Sorduğunuz meselede kalbin amellerini iki cihetle ele almak mümkündür.
1) Hayalen Tasvir Edilip Uygulamaya ve Amele Dönüşmeyen İyi ve Kötü Düşünceler
Peygamber Efendimiz (sav) bu hususta şöyle buyurmaktadır:
Şüphesiz Allah, ümmetimden dilleriyle söylemedikçe yahut fiilen yapmadıkça gönüllerinden geçirdikleri şeyleri onlara bağışlamıştır. 1
Başka bir rivayette ise şöyle buyurmuştur:
Her kim bir iyilik yapmayı içinden geçirir de onu yapmazsa, Allah Teala bunu kendi katında tam bir iyilik olarak yazar. Şayet o iyiliği yapmaya niyet eder ve yaparsa, Allah Teala onu kendi katında on iyilikten yedi yüz kata ve daha fazla katlara kadar sevap olarak yazar. Her kim de bir kötülük yapmayı içinden geçirir de onu yapmazsa, Allah Teala bunu kendi katında tam bir iyilik olarak yazar. Eğer o kötülüğü içinden geçirir ve yaparsa, Allah onu sadece bir tek kötülük olarak yazar. 2
Bu rivayetlerden anlaşıldığı üzere, insanın kalbinden geçen kötü düşünceler fiile dönüşmedikçe kişiye günah yazılmaz. Hatta o kötülük, Allah korkusuyla terk edilirse sevap kazanılır. Aynı şekilde, yapılması düşünülen bir iyilik fiile dönüşmese bile niyet sebebiyle sevap yazılır; amel edilirse bu sevap kat kat artar. Bu meseleye dair Bediüzzaman Hazretleri şöyle buyurmaktadır:
Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi; tahayyül-ü şetim dahi şetim değildir. Zira mantıkça tahayyül, hüküm değildir. Şetim ise hükümdür. 3
Demek ki kötü bir şeyi sadece kalben veya aklen hayal etmek, o düşünce fiile dökülmedikçe insanı amel bakımından mesul kılmaz. Ancak bu tür menfi tasavvurlar, insanı vicdanen ve ruhen rahatsız eder.
2) Kalpteki Niyetin Amele Tesiri
Bu konuda Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:
Ameller ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise, eline geçecek olan ancak odur. Artık her kim, elde edeceği bir dünyalık menfaat veya nikahlayacağı bir kadından dolayı hicret etmişse, onun hicreti hicret ettiği şeyedir. Her kimin hicreti de Allah’a ve Rasulü’ne ise, onun hicreti Allah’a ve Rasulü’nedir. 4
Başka bir rivayette de şöyle buyurulmuştur:
Dikkat edin! Bedende bir et parçası vardır ki o iyi olursa bütün beden iyi olur; şayet o bozulursa bütün beden bozulur. İşte o et parçası kalptir. 5
Bu rivayetler göstermektedir ki amelin kıymeti yalnız dış görünüşüne bağlı değildir; kalpteki niyet ve ihlas da amelin değerini belirler. Kalp düzgün olursa amel de istikamet kazanır. Kalpte ihlas bulunmaz ve niyet bozulursa görünüşte güzel olan ameller bile hakiki kıymetini kaybedebilir.
Buhari, Eyman ve’n-Nüzur, 15; Müslim, İman, 201
Buhari, Rikak, 31
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.98
Müslim, İmare, 155
(Buhari, İman, 39

