1. Boşanmanın Dini Hükmü
İslam fıkhında evlilik meşru ve sürekli bir bağdır. Boşanma ise karşılaşılan durumlara göre dinen farklı hükümler alabilen bir ayrılık yoludur. Bu sebeple talakın/boşanmanın hükmü, içinde bulunulan hale göre şu kısımlara ayrılır:
Mekruh Boşanma: Herhangi bir haklı sebep, geçimsizlik veya zarar yokken keyfi olarak evlilik bağını sonlandırmaktır. Bu konuda Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:
Helal olan şeyler içerisinde Allah katında en sevimsiz olanı boşamadır. 1
Hangi kadın, ortada geçerli bir sebep ve sıkıntı yokken kocasından boşanmak isterse cennetin kokusu ona haram olur. 2
Vacip Boşanma: Eşler arasındaki geçimsizlik hakemlere intikal edip ayrılma kararlaştırıldığında veya erkeğin eşine yaklaşmamaya yemin ettiği ila süresi (4 ay) dolduğunda gerçekleşen boşamadır.
Sünnet Boşanma: Eşlerin birbirlerinin haklarına riayet etmeyerek zulmetmesi veya namus ilkelerinin ihlal edilmesi durumunda yapılan boşamadır.
Haram/Bid'ati Boşanma: Dinen yasaklanan zamanlarda (adet veya lohusalık döneminde yahut cinsel ilişkide bulunulmuş temizlik devresinde) veya bir defada üç talakın birden verilmesiyle yapılan boşamadır.
2. Sünnete Uygunluğu Yönünden Boşanma Çeşitleri
A. Sünni Talak
Sünni talak, İslam fıkhında Hz. Peygamber’in (sav) sünnetine uygun olarak, belirli zaman ve sayı şartlarına riayet edilerek gerçekleştirilen meşru boşama şeklidir. Bu usulün en temel şartı, kadının adet veya lohusalık halinde değil, cinsi münasebetin yaşanmadığı bir temizlik devresinde boşanmasıdır.
Adet döneminde boşamanın yasaklanmasının hikmeti, bu sürede verilen boşamanın iddeti uzatarak kadını mağdur etmesini ve zarara uğratmasını önlemektir. Cinsi münasebetin gerçekleştiği temizlik döneminde boşamanın yasaklanma hikmeti ise muhtemel bir hamilelik belirsizliğini ve bunun yol açacağı iddet karışıklığını engellemektir.
Ayrıca Sünni talakta boşamaların tek bir anda topluca söylenmeyip zaman içine yayılarak teker teker verilmesi esas alınmıştır. Bu hakların dağıtılarak kullanılmasındaki hikmet, eşlerin öfkeyle karar vermesini engellemek ve onlara durumlarını yeniden değerlendirme fırsatı tanımaktır.
Hanefi fıkhında Sünni talak, en üstün kabul edilen talak-ı ahsen ve sünnete uygun olan talak-ı hasen şeklinde ikiye ayrılır. Talak-ı ahsen, kadının cinsi münasebet olmadan bir temizlik devresinde tek talakla boşanıp iddet süresince beklenmesidir. Bunun hikmeti, pişmanlık halinde evliliğe kolayca dönme imkanı sağlamasıdır. Talak-ı hasen ise kadının her temizlik döneminde birer talak verilerek boşanmasıdır. Bu usul de her aşamada kararı yeniden gözden geçirme fırsatı sunar.
Netice itibarıyla Sünni talak, fevri kararlarla yuvaların yıkılmasını önleyen ve taraflara pişmanlıklarını telafi etme imkanı tanıyan hikmetli bir fıkıh esasıdır. Bu konuda Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır:
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman, onları iddetlerini gözeterek (adetten temiz oldukları ve temas edilmediği dönemde) boşayın ve iddeti sayın...3
Yine bu konuda Abdullah b. Ömer (r.a.) eşini âdetli iken boşadığında, durum Resul-i Ekrem’e (sav) intikal edince şöyle buyurmuştur:
Ona emret, eşine dönsün! Sonra temizlenip tekrar adet görünceye ve yeniden temizleninceye kadar onu yanında tutsun. Bundan sonra boşamak isterse, kendisine temas etmeden temizlik halinde boşasın. İşte Allah'ın emrettiği iddet budur. 4
B. Bid'ati Talak (Mekruh/Haram Boşama)
Dinen yasaklanan vakitlerde (hayız/nifas halinde veya ilişkide bulunulmuş temizlik döneminde) yapılan ya da bir arada üç talakın birden verildiği boşama şeklidir.
Resulullah’a (sav) bir adamın karısını bir defada üç talakla boşadığı haberi ulaşınca öfkeyle ayağa kalkmış ve şöyle buyurmuştur:
Ben henüz aranızdayken Allah'ın kitabı ile mi oynuyorsunuz? 5
"Allah'ın Kitabı ile Oynamak" İfadesinin Anlamı:
Kur'an-ı Kerim'de (Bakara Suresi 229. ayet ve Talak Suresi 1. ayet) boşanmanın bir anda değil; eşlerin düşünmesine, pişman olup barışmasına (ric'at) imkan tanıyacak şekilde temizlik dönemlerine yayılarak kademeli yapılması emredilmiştir.
Bir erkeğin boşanma hakkının tamamını tek bir mecliste tüketmesi, Allah'ın koyduğu sınırları ihlal etmek ve dindeki ruhsatı kötüye kullanmak olduğu için Peygamber Efendimiz (sav) bu durumu şiddetle reddetmiş ve "Allah'ın Kitabı ile oynamak" olarak nitelemiştir.
3. Evliliğe Dönüş İmkanı Yönünden Boşanma Çeşitleri
A. Ric'i Talak (Dönüşlü Boşanma)
Açık (sarih) sözlerle verilen bir veya iki boşama türüdür. Bu boşamada kadının iddet süresi (yaklaşık 3 adet dönemi) bitmeden koca, yeni bir nikaha ve kadının rızasına ihtiyaç duymaksızın evliliğe tek taraflı olarak dönebilir. Bu konuda Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır:
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç kuru' (adet veya temizlik süresi) beklerler... Kocaları barışmak istedikleri takdirde o müddet içinde onları geri almaya herkesten çok hak sahibidirler. 6
B. Bain Talak (Kesin Boşanma)
Beynunet-i suğra, nikah bağının tamamen koptuğu; fakat tarafların isterlerse yeni bir nikah ve yeni bir mehirle tekrar evlenebildiği ayrılık şeklidir.
Bu durumda erkek, kadını iddet içinde iken tek taraflı olarak geri alamaz. Çünkü burada ric'at hakkı yoktur. Yeniden birleşmek istenirse iddet süresi bittikten sonra kadının rızası, yeni nikah akdi ve mehir gerekir.
Hangi hallerde olur?
Nikahtan sonra zifaf (birliktelik) gerçekleşmeden önce yapılan boşamada.
Kadının boşanma için bir bedel ödemesinden sonra yapılan ayrılıkta; yani hul' ile boşanmada.
Kinayeli ve şiddetli sözlerle boşama niyetiyle yapılan talakta.
Mesela nikahtan sonra henüz evlilik fiilen başlamadan boşama olursa, artık erkek “Vazgeçtim, geri döndüm.” diyerek nikahı kendiliğinden sürdüremez. Ancak iki taraf da razı olursa yeniden nikah kıyılır.
Kısaca, beynunet-i suğra kesin bir ayrılıktır; fakat ebedi bir ayrılık değildir. Üç talakla meydana gelen büyük ayrılıktan farkı da budur. Ayrıca nikahtan sonra cinsel birliktelik yaşanmadan bir boşanma olursa o vakit kadının üzerinde bir iddet beklemesi yoktur. Bu konuda Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır:
Ey iman edenler! Mümin kadınları nikahlayıp da henüz dokunmadan onları boşarsanız, onlar için üzerinize sayacağınız bir iddet yoktur...7
Beynunet-i kübra (Büyük Ayrılık): Üçüncü talak hakkının kullanılmasıyla gerçekleşen kesin ayrılıktır. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
Eğer koca eşini (üçüncü defa) boşarsa, kadın başka bir erkekle evlenmedikçe (ve o evlilik de normal yolla sona ermedikçe) ilk kocasına helal olmaz...8
Üç talak hakkını kullanan bir adamın eşiyle tekrar evlenebilmesi için eşinin başka bir adamla tam bir evlilik yapıp boşanması gerekir. Yani yeni evlendiği kimse ile cinsel birliktelik yaşayıp sonra ondan ayrılmadan tekrar evlenmesi haramdır. Bu konuda Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:
Üç talakla boşanan bir kadının başka bir erkekle şeklen evlenip ayrılmak istemesi üzerine Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Hayır, gerçek bir evlilik gerçekleşip cinsel birliktelik yaşanmadıkça ilk kocana helal olamazsın." 9
Sual: Tek seferde yapılan üç boşama veya "3 kere seni boşadım" ifadesi 3 boşama mı sayılır?
İçlerinde Hanefi ve Şafiilerin de bulunduğu fukaha çoğunluğuna göre, aynı anda verilen “üç boşama”, “üç talak” olarak geçerli olup bu takdirde kocanın eşini tamamen boşadığı görüşü benimsenmiştir. Din İşleri Yüksek Kurulu ise Hz. Peygamber (sav), Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer döneminin ilk iki yılında üç talakın bir talak sayıldığına dair rivayetleri ve İbn Abbas’tan (ra) gelen, Rükane’nin eşini bir mecliste üç talakla boşadığı, bunun üzerine Resulullah’ın (sav) bunu bir talak saydığına dair hadisi delil alarak, tek mecliste tek seferde yapılan üç boşamanın bir boşama sayılacağı hükmünü benimsemiştir. 10 Biz de bu görüşü esas alıyoruz.
4. Boşamada Kullanılan Sözler (Sigalar)
Sarih (Açık) Sözler: "Seni boşadım", "Boş ol" gibi doğrudan boşamaya delalet eden ifadelerdir. Bu sözlerde kişinin niyetine bakılmaksızın boşama gerçekleşir. Bu konuda Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:
Üç şey vardır ki onların ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir: Nikah, talak ve ric'at. 11
Kinayeli Sözler: "Babanın evine git", "Serbestsin", "Ayrıldım" gibi hem boşamaya hem de başka anlamlara gelebilen ifadelerdir. Bu sözlerle boşamanın meydana gelmesi için kişinin bu ifadeleri boşama niyetiyle söylemesi gerekir.
5. Diğer Boşanma Usulleri
A. Hul' (Bedel Karşılığı Boşanma)
Kadının, kocasına bir bedel (mehir veya belirli bir mal) ödeyerek veya alacağından vazgeçerek evlilik bağını sonlandırmasıdır. Bu konuda Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır:
...Eğer karı-kocanın Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyamayacaklarından korkarsanız, kadının (kocasından ayrılmak için) fidye vermesinde ikisine de günah yoktur...12
B. Mahkeme Kararıyla Ayırma (Fesih veya Talak)
Geçimsizlik, şiddet, kocanın nafaka ödeyememesi veya terk etmesi durumlarında mahkeme veya hakemler yoluyla evliliğin sona erdirilmesidir. Bu hususta Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır:
Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişeye düşerseniz, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah onların arasını düzeltir...13
İddet Nedir?
“Saymak, miktar, adet” manalarına gelen iddet, bir fıkıh terimi olarak herhangi bir sebeple evliliğin sona ermesi halinde, kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade eder. 14
İddetin Hikmetleri
İddetin; kadının hamile olup olmadığının anlaşılmasıyla nesebin karışmasının önlenmesi, taraflara düşünme ve yeniden bir araya gelme fırsatı vermesi, kadının yeni hayata ruhen ve psikolojik olarak hazırlanmasına vesile olması ve evlilik bağının bir anda tamamen yok sayılmaması gibi hikmetleri vardır.
Boşanma veya Fesih Halinde İddet Süresi
Evlilik boşanma veya fesih (mahkeme) yoluyla sona ermişse ve kadın da hamile değilse adet gören kadın, üç hayız süresi iddet bekler. Bu konuda Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır:
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. 15
Herhangi bir sebeple adet görmeyenler ise üç ay süreyle iddet beklerler. Bu hususta Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
Kadınlarınızdan adetten kesilmiş olanlarla henüz adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. 16
Kocanın Vefatı Halinde İddet Süresi
Evlilik erkeğin ölümü ile sona ermiş ve kadın da hamile değilse iddet süresi dört ay on gündür. Kur'an'da şöyle buyurulmaktadır:
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün iddet beklerler. 17
Hamile Kadının İddeti
Evlilik ne şekilde sona ererse ersin, hamile olan kadının iddeti doğum yapıncaya kadardır; doğum yapmasıyla iddeti sona erer. Bu hususta Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır:
Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer. 18
İddetin Başlangıcı
İddet beklemenin başlangıcı, tarafların fiilen birbirlerinden ayrı kaldıkları an değil, boşamanın veya ölümün gerçekleştiği andır.
İddet Bekleyen Kadının Nikahlanması
İddet beklemekte olan bir kadının başka biri ile nikahlanmasının haram olmasının hikmeti; kendisinde hala önceki evliliğin tesirlerinin bulunabilmesi, eski kocasının haklarının korunması ve neslin birbirine karışma ihtimalinin önlenmesidir.
Ebu Davud, Talak, 3; İbn Mace, Talak, 1
Tirmizi, Talak, 11; Ebu Davud, Talak, 18
Talak, 65/1
Buhari, Talak, 1; Müslim, Talak, 1
Nesai, Talak, 6
Bakara, 2/228
Ahzab, 33/49
Bakara, 2/230
Buhari, Talak, 7; Müslim, Nikah, 115
Din İşleri Yüksek Kurulu, DİB Fetvalar [2024, 11. Basım], Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 2024, s. 521, 522 (Fetva No: 886)
Ebu Davud, Talak, 9; Tirmizi, Talak, 9
Bakara, 2/229
Nisa, 4/35
H. İBRAHİM ACAR, "İDDET", TDV İslam Ansiklopedisi, 2000, c.21, s.466
Bakara, 2/228
Talak, 65/4
Bakara, 2/234
Talak, 65/4

