Helal-Haram

21.04.2011

13203

Kadınların Şerrinden Allah'a Sığınmak Ne Demektir, Nasıl Anlaşılmalıdır?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

"Allahümme ecirna min fitnetin nisa" denmesinin sebebi nedir? Sokağa çıktığımızda bu kadın fitnesinden kendimizi nasıl koruyacağız? Onlara baktığımızda aklımıza zinanın şehvetin gelmemesi için ne yapmalıyız?

08.08.2011 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İnsan, dünya hayatında birçok imtihanla karşı karşıya bırakılmıştır. Bu imtihanların en güçlülerinden biri de nefis ve şehvet cihetinden yaşanan fitnelerdir. Bu sebeple bazı dualarda geçen “Allahümme ecirnâ min fitnetin nisâ”, yani “Allah’ım, bizi kadın fitnesinden koru” ifadesi; kadınlara düşmanlık veya onları kötü görmek anlamına gelmez. Bilakis insanı günaha, harama, gaflete ve Allah’tan uzaklaşmaya sevk eden yanlış ilişki biçimlerinden, nefsin taşkınlığından ve haram cazibelerden Allah’a sığınmak demektir. Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

Kadınlar, oğullar, yığılmış yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, sağmal hayvanlar ve ekinler (kabîlin)den nefsin arzu duyduğu şeylerin sevgisi insanlara süslendi (güzel gösterildi). Bunlar dünya hayâtının (geçici) menfaatidir. Hâlbuki varılacak yerin güzeli ancak Allah katındadır. 1

Bu ayet, kadınların kötü olduğunu değil; dünya imtihanının bir parçası olarak insan nefsinin bazı şeylere aşırı meyilli yaratıldığını bildirir. Aynı şekilde Peygamber Efendimiz (sav) de şöyle buyurmuştur:

Benden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım. 2

Bu hadis de kadınların değersiz olduğunu değil; kadın-erkek arasındaki ilişkinin insan için ciddi bir imtihan vesilesi olduğunu ifade eder. Çünkü harama düşmenin, ailelerin yıkılmasının, iffetin zarar görmesinin önemli sebeplerinden biri nefsin kontrolsüzlüğüdür.
Bununla beraber İslam, kadını çok yüksek bir makamda değerlendirmiştir. Anne olarak cenneti ayakları altına sermiş, şefkati büyük bir rahmet olarak göstermiştir. Peygamber Efendimiz’in (sav) nesli de Hz. Fâtıma validemizden devam etmiştir. İlk iman eden insan da Hz. Hatice validemizdir.

İnsan hayat-ı içtimaiyede karşı cinse zaman zaman muhatap olabilir. İş, eğitim, alışveriş, tedavi, komşuluk ve benzeri zaruretler içinde bu doğaldır. Günah olan şey, zaruret ölçüsündeki muhatabiyet değil; bu muhatabiyetin harama açılan kapılara dönüşmesidir. Bu sebeple korunmanın ilk şartı, münasebeti ihtiyaç kadar tutmaktır. Lüzumsuz yakınlık, gereksiz samimiyet, şakalaşma, hususî yazışmalar, duygusal dertleşmeler ve mahremiyet doğuran hâller kalbi yıpratır ve nefse kapı açar. Bununla ilgili Rabbimiz Kur’ân’da şöyle buyurur:

(Ey Resûlüm!) Mü'min erkeklere söyle; gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar! Bu, onlar için daha temizdir. Mü'min kadınlara da söyle; gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. 3

Kadının en kıymetli güzelliği; iffeti, şefkati, samimiyeti ve ahlâkıdır. Kadınlar birer şefkat kahramanı, aile hayatının direği ve insanın ebedî hayat arkadaşlarıdır. Ancak ahir zamanda ifsada çalışan cereyanların kadınları istismar ederek fitne unsuru hâline getirmesi de büyük bir tehlikedir. Dolayısıyla sakınılması gereken şey; kadınların zatı değil, insanı günaha sevk eden yanlış bakışlar, haram ilişkiler, nefsin taşkın arzuları ve Allah’ın razı olmadığı hâllerdir.
Peki İnsan Bu Fitnelerden Nasıl Korunabilir?
Bunun yolu öncelikle imanı kuvvetlendirmektir. Çünkü güçlü iman, insana içten bir denetim kazandırır. İnsan Allah’ın her yerde hazır ve nazır olduğunu, her an O’nun huzurunda bulunduğunu düşünürse günahlardan daha kolay sakınır.

Bununla beraber ilk yapılacak şey, harama bakmaktan kaçınmaktır. İnsan gördüğü şeyleri zihninde taşır. Bu sebeple sokakta veya sosyal hayatta karşı cinse karşı dikkatli olmak, ikinci kez bakmamak ve nazarı çevirmek önemlidir. Peygamber Efendimiz (sav), Hz. Ali Efendimize şöyle buyurmuştur:

İlk bakışa ikinci bakışı ekleme. Çünkü birincisi senin lehinedir, ikincisi ise senin lehine değildir. 4

Konuyla ilgili başka bir hadis ise şu şekildedir:

Cerîr (r.a.) şöyle der: Peygamber Efendimiz’e bakılması haram olan şeyi ansızın görmenin hükmünü sordum:
“Hemen gözünü başka tarafa çevir!” buyurdu. 5

Bu iki hadis-i şerife bakıldığı zaman ilk bakışta herhangi bir mesuliyet yoktur. Ancak daha sonraki bakışlar insanı mesuliyet altına sokar. İlk bakışta mesuliyet olmamakla birlikte, haram görüldüğü zaman bakışın hemen başka yere çevrilmesi gerekmektedir. Diğer türlü uzun uzadıya bakmak da doğru değildir ve haramdır.

Ayrıca helâl-haram hassasiyetine dikkat etmek, takvalı bir hayat yaşamaya çalışmak, salih insanlarla beraber olmak, bu hususta çokça dua etmek ve peygamberlerin iffet dolu hayatlarını örnek almak gerekir. Özellikle Hz. Yusuf'un (as) iffeti ve Hz. Meryem validemizin haya ve temizliği müminler için büyük örneklerdir.
Bunun yanında evlilik hayatında eşine muhabbeti kuvvetlendirmek, kalbi haram meşguliyetlerden korumak ve marifetullahı artırmak da çok önemlidir. Çünkü Allah’ı tanıyan ve O’nun muhabbetini kazanan bir kalp, geçici ve haram lezzetlere karşı daha güçlü olur.

Kaynakçalar
  1. Al-i İmran, 3/14.

  2. Buhari, Nikah, 17.

  3. Nur, 24/30-31.

  4. Ebu Davud, Nikah, 44.

  5. Müslim, Âdâb, 45.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız