Bağış Yap

RİSALE-İ NUR

25.07.2026

28. Mektup’ta Hiss-i Kable’l-Vuku, Rüya-yı Sadıka ve Şahsi Hassasiyetin Ölçü Olmaması Nasıl İzah Edilir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Yirmi Sekizinci Mektup'ta geçen "Hatta bir zaman bende şu nevi‘ hassâsiyet fazla idi. Bu hâli bir düstûr içine almak istedim. Fakat yakıştıramadım ve yapamadım" ifadesini açıklar mısınız?

05.09.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili bahis, Risale-i Nur'da şu şekilde yer almaktadır:

Beşincisi: Rüyâ-yı sâdıka, hiss-i kable’l-vukūun fazla inkişâfıdır. Hiss-i kablelvukū‘ ise, herkeste cüz’î-küllî vardır. Hatta hayvanlarda dahi vardır. Hatta bir zaman ben bu hiss-i kablelvukuū, zâhirî ve bâtınî meşhûr duygulara ilâve olarak, insanda ve hayvanda (sâika ve şâika) nâmıyla, aynı (sâmia ve bâsıra) gibi iki hiss-i âharı ilmen bulmuştum. Ehl-i dalâlet ve ehl-i felsefe, o gayr-i meşhûr hislere (hatâ ederek, ahmakçasına) sevk-i tabîî diyorlar. Hâşâ, sevk-i tabîî değil, belki bir nevi‘ ilhâm-ı fıtrî olarak, insan ve hayvanı kader-i İlâhî sevk ediyor.
Hatta bir zaman bende şu nevi‘ hassasiyet fazla idi. Bu hâli bir düstur içine almak istedim. Fakat yakıştıramadım ve yapamadım. Fakat ehl-i salâhatte ve bahusus ehl-i velâyette bu hiss-i kablelvukū‘ fazla inkişaf eder. Kerâmetkârâne âsârını gösterir. İşte umum avam için dahi bir nevi‘ velayete mazhariyet var ki, rüya-yı sadıkada, evliya gibi gaybi ve istikbali olan şeyleri görüyorlar.1

Buradaki ifade, bazı hal ve duyguların insanda kuvvetli şekilde bulunabileceğini; fakat bunların umumi, bağlayıcı ve herkes için geçerli bir ölçü haline getirilemeyeceğini bildirir. Yani bir vakit görülen kuvvetli bir hassasiyet, şahsi bir hal olarak kalmış; kural ve prensip yapılmak istenmişse de buna muvaffak olunmamıştır.

Metinde geçen ana nokta şudur: Rüya-yı sadıka, “hiss-i kable’l-vukū” denilen, olacak bir şeyi önceden sezme halinin bir tezahürüdür. Bu his insanlarda az veya çok bulunabildiği gibi, hayvanlarda da vardır. Fakat bu durum, ehl-i felsefenin dediği gibi kör bir “sevk-i tabii” değil; bir nevi‘ fıtri ilham ile kader-i İlahinin sevkidir.1

“Hatta bir zaman bende şu nevi‘ hassasiyet fazla idi” cümlesi, Hz. Üstad’ın kendisinde de bir dönem bu önceden sezme halinin daha kuvvetli bulunduğunu gösterir. “Bu hali bir düstur içine almak istedim” ifadesi, bu tecrübeyi bir ölçü ve kaide halinde değerlendirme arzusunu anlatır. “Fakat yakıştıramadım ve yapamadım” cümlesi ise, bunun umuma ait bir prensip haline getirilemeyeceğini açıkça gösterir. Çünkü böyle bir his:

  1. Her insanda aynı derecede bulunmaz.

  2. Kesin ve şaşmaz bir bilgi vasıtası değildir.

  3. Şahsi bir inkişaf olabilir; fakat dini hüküm koyan umumi bir ölçü olamaz.

Buradaki “yakıştıramadım” ifadesi bu bakımdan mühimdir. Yani böyle bir sezgi halini dini bir usul, herkes için geçerli bir yol veya bağlayıcı bir esas gibi sunmak uygun görülmemiştir. Bu, bazı kimselerde görülen bir inkişaf ve bir ihsan-ı İlahi olabilir; fakat kat‘i ve umumi bir bilgi yolu değildir.

Devamındaki ifadeler de bunu tamamlar: Ehl-i salahatte ve bilhassa ehl-i velayette bu his daha fazla inkişaf edebilir ve keramete benzer neticeler gösterebilir. Hatta umum insanlarda da rüya-yı sadıka vasıtasıyla buna benzer bir nasip bulunabilir. Fakat bütün bunlar, yine de şahsi tecrübe ve İlahi ihsan dairesindedir; herkes için geçerli, düzenli ve kesin bir yöntem değildir. Bu metinden çıkan netice şudur:

  1. Her kuvvetli duygu ve sezgi, ölçü olmaz.

  2. Şahsi bir hassasiyet ile umumi hizmet ölçüsü aynı şey değildir.

  3. Esas olan, böyle halleri büyütmek değil; Kur’an ve iman hizmetinin açık ve sağlam ölçülerine bağlı kalmaktır.

"Hatta bir zaman bende şu nevi‘ hassasiyet fazla idi. Bu hali bir düstur içine almak istedim. Fakat yakıştıramadım ve yapamadım.” ifadesi ile burada, böyle bir halin varlığı haber veriliyor; fakat onun sistemleştirilip genel bir kural haline getirilmesi uygun görülmüyor.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 228

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız