Muhtelif Meseleler

22.07.2026

Yaz Akşamlarında Ailece ve Komşularla Dışarıda Oturmak Caiz mi? Bu Konuda Dini Ölçüler Nelerdir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Yazın mahalledeki komşularla çoluk çocuk gece sokakta, bahçede bir iki saat oturmak uygun mudur?

23.07.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Yaz aylarında akşam serinliğinde ailece, komşularla birlikte bahçede veya evin önünde oturmanın belli şartlar dahilinde dinen herhangi bir sakıncası yoktur. Hatta akrabalık ve komşuluk bağlarını güçlendiren, aile bireylerinin birlikte vakit geçirmesine vesile olan bu tür meşru sohbetler güzel davranışlar arasında değerlendirilir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

Kim ki rızkının bereketlenmesi, bakiyye-i ömrünün uzaması kendisini sevindirirse o kimse sıla-i rahim etsin.1

Cebrâil bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.2

Kim Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsa misafirine ikram etsin. Kim Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsa komşusuna iyilik etsin. Kim Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun.3

Dolayısıyla ailelerin ve komşuların meşru bir ortamda bir araya gelerek sohbet etmeleri, sevgi, muhabbet ve dayanışmayı artıran güzel bir davranıştır.

Bununla birlikte bu tür ortamlarda dinimizin koyduğu edep ve ahlak ölçülerine riayet edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Öncelikle ortamın meşru olması gerekir. Dinen mahrem olmayan kadın ve erkeklerin iç içe bulunmaları doğru değildir. Herkesin tesettür ve giyim konusunda dinin belirlediği ölçülere riayet etmesi, konuşma ve davranışlarında vakarını koruması gerekir. Sohbetler gıybet, dedikodu, insanların kusurlarını konuşma, alay etme veya kalp kırıcı sözlerden uzak olmalıdır. Bunun yerine faydalı, dini ve muhabbete vesile olacak konuşmalar tercih edilmelidir.

Ayrıca komşularla otururken çevredeki insanları rahatsız etmemeye de özen gösterilmelidir. Gece geç saatlere kadar yüksek sesle konuşmak, gürültü yapmak veya başkalarının huzurunu bozacak davranışlarda bulunmak komşuluk hakkına aykırıdır. İslâm, kişinin sadece kendi rahatını değil, çevresindeki insanların huzurunu da gözetmesini emretmektedir. Nitekim Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmesin.4

Bu sebeple sohbetlerin ölçülü olması, vakit konusunda aşırıya kaçılmaması ve çevreye saygılı davranılması önemlidir.

Sonuç olarak, ailece ve komşularla yaz akşamlarında bahçede veya evin önünde oturup sohbet etmek, dinin temel ölçülerine uyulduğu sürece sakıncalı değildir. Aksine komşuluk ve akrabalık bağlarını kuvvetlendiren güzel bir vesiledir. Yeter ki meşru sınırlar korunsun, malayani sohbetler olmasın, tesettüre riayet edilsin, gıybet ve dedikodudan uzak durulsun, edep kurallarına uyulsun ve kimseye rahatsızlık verilmesin.

Akşam vakti çocuklarla ilgili hadis ise "çocuklarınızı hiçbir şekilde dışarı çıkarmayın" şeklinde kesin bir yasak getirmemektedir. Hadis, daha çok güneş battıktan sonraki ilk vakitlerde çocukların tek başlarına dışarıda bulunmamalarını tavsiye eden bir tedbirdir. Nitekim hadisin devamında, "Geceden bir süre geçince onları serbest bırakın." buyrulması da bunun geçici bir tedbir olduğunu göstermektedir. Eğer dışarı çıkmak başlı başına yasak olsaydı, gecenin ilerleyen saatlerinde izin verilmesinin bir anlamı olmazdı.

Ayrıca hadiste geçen "çocuklarınızı tutun" ifadesi, küçük çocukların kendi başlarına dışarıda dolaşmalarını engellemeye yöneliktir. Anne-babalarının gözetiminde, aile fertleriyle veya komşularla birlikte bahçede ya da ev önünde bulunmaları bu kapsamda değerlendirilmez. Çünkü hadisin hedefi, korunmaya muhtaç çocukların gözetimsiz şekilde dışarıda kalmasını önlemektir.

Nitekim İmam Nevevî, bu hadisin çocukların o vakitte şeytanların zararına maruz kalabilecekleri endişesi sebebiyle bir koruma tedbiri olduğunu belirtmiş, Allah'ın zikriyle birlikte bu tedbirlere uyulmasını tavsiye etmiştir. Dolayısıyla hadisi, hayatı zorlaştıran kesin bir yasak olarak değil, çocukların güvenliği ve korunmasına yönelik nebevi bir tavsiye olarak anlamak daha isabetlidir.

Kaynakçalar
  1. Buhârî, Tecrîd-i Sarîh, c. 6; s. 436.

  2. Buhârî, Edeb, 28.

  3. Buhârî, Nikâh 80.

  4. Buhârî, Edeb, 31.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız