikatlerinin yayılması için üzerine düşen vazifeyi yerine getirmeye çalışır. Neşir konusunda Bediüzzaman Hazretleri neyi emretmişse ve Risale-i Nur’da nasıl beyan edilmişse, onu o şekilde uygulamaya gayret eder. Aynı zamanda Nur talebesi, şahsi hayatında ve bulunduğu her ortamda risalelerden öğrendiği iman hakikatlerini insanlarla paylaşmaya çalışır. Bunun için karşısına çıkan fırsatları değerlendirir ve insanların bu kuvvetli iman dersleriyle tanışması için elinden gelen gayreti gösterir. Nur talebesinin evi de mümkün olduğu kadar bir Nur medresesi gibi işler. Ailesiyle birlikte Risale-i Nur okuyup yazarak bu hizmete iştirak eder. Bunun yanında ilgili komşularını da davet ederek onların da Risale-i Nur’dan istifade etmelerine vesile olmaya çalışır. Okulda, iş yerinde ve bulunduğu her ortamda bu şuurla yaşar ve hareket eder. Bediüzzaman Hazretleri bu konuyla ilgili başka bir eserinde şöyle demektedir:

Her şakirdin (talebenin) vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil; belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir. O da hizmete ciddi devam ile olur.7

Risale-i Nur'un intişarına hizmet etmek, külli bir manevi sadaka nevinden kabul edilmekte ve sağlam bir sedd-i Kur'ani, yani Kur'ani bir set vazifesi görerek birçok maddi ve manevi belanın defedilmesine vesile olmaktadır. Risale-i Nur külliyatına baktığımız zaman, intişar hizmetinin defettiği başlıca belalar şunlardır:
Küfr-ü Mutlak ve Dinsizlik

Eserlerin yayılması, mutlak küfrü (Allah'ı tamamen inkar etme fikrini) esasıyla bozup reddeder; ahlakta ve hayatta ifsada başlayan zulümlü ve karanlıklı bir dinsizliğin önünü alır.

Risale-i Nur’un gerçi siyasetle alakası yoktur. Fakat küfr-ü mutlakı kırdığı için küfr-ü mutlakın altı olan anarşiliği ve üstü olan istibdad-ı mutlakı esasıyla bozar, reddeder. 8

Şükuk ve Şübehat (Şüpheler)

İman hakikatlerinin neşredilmesi, insanların akıl ve kalplerine atılan şüphelerin ve inançsızlık getiren vesveselerin dağıtılmasına karşı güçlü manevi bir siper oluşturur. Ayrıca kâinatın ve içindekilerin yaratılışını tesadüfe ve tabiata havale eden, dini inançları zedeleyen ve materyalist felsefelere karşı sarsılmaz bir set çeker. Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu hakikati şu şekilde ifade eder:

Risale-i Nur, ma‘nevi tahribata ve anarşilik ve bolşevizm, tabiiyyun ve maddiyunluğa ve şükuk ve şübehata ve küfr-ü mutlaka karşı bir sedd-i Kur’ani hizmetini bihakkın ifa etmesiyle... 9

Manevi Tahribat

Toplumun inanç ve ahlak yapısını bozmaya, maneviyatı zedelemeye yönelik her türlü manevi tahribata karşı durur ve o tahribatı tamir eder. Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu hakikati şu şekilde ifade eder:

Bu zamanda ahlaksızlığın fena neticeleri Hayat-ı ictimaiyeyi idare eden en mühim esas olan hürmet ve merhamet, gayet sarsılmış. Bazı yerlerde, gayet elim ve biçare ihtiyarlar ve peder ve valideler hakkında dehşetli neticeler veriyor. Cenab-ı Hakk’a şükür ki, Risale-i Nur, bu müdhiş tahribata karşı girdiği yerlerde mukāvemet ediyor, ta‘mir ediyor. 10

Anarşilik ve Bolşevizm

Aile ve toplum bağlarını mahveden, hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri koparıp atan komünizm ve bolşevizm gibi dış kaynaklı akımlara; ayrıca bu akımların doğurduğu maddi ve manevi anarşiliğe karşı milleti ve vatanı muhafaza eder. Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu hakikati şu şekilde ifade eder:

Evet, komünist perdesi altında anarşistliğin emniyet-i umumiyeyi bozmaya dehşetli çalışmasına karşı, Risale-i Nur ve şakirdleri, iman-ı tahkiki kuvvetiyle bu vatanın her tarafında o müdhiş ifsadı durduruyorlar ve kırıyorlar. Emniyeti ve asayişi te’mine çalışıyorlar ki: pek çok bir kesrette olan ve memleketin her tarafında bulunan Nur talebelerinden, bu yirmi senede alakadar üç-dört mahkeme ve on vilayetin zabıtaları, emniyeti ihlale dair hiçbir vukūatlarını bulmamıştır. ve kaydetmemiştir. Ve üç vilayetin insaflı bir kısım zabıtaları demişler: Nur talebeleri, ma‘nevi bir zabıtadır. ve asayişi muhafazada bize yardım ediyorlar. İman-ı tahkiki ile Nurları okuyan her adamın kafasında bir yasakçıyı bırakıyorlar. Emniyeti te’mine çalışıyorlar. 11

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 25.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Hanımlar Rehberi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 135.

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 3.

  4. Bediüzzaman Said Nursi, Hanımlar Rehberi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 135.

  5. Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 3.

  6. Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 201.

  7. Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 464.

  8. Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 285.

  9. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c.4, s. 459.

  10. Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 194.

  11. Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 566-567.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız