Peygamber Efendimiz’in (asm) hayatını öğrenmek, dinimizi doğru anlamanın en mühim yollarından biridir. Çünkü Kur’an-ı Kerim bize yalnız hükümler bildirmez; o hükümlerin hayatta nasıl yaşanacağını da gösterir. Bu yaşayışın en mükemmel numunesi ise Resul-i Ekrem Efendimiz’dir (asm). Onun hayatı, Kur’an’ın insan hayatında nasıl somutlaştığını gösteren canlı bir rehberdir.1 Bu rehberlikle beraber dinin yalnız teorik bir bilgi olmadığı; yaşanan, tatbik edilen, insanı inşa eden bir hakikat olduğu tasdik edilmiştir. Namazın huşuunu, duanın derinliğini, tevekkülün hakikatini, affın büyüklüğünü, cömertliğin güzelliğini en parlak şekilde Peygamber Efendimiz’in (asm) hayatında görürüz. Bu sebeple siyer bilmek, dini hayata taşımaya yardımcı olur.
Siyer, sadece tarih bilgisi değildir. Siyer; iman, ibadet, ahlak2, sabır, tebliğ, merhamet, adalet, aile hayatı, dostluk, mücadele, dua ve kulluk dersidir. İnsan, Peygamber Efendimiz’in (asm) hayatını öğrendikçe hangi halde nasıl davranılması gerektiğini daha iyi kavrar. Zorluk karşısında sabrı, nimet karşısında şükrü, insanlarla münasebette nezaketi, düşmanlıklar karşısında vakar ve merhameti ondan öğrenir. Siyer, özellikle sıkıntı zamanlarında çok kuvvetli bir teselli verir. Mekke devrindeki baskılar, hicret, yokluk, kayıplar, Taif’te gördüğü eziyetler, Uhud’daki ağır imtihanlar; bunların hepsi, hizmet yolunda çilelerin bir hikmeti bulunduğunu gösterir. Böylece mü’min, kendi hayatındaki imtihanlara daha sabırlı ve şuurlu bakmayı öğrenir.
Peygamber Efendimiz’i (asm) tanımadan onu sevmek eksik kalır. Siyer, ona muhabbeti artırır. Muhabbet arttıkça Sünnet-i Seniyye’ye uyma arzusu da artar. Bu ise insanın hem dünya hayatını güzelleştirir hem de ahireti için büyük bir kazanç olur. Çünkü Sünnet-i Seniyye, en dengeli, en selametli ve en nurlu hayat yoludur.3
Siyer öğrenmek, Peygamber Efendimiz’in (asm) sadece büyük mucizelerini değil, günlük hayatındaki incelikleri de tanımayı sağlar. Nasıl konuştuğu, nasıl tebessüm ettiği, insanlara nasıl muamele ettiği, çocuklara, yaşlılara, hanımlarına, ashabına ve hatta kendisine eziyet edenlere nasıl davrandığı; hepsi bizim için birer ölçüdür. Çünkü o, yalnız belli bir devrin insanına değil, bütün zamanlara gönderilmiş en mükemmel rehberdir. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de bu hususu şu şekilde vurgulamaktadır:
Andolsun, Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir numune vardır.4
Bediüzzaman Hazretleri, Peygamber Efendimiz’in (asm) insanlık için en büyük rehber ve en büyük rahmet olduğunu izah eder. Onun getirdiği nur olmasaydı, insanlık hakiki yolunu bulamazdı. Bu cihetle onun hayatını öğrenmek, yalnız bir tarih şahsiyetini tanımak değil; insanlığın en büyük mürşidini tanımaktır.5
Kısaca, siyer öğrenmek gerekir; çünkü Peygamber Efendimiz’in (asm) hayatı Kur’an’ın hayata geçmiş şeklidir. Onu tanımak, dini doğru anlamaya; onu sevmek, Sünnet’e sarılmaya; ona uymak ise Allah’ın rızasına vesile olur.
Müslim, Müsafirin, 139.
Kalem, 68/4.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 51.
Ahzab, 33/21
Bediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 321

