Bağış Yap

Kader

02.03.2017

5580

Risale-i Nur’da Kader Mistar, Kudret Masdar İfadesi Ne Anlama Gelir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

04.03.2017 tarihinde cevaplandı.

Cevap

“Kader mistardır, kudret masdardır” ifadesi, eşyanın önce ilm-i İlâhîde yani Allah'ın sonsuz ilminde bir ölçü, plan ve programa göre takdir edilmesini, ardından Cenâb-ı Hakk’ın kudretiyle o takdire uygun olarak yaratılmasını ifade eder. Bediüzzaman Hazretleri bu hakikati şöyle ifade etmektedir:

Kudret masdardır, kader mistardır. Kudret o maani kitabını, o mistar üzerinde yazar.1

Bu ifadede geçen “mıstar”, satırları düzgün çizmek için kullanılan cetvel veya ölçü aleti demektir. Yazı yazarken satırların düzgün olmasını sağlayan bir ölçü vazifesi görür. “Masdar” ise bir şeyin çıktığı, meydana geldiği kaynak ve menba demektir.

Bu kelime mânâlarından hareketle, kaderin mistar, kudretin masdar olması şöyle anlaşılabilir: Kader, yaratılacak şeyin hangi ölçü ve özelliklerde olacağını belirleyen İlâhî bir takdir ve ölçüdür. Kudret ise bu takdire uygun olarak o şeyi haricî vücuda getiren İlâhî kudrettir. Yani kader ölçüyü ve şekli belirler, kudret ise o ölçü ve takdire göre yaratır.

Nitekim Bediüzzaman Hazretleri, kaderi “ilm-i ezelîden gelen bir nevi mânevî ve mahsus kalıp” olarak tarif eder ve kudretin eşya üzerinde bu kader kalıbına göre tasarruf ettiğini ifade eder. Buna göre bir şey yaratılırken, Cenâb-ı Hakk’ın ilim sıfatının bir nevî tecellisi olan kader, o şeyin mahiyetini, ölçüsünü ve özelliklerini takdir eder; kudret ise bu takdire göre onu vücuda getirir.

Bunu bir proje ve inşa misaliyle düşünebiliriz. Bir binanın önce projesi hazırlanır; binanın ölçüleri, şekli ve özellikleri belirlenir. Ardından ustalar bu projeye uygun olarak binayı inşa ederler. Proje, binanın nasıl olacağını belirler; fakat tek başına bina meydana gelmez. İnşa faaliyetiyle proje haricî bir varlık kazanır. Bununla beraber bu misal, Allah’ın yaratmasını insan fiillerine kıyaslamak için değil, kader ile kudret arasındaki münasebeti anlamayı kolaylaştırmak için verilmektedir.

Risale-i Nur'daki ifadeyle, kader bir mânevî kalıp ve ölçü, kudret ise o ölçü üzerinde eşya kitabını yazan İlâhî kudrettir. Bu sebeple kâinatta gördüğümüz ölçü, intizam, denge ve farklılıklar kaderin takdirini; bunların fiilen varlık kazanması ise kudretin tasarrufunu göstermektedir.

Kısaca ifade edecek olursak: Kader mistardır; çünkü eşyanın nasıl ve hangi ölçülerde olacağını takdir eder. Kudret masdardır; çünkü o takdir edilen şeyi haricî vücuda getirir. Biri ölçü ve takdir, diğeri ise icad ve inşa cihetidir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Tılsımlar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 89

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız