Bağış Yap

SİYER VE HADİS-İ ŞERİF

24.10.2026

"Hicaz Topraklarından Bir Ateş Çıkmadıkça Kıyamet Kopmaz" Hadisi Nasıl Anlaşılmalıdır?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Kıyamet alametlerinden biri olarak bildirilen doğudan ateş çıkmasının, zahirî anlamı dışında başka bir manası var mıdır? Hadiste haber verilen bu ateş, gerçekten büyük bir ateşin ortaya çıkması mıdır, yoksa mecazi olarak yorumlanabilecek bir hadise midir?

24.10.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bahsedilen hadis şöyledir:

Hicaz topraklarından bir ateş çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bu ateş, Busra’daki develerin boyunlarını aydınlatır.1

Bu hadiste, kıyamet alametlerinden biri olarak Hicaz bölgesinden büyük bir ateşin çıkacağı ve bu ateşin ışığının Şam bölgesindeki Busra şehrine kadar ulaşacağı bildirilmektedir. İmam Nevevi, hadisin şerhinde bu ateşin geçmişte meydana gelen büyük ateş hadisesiyle ilişkili olduğunu belirtir. Nitekim 654/1256 yılında Medine civarında ortaya çıkan büyük ateş, tarih kaynaklarında ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. Bu sebeple bazı alimler, söz konusu hadisin haber verdiği olayın gerçekleştiği kanaatine varmışlardır. Bu konuda İmam Nevevî şöyle demektedir:

Bizim zamanımızda, hicrî 654 yılında Medine’de bir ateş ortaya çıkmıştır. Bu, Medine’nin doğu tarafında, Harre bölgesinin ötesinde meydana gelen son derece büyük bir ateşti. Bu olayın bilgisi bütün Şam bölgesinde ve diğer ülkelerde yaygın biçimde nakledilmiştir. Medine halkından, bu olaya bizzat şahit olan kimseler de bana haber vermiştir.2

İbn Hacer el-Askalani ve Bedreddin el-Ayni de Buharî şerhlerinde Kurtubi’nin bu konudaki şu rivayetine yer vermişlerdir:

Hicaz’da, Medine’de bir ateş çıkmıştır. Bu ateşin başlangıcı, 654 yılı Cemâziyelâhir ayının üçüncü günü, salıyı çarşambaya bağlayan gece yatsı namazından sonra meydana gelen büyük bir depremdir. Ateş, cuma günü kuşluk vaktine kadar devam etmiş, ardından sönmüştür.

Ateş, Harre’nin kenarındaki Kurayza tarafında ortaya çıkmıştır. Büyük bir şehir görünümündeydi; etrafında surlar, surların üzerinde mazgallar, kuleler ve minareler bulunuyormuş gibi görünüyordu. Ateşi yönlendiren adamlar da görülüyordu. Ateş, üzerinden geçtiği her dağı yerle bir ediyor ve eritiyordu.

Bu ateşin meydana getirdiği kütlelerden, gök gürültüsünü andıran bir ses çıkaran, kırmızı ve mavi renkli bir nehir oluşuyordu. Bu nehir, önündeki kayaları sürükleyerek Iraklı kervanların konakladığı yere kadar ulaşıyordu. Biriken maddeler, büyük bir dağ gibi yığılıyordu. Ateş Medine’ye yaklaşmıştı. Buna rağmen Medine’ye serin bir esinti geliyordu.

Bu ateşte denizin kaynamasına benzer bir kaynama da görülüyordu. Arkadaşlarımızdan biri bana şöyle dedi: “Ateşi yaklaşık beş gün boyunca havaya yükselirken gördüm.” Ayrıca ateşin Mekke’den ve Busra dağlarından görüldüğü de anlatılmıştır.3

İbn Hacer, Kurtubî ve diğer bazı alimlerin de aynı görüşte olduklarını belirterek hadiste geçen ateşin, Medine yakınlarında ortaya çıkan ateş olduğu kanaatini dile getirir. Bedreddin Ayni de Buhari şerhinde aynı şekilde Medine'de çıkan bu yangını, hadisin şerhi bağlamında serdetmektedir.

Âlimlerimizn bahsettiği bu yangın akademik çalışmalara da konu olmuş ve hakikaten orada büyük bir volkanın patladığı aktarılmıştır, Jeolog Dr. M. John Roobol ve Victor E. Camp tarafından yürütülen: “Medine Volkanik Patlaması, Suudi Arabistan: Magma Karışımı ve Üç Tür Bazalt Kimyasalın Eş Zamanlı Püskürmesi” çalışmasında bu patlama, hem sahadaki jeolojik ve kimyasal delillerle hem de bunu teyid eden tarihsel verilerle açık şekilde anlatılır:

1256 senesinde gerçekleşen ve 52 gün süren bu patlama esnasında, “Harrat Rahat” lav alanının en kuzeyinde, 2.25 km uzunluğundaki yarıktan 0.5 km3 alkali-olivine bazalt taşı püskürdü. Patlama, 6 tane volkanik cüruf (lav külü) tepesi ve kutsal şehir Medine’ye 8 kilometreye kadar yaklaşan 23 kilometre uzunluğunda bir lav akıntısı meydana getirdi. 3 farklı bazalt türü, veri göstergesi grupları ile farklı şemalarda tanımlandı, örneğin; low-K, high-K ve bu ikisinin karışımı. Bunların üçünde eş zamanlı patlama yaşandı. Hem volkanik cüruf tepelerine hem de lav yollarına yaydıkları volkanik maddeler, 135 numunenin petrokimyasal incelemesi ve detaylı haritalandırma ile detaylı şekilde gösterilmiştir…4

Bu hadisle ilgili şerhlerde, söz konusu hadisenin geçmişte gerçekleştiğine dair değerlendirmelere yer verilmiştir. Bununla birlikte, bu tür konular müteşabihtir; dolayısıyla kesin bir hükme varmak doğru değildir. Hadisin işaret ettiği hadisenin gerçekleşmiş olması da henüz gerçekleşmemiş olması da mümkündür. Şayet henüz gerçekleşmediyse, nasıl gerçekleşeceği de bizim için meçhuldür. Nitekim bu konuda kesin bir açıklama yapabilecek bilgiye sahip değiliz. Bu hususta kesin bilgiyi ancak Allah bilir.

Kaynakçalar
  1. Buhârî, el-Câmiʿu’s-Sahîh, Kitâbü’l-Fiten, Bâb: Hurûcü’n-Nâr, hadis no. 7118; İmam Müslim, el-Câmiʿu’s-Sahîh, Kitâbü’l-Fiten ve Eşrâti’s-Sâʿa, hadis no. 2902.

  2. Nevevî, el-Minhâc Şerhu Sahîhi Müslim b. el-Haccâc, Dâr İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, Beyrut, 1392, c. 18, s. 30.

  3. İbn Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bârî bi-Şerhi Sahîhi’l-Buhârî, thk. Muhibbüddin el-Hatîb, el-Mektebetü’s-Selefiyye, Mısır, 1. bs., 1380-1390, c. 13, s. 79.; Bedreddin el-Aynî, Umdetü’l-Kârî Şerhu Sahîhi’l-Buhârî,, Dâr İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, Beyrut, ts. c. 24, s.212.

  4. The Madinah eruption, Saudi Arabia: Magma Mixing and Simultaneous Extrusion of Three Basaltic Chemical Types, Abstract, Page 2 - Bulletin of Volcanology

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız