Bağış Yap

Kader

28.10.2026

İmam Gazali Hazretlerine Göre İnsan Kendi İradesiyle mi Seçim Yapar, Yoksa Kader Gereği Mecbur mudur?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

İmam Gazali Hazretleri, Allah’ın dilemesi olmadan kulun dileyemeyeceğini, hatta kulun seçiminde de bir tür mecburiyet bulunduğunu ifade etmektedir. Devamında bu meseleyi üç farklı şekilde açıklasa da tam anlayamadım.

Burada kulun özgür iradesinin olmadığı mı anlatılmaktadır? Kul hem seçmeye mecbur olup hem de nasıl irade sahibi olabilir? Ayrıca Allah dilerse kulun küfrü seçmek zorunda kalacağı mı kastedilmektedir? Bu ifadeleri Ehl-i sünnetin kader ve cüz-i irade anlayışı çerçevesinde açıklar mısınız?

28.10.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İmam Gazali’nin (ra) tevhid ve tevekkül kitabında insanın seçmesi, yani ihtiyarını ele aldığı bu görüşlerini şu dört madde altında inceleyebiliriz:

1- Ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyuruyor:

Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!1

Bu ayet-i kerimeden de anlaşılacağı üzere asıl olan Allah’ın dilemesidir. Çünkü kâinat Allah’ın mülküdür. Allah’ın mülkünde, Allah’ın emir ve iradesi olmadan hiçbir şey gerçekleşemez. Bu hakikati Bediüzzaman Hazretleri şöyle ifade eder:

İnsan her ne kadar fail-i muhtar ise de, fakat ‘Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!’ sırrınca, meşiet-i İlahiye asıldır. Kader hakimdir. Meşiet-i İlahiye meşiet-i insaniyeyi geri verir. 2

Evet, her ne kadar insan fiillerinde özgür olsa da o özgürlük, Allah’ın dilediği ve çizdiği sınırlar dairesinde olur. Yoksa mutlak olarak insan, dilediğini yapmaya gücü yeten bir varlık değildir. Ancak bu hal, insanın ihtiyarını elinden alan ve sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hal değildir. Aksi halde insan, ihtiyarı olmayan, makine şeklinde çalışan bir varlık olurdu ki bu, imtihan sırrına uymayan bir durumdur.

2- Eğer kulun dilemesini, ilim ve kudreti ile her şeyi kuşatan Allah’ın dilemesine bağlamayıp kendisine verirsek, o vakit kulun dilemesi başkasının dilemesine, onun dilemesi diğerinin dilemesine bağlı olacağından bu, teselsülü netice verir. Teselsül ise aklen batıldır.

3- İmam Gazali (ra), insan fiillerinin bazılarının insanın irade ve ihtiyarı ile, bazılarının ise ihtiyarımız olmadan gerçekleştiğini ifade ediyor. İnsanın kalbinin atması, nefes alıp vermesi ıztırari yani ihtiyarımız olmadan yaptığımız fiiller iken; yürümek, konuşmak, iyilik veya kötülük yapmak bizim tercih ederek yaptığımız fiillerimizdir ki bunlar, yerine göre iyi görülüp mükafata vesile olurken, yerine göre ise günah sayılıp cezayı gerektirmektedir.

4- Bu bölümlerde İmam Gazali’nin (ra) anlatmak istediği, kulun iradesinin olmadığı değil, Allah’ın iradesinin ve dilemesinin esas olduğudur. Allah mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Neyi nasıl yapmak isterse öyle yapar. Bir insanın kafir olmasını dilerse, ona başka bir seçenek bırakmazsa, elbette o insan küfrü seçmek zorunda kalır. Eğer imandan başka bir seçenek bırakmazsa, o insan imanı seçmek zorunda kalır. Ancak o vakit sınav olmaz. Allah, hikmeti gereği dünya hayatını bir imtihan yapmıştır. Bu imtihanda herkes, sorulduğu soruları özgür iradesi ile cevaplayıp amel eder, ona göre de mükafat veya ceza görür.

Kaynakçalar
  1. Tekvir, 81/39

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 42.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız