Vesveseli bir kimseye yaklaşım, korkutmak şeklinde değil; anlayış, teselli ve doğru ölçü vermek şeklinde olmalıdır. Vesvese, çoğu zaman kişinin elinde olmadan gelen sıkıntılı bir haldir. Bu sebeple, böyle birine hemen “günaha giriyorsun, başkalarının hakkını yiyorsun” demek faydadan çok zarar verebilir. Çünkü vesveseli insan zaten yük altındadır ve duyarlıdır; sert söz, onun sıkıntısını daha da artırabilir.
Eğer vesvese sebebiyle vazifeler aksıyor, hem kendine hem başkalarına zarar doğuyorsa, bunun tedavisi için ciddi şekilde çare aramak gerekir. Başkalarına verilen zarar, vesveseli şahsa hatırlatılabilir fakat bu, suçlayıcı bir dille değil; anlayış zemininde, şefkatli ve yol gösterici bir üslupla yapılmalıdır.
Özetle, vesveseli kişiye “sen günahkarsın” diye yüklenmek doğru değildir. Önce onun mazuriyetini, iradesi dışında yaşadığı tarafı ve tedavi ihtiyacını görmek gerekir. Günah ihtimali varsa bile bunu korkutarak değil; ümit vererek, ölçü göstererek ve çözüm yolunu anlatarak söylemek daha doğrudur.

