Bağış Yap

İMAN

07.09.2026

Kalp ile Cihad Etmek Ne Demektir ve Nasıl Yapılır?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

"... Kalbiyle cihad eden de mü'mindir. Bu kadarcığı da bulunmayanda hardal tanesi ağırlığında bile iman yoktur." (Müslim, İman 80) Bu hadisi okuduktan sonra, gördüğüm her günaha karşı içimden veya dilimle "Bu kötü." demeye ve rahatsız olmaya çalışıyorum. Çünkü hadisin son ifadesinden bir hayli korkuyorum. Fakat bunu gördüğüm her günaha yapamıyorum. (Sürekli şehadet getiriyorum.) Bir sürü günah var etrafımda maalesef. Özellikle kendim günah işlerken bir yandan kötü demek, bir yandan yapmak çok garibime gidiyor. Çok zorlanıyorum. Gerçekten bu söylediklerimi yapmazsam küfre girer miyim?

12.09.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Abdullah b. Mesud'dan rivayete göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:

Allah benden önce hangi ümmete ne kadar nebi gönderdiyse mutlaka o nebinin ümmeti arasindan havarileri ve ashabi olmuştur. Bunlar onun sünnetini uyguluyor, emrine uyuyorlardı. Sonra bunların arkasından kötü halefler gelir, yapmadıklarını söyler, emr olunmadıklarını yaparlar. Bunlara karşi eliyle cihad eden mümindir. Onlara karşı diliyle cihad eden de mümindir, onlarla kalbiyle cihad eden de mümindir. Ama bunun ötesinde hardal tanesi dahi olsa iman
diye bir şey yoktur.1

Kalp ile cihad etmek, günahı günah bilmek, ondan razı olmamak, meşru ve güzel görmemek, imkan bulunca da ondan uzak durmaya çalışmaktır. Bu, her an dil ile tekrar etmekten ziyade kalbin tarafını belli etmesi, hak ve doğru olana tarafdar olmak demektir.

Dolayısıyla esas tehlike, günahı inkâr etmek, helal saymak veya kalben ondan memnun olmaktır. Mü’min bazen nefsine mağlup olur, günah işler; fakat işlediği günahı meşru görmez, ondan vicdanen rahatsız olur, pişmanlık duyar. Bu hal imanın alametidir; küfür değildir. Önemli olan kişinin hata ve günahını farkettiği zaman o günahı terk etmeye çalışması, tevbe ve istiğfar ederek ümitsizliğe düşmemesidir.

Hadisde geçen “hardal tanesi kadar iman yoktur” tehdidi, günah ve haram olan fiili kalben dahi reddetmeyip, ona taraf olan veya onu normalleştiren kişiye bakar. Vesvese yapıp “Her günaha aynı anda tek tek tepki veremiyorum; küfre girdim” diye hükmetmek doğru değildir ve vesvesedir. Zira bundan duyulan rahatsızlık dahi bir iman göstergesidir. Öte yandan Ehl-i Sünnet’in iki ana kelam mezhebi olan Maturidilik ve Eş’arilik, büyük günah işleyen bir Müslümanın durumu hakkında aynı temel hükmü kabul eder: Bir kimse büyük günah işlese bile, eğer o günahı helal saymıyorsa dinden çıkmaz. Yani o kişi kâfir değil, günahkar bir mümin olur Yapılması gereken kısa yol şudur:

Günahı günah bilmeye devam etmek. İşlenince hemen tevbe ve istiğfar etmek. Günaha götüren ortam ve sebepleri azaltmak. Ümitsizlik yerine Alllah'ın sonsuz rahmetine sığınmak.

Kaynakçalar
  1. Sahih-i Müslim, İman, 20/177

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız