Ahiret

04.05.2026

0

Mahşerde Hesap ve Amellerin Tartılması Nasıl Olacak?

Ahiretteki hesap ve mizan süreci nasıl işleyecektir; amel defterlerinin verilmesi, sorgulama ve amellerin tartılması (mizan) hakikatini nasıl anlamalıyız?

15.05.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Sözlükte terazi, ölçü ve tartı âleti anlamına gelen mizan ıslahta; mahşerde herkesin amellerini tartmaya mahsus bir adalet ölçüsü olarak ifade edilir. Akıl bunun keyfiyetini anlamaktan acizdir. Mahiyetini ancak aziz olan Allah bilir. 1 Aklın iç yüzünü bilmekten aciz kaldığı ilahi adalet ölçüsü olan mizanı dünyada kullanılan ölçü âletlerine benzetmek mümkün değildir.2 Bu hususta nakle, olduğu gibi teslim olmak en selametli yoldur.3 Zira Cenab-ı Hak, "O gün tartmak da haktır"4 buyurmuştur.

Mahşer yerinde herkes toplandıktan sonra büyük mahkeme kurulacak, dünyada yazıcı melekler tarafından tutulan amel defterleri o gün sahiplerine verilecek ve herkes ne yaptığını, ne yapmadığını bu defterlerde görerek nasıl bir muameleye müstehak olduğunu görecektir. Bu hususta Rabbimiz İsra suresinde şöyle buyurur:

Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız. Kitabını oku! Bugün sana hesap görücü olarak kendin yetersin.5

Amel defterleri, iman edip salih amel işleyerek iyilerden olanlara sağından, kötülükleri sebebiyle Cehenneme gidecek olanlara da soldan ve arkadan verilir. Rabbimiz amel defterlerini sağından ve solundan alan kişilerin durumunu ayrı ayrı İnşikak suresinde şöyle anlatmaktadır:

Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolayca geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner. Amel defteri kendisine arkadan verilen kimse "mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli Cehennem'e girer.6

Bir başka ayet-i kerimede ise kitabı sağından ve solundan verilenler şu detaylara yer verilmektedir:

Kitabı sağından verilen: "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der. Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede hoş bir yaşayış halindedir. Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz." Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi, gücüm de kalmadı." der.

İlgililere şöyle buyurulur: Onu alın, bağlayın. Sonra cehenneme yaslayın, sonra onu, boyu yetmiş arşın zincire vurun. Çünkü o, Yüce Allah'a inanmazdı, yoksulun yiyeceğiyle ilgilenmezdi. Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur. Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur.7

Hesap, sual ve amel defterleri konusunda Kur'an-ı Hakim'in beyanı açık ve kesindir. Her insan için Kiramen Katibin meleklerinin bir dosya tanzim ettikleri, bu dosyanın âhirette açılacağı, bütün teferruatıyla insanın amellerinin ortaya konacağı, zerre miktarı hayır yapanın onu göreceği, zerre miktarı şer işleyenin de onu göreceği bilinmektedir. Amel defteri sağından verilenlerin hesaplarının kolay, solundan verilenlerin hesaplarının ise çok zor olacağı haber verilmiştir.
O gün insana sorulacak ilk soru imanla ilgili olacaktır. İmanı olan insana ise amelinden soru açılır.
Mahşerde kimlerin nelerden sorguya çekileceği konusunda şöyle bir sıralama yapılır:
1) Yahudi ve Hıristiyanlar; Allah'ın eş ve oğul edinip edinmediğinden,
2) Müşrikler; şirklerinden,
3) Peygamberler; ümmetlerinden ve davetlerinden,
4) Mütekebbir; kibrinden,
5) Mü'min ise; Namazdan, ibadetlerinden, zulümden, ömründen, malından, vücudundan, ilminden vb. hususlardan hesaba çekilir.
Mahşerde çocuklara ve aklı olmayan mecnunlara soru yoktur. Müşrik çocukları hakkındaki genel eğilim, onların da cennette olacağı ve cennetliklerin hizmetinde bulunacakları şeklindedir. Onların Araf'ta olacağını söyleyenler de vardır. Amel defterlerinin verilişi, hesap ve mizan, yani Allah'ın bildiği ve takdir ettiği tarzda amellerin tartılması haktır, gerçektir. Aklî yönden bunların hepsi mümkün şeylerdir. Ancak bunların keyfiyetini ve nasıl olacağını sadece Allah bilir.8 Kur'an'da mizanla ilgili Enbiya suresinde mealen şöyle buyurulmaktadır:

Kıyamet günü doğru teraziler kurarız; hiç bir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar olsa bile yapılanı ortaya koyarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.9

Mizanda tartıları ağır gelenler ile tartıları hafif gelenlerin akıbetleri hakkında Kâria suresinde mealen şöyle buyurulmaktadır:

Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır. Tartıları hafif gelenler ise onların yeri (kızgın ateşten) bir çukurdur.10

Kâria suresinde geçen "mevazin" kelimesi "mizan" kelimesinin çoğuludur. Bu hususta İbn Abbas'dan (r.a) gelen bir rivayet şöyledir:

Mizanın bir dili ve iki kefesi vardır. Orada sadece ameller tartılır. Böylece, itaatkar kişinin haseneleri, en güzel bir biçimde getirilir. Bu haseneler ağır bastığında, bu kişinin hakkı cennettir. Kâfir kimsenin seyyieleri de, en çirkin bir biçimde getirilir. Onun tartısı hafif olur, böylece de bu kimse, cehenneme sokulur.

Mizanın mahiyeti hakkında Hasan Basri Hazretleri "Mizanın iki kefesi vardır, ama bunlar, şöyledir böyledir diye tarif yapamayız" der. 11 Mizanda amel defterlerinin ağır gelmesi hakkında Ebu Bekir (r.a) şöyle demiştir: "Bu amel defterleri ağır gelen kimselerin, amel defterlerinin ağır gelmesi, onların, dünyada iken hakka uymaları ve hakkın, kendilerine baskın gelmesinden dolayıdır. Kendisine sadece hakkın konulduğu bir tartının ağır gelmesi ise haktır. Amel defteri hafif olan kimselerin amel defterlerinin hafif olması ise onların dünyada iken batıla uyup batılın onlarca hafif bir şey olarak addedilmesinden dolayıdır. Kendisine batılın konulduğu tartının ise hafif olması haktır. Mukatil de şöyle der. "Bu böyle olacaktır. Zira hak ağır batıl ise hafiftir."12

Seyyid Şerif Cürcani, Şerhu'l Mevakıf'ta; mizanın ümmetin çoğunluğuna göre tevilsiz gerçek olduğunu ifade eder. "Bu hususta müslümanların icmaı vardır."der ve Resul-i Ekrem Efendimize sorulan "ameller nasıl tartılacak" sorusuna Efendimizin (asm) verdiği "amellerin yazıldığı şeyler ve sayfalar tartılacaktır" cevabını delil getirir.13 Taftazani ise El-Makasıd'da; amellerin tartılmasının amel defterinin tartılması demek olduğunu, iyilikler nurani cisimler kötülükler ise karanlık cisimler kılınarak tartılacağını ifade etmiştir.14

Kaynakçalar
  1. Dini Kavramlar Sözlüğü, Diyanet İşeri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2010, s. 450.

  2. Salim Kılavuz, Anahatlarıyla İslam Akaidi ve Kelam'a Giriş, Ensar Yayınları, istanbul 2012, s. 340.

  3. Nureddin Es-Sabuni, Maturidiyye Akaidi, Diyanet İşleri Başkanlığı, Ankara 2005, s. 178.

  4. Araf, 7/8.

  5. İsrâ, 17/13-14.

  6. İnşikak, 84/7-12.

  7. Hâkka, 69/19-35.

  8. Şerafettin Gölcük, Süleyman Toprak, Kelam, Tekin Kitabevi, Konya, s. 421.

  9. Enbiya, 21/47.

  10. Kâria, 102/6-10.

  11. Fahruddin Razi, Tefsir-i Kebir, Huzur Yayınevi, İstanbul 2013, c. 23, s. 364.

  12. Fahruddin Razi, Tefsir-i Kebir, Huzur Yayınevi, İstanbul 2013, c. 23, s. 365.

  13. Seyyid Şerif Cürcani, Şerhu'l Mevakıf, Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, İstanbul 2021 c. 3 s. 610d

  14. Taftazani, El-Makasıd, Türkiye Yazma eserleri, İstanbul 2019, s. 678.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız