Üstad Bediüzzaman Hazretleri İktisad Risalesi'nde bal hadisesini şöyle anlatmaktadır;
Kāideme ve düstûruma muhâlif bir sûrette, bir talebem iki buçuk okkaya yakın bir balı, bana hediye kabûl ettirmek için ısrâr etti. Ne kadar kāidemi ileri sürdüm, kanmadı. Bilmecbûriye, yanımdaki üç kardeşime yedirmek; ve Şa‘bân-ı Şerîf ve Ramazân-ı Şerîf’de o baldan iktisâdla otuz kırk gün üç adam yesin ve getiren de sevâb kazansın ve kendileri de tatlısız kalmasın diyerek, "Alınız" dedim.
Bir okka bal da benim vardı. O üç arkadaşım, gerçi müstakîm ve iktisâdı takdîr edenlerden idiler. Fakat her ne ise, birbirine ikrâm etmek ve her biri ötekisinin nefsini okşamak; ve kendi nefsine tercîh etmek olan bir cihette ulvî bir hasletle iktisâdı unuttular. Üç gecede iki buçuk okka balı bitirdiler. Ben gülerek dedim: : "Sizi otuz kırk gün, o bal ile tatlılandıracaktım. Siz otuz günü, üç güne indirdiniz. Âfiyet olsun!" dedim. Fakat ben kendi bir okka balımı iktisâd ile sarfettim. Bütün Şa‘bân ve Ramazân’da hem ben yedim, hem lillâhilhamd o kardeşlerimin her birisine iftâr vaktinde büyükçe çay kaşığıyla birer kaşık verip, mühim sevâba medâr oldu.1
Üstad Bediüzzaman Hazretleri İktisad Risalesi'ni Isparta'da Şükrü Bey'in köşkünde kaldığı süre zarfında yazmıştır. O sıralar Üstad Hazretlerine hizmet eden Mehmet Gülırmak kendi hatıralarında bu hadiseyi şöyle anlatmaktadır;
O zaman genç ve bekârdım. O balı aslında kaşık kaşık ben yedim. Sonunda Hüsrev, Refet, Rüştü Efendilere birer kaşık verdim.2
Balı kimin hediye ettiği tam bilinmemektedir. Ancak balın çoğunu Mehmet Gülırmak kendisi yalnız yemiş, kalan kısmını da tadımlık olmak suretiyle Hüsrev Efendi Üstadımıza, Rüştü Ağabey'e ve Refet Bey'e ikram etmiştir.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 151
Özcan, Ömer, Ağabeyler Anlatıyor, Nesil Yayınları, İstanbul, 2021, c.1, s. 261

