Cebrail Aleyhisselam, peygamberlere vahiy getiren vahiy meleğidir ve dört büyük melekten biridir. Arapçada en meşhur telaffuzları “Cebrail” ve “Cibril”dir. Kur’an-ı Kerim’de Cibril, Ruhu’l-Kudüs, Ruhu’l-Emin, Ruh ve Resul isimleriyle anılır; güçlü, emin ve şerefli bir elçi olarak tanıtılır. Hz. Meryem’e insan suretinde görünmüş, Hz. İsa’yı (as) desteklemiş, Hz. Peygamber’e (sav) Kur’an’ı vahyetmiş ve öğretmiştir. Hz. Peygamber (sav) onu iki defa asli suretinde görmüştür. Hadislerde Hz. Cebrail; vahiy getiren, ilahi emirleri tebliğ eden, Mi’rac’da Hz. Peygamber’e (sav) refakat eden ve zaman zaman insan suretinde görünerek dini hükümleri öğreten melek olarak zikredilir. Ramazanlarda Hz. Peygamber (sav) ile Kur’an mukabelesi yapmış, bazı savaşlarda müminlere yardım etmiştir. İslami kaynaklarda mukarrebin, yani Allah’a en yakın meleklerdendir. Nurdan yaratıldığı, çok süratli olduğu ve büyük bir kudrete sahip bulunduğu da ifade edilir. 1
Sorduğunuz soruda geçen “Cibril-i Emin” ifadesi, onun vahiy hususunda tam emniyetli, sadakatli ve vazifesine son derece itaatkar olduğunu bildirir. “Namus-ı Ekber” ifadesi ise “vahyi getiren en büyük emanet memuru”, yani büyük sırrı taşıyan vahiy meleği manasındadır. Ayet ve hadislerde bu kavramlar şöyle geçmektedir:
Hz. Aişe (ra) şöyle rivayet etmektedir:
Peygamber Efendimiz (sav), Hira Mağarası’nda ilk vahyi aldıktan sonra heyecan ve korkuyla eve dönmüş; ardından eşi Hz. Hatice (r.anha) onu amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’e götürmüştür. Varaka, Peygamberimiz (s.a.v.)’in başından geçenleri dinledikten sonra şöyle demiştir:
"Bu gördüğün, Allah’ın Musa’ya indirdiği Namus-ı Ekber’dir (Büyük Sır Taşıyıcısı / Vahiy Meleği). Keşke senin davet günlerinde genç olsaydım! Kavminin seni çıkaracağı zaman keşke hayatta olsaydım!" 2
Onu Ruhu’l-Emin indirdi. 3
De ki: ‘İman edenlere sebat vermek için ve Müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak üzere onu, Ruhu’l-Kudüs Rabbin tarafından hak ile indirdi.’ 4
Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü. 5
Bu ayetler, Cebrail Aleyhisselam’ın hem vahiy getiren “Ruhu’l-Emin” ve “Ruhu’l-Kudüs” olduğunu hem de Allah’ın izniyle beşer suretinde temessül edebildiğini göstermektedir. İstiğfar duasında bu isimlerle anılması da onun azametli makamını ve vahyin ne kadar kutsi ve emin bir yolla geldiğini hatırlatır. Dolayısıyla Cebrail Aleyhisselam’ı Allah’ın emriyle hareket eden, vahyin en büyük elçisi ve meleklerin büyüklerinden biri olarak tanımalıyız.
Yusuf Şevki Yavuz, Zeki Ünal, "Cebrâil", Tdv İslâm Ansiklopedisi, 1993, C.7, S.202-204
Buhari, Bed'ü'l-Vahy, 3; Müslim, İman, 252
Şuara, 26/193
Nahl, 16/102
Meryem, 19/17

