RİSALE-İ NUR

05.01.2026

10

İktisad Risalesi'ndeki Tevafuk

İktisad Risalesi'nin sonundaki 51 ve 53 tevafukunu izah eder misiniz?

05.01.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili yer şöyledir:

"Cây-ı Hayret ve Medâr-ı İbret Bir Tevâfuk"

Bu İktisâd Risâlesi’ni, üçü acemî olarak beş altı ayrı ayrı müstensih, ayrı ayrı yerde, ayrı ayrı nüshalardan yazıp, birbirinden uzak, hatları birbirinden ayrı, hiç elifleri düşünmeyerek yazdıkları her bir nüshanın elifleri, duâsız elli bir, duâ ile beraber elli üçte tevâfuk etmekle beraber, İktisâd Risâlesi’nin târîh-i te’lîf ve istinsâhı olan Rûmîce elli bir ve Arabî elli üç târîhine tevâfuku ise, şübhesiz tesâdüf olamaz. İktisâddaki bereketin kerâmet derecesine çıktığına bir işârettir. Ve bu seneye, » sene-i iktisâd« tesmiyesi lâyıktır.1

Tevafuk; hoş ve zarif bir şekilde varlıkların veya olayların birbirine denk gelmesi, uyum içinde olması anlamlarına gelen İslâmî bir terimdir. Tevafukta, İlâhî iradenin takdiri söz konusudur.

Burada anlatılan tevafuk ise şöyledir: İktisâd Risâlesi beş altı farklı kişi tarafından farklı yerlerde, farklı nüshalardan bakılarak, birbirlerinden habersiz şekilde birbirlerinden çok ayrı hatlarla yazıya alınıp, kopyalanıyor. Bu risaleler incelendiğinde her birisinin nüshasında 51, dua ile 53 yerde satırların “Elif” harfi ile başlandığı görülüyor. Yine bu eserin telif edildiği tarihlerin Rumi olarak 1351 ve Hicri olarak ise 1353 tarihlerine denk gelmesinin eserlerde görülen 51 ve 53 elif sayısı ile tevafuku ikinci bir tevafuku göstermektedir.

Bu kadar farklı kişinin, farklı şartlarda, birbirlerinden habersiz, farklı nüshaları kopya ederek, farklı yazı hatları ve boyutları ile yazmalarına rağmen nüshalarda böyle bir sayısal denkliğin ortaya çıkması tesadüf olarak görünemez. Bediüzzaman Hazretleri bunu, risalenin konusu olan iktisatta bulunan bereketin adetâ kerâmet derecesinde bir işareti gibi değerlendirmektedir.

Bu tevafukların kastedildiği altı nüsha kimlere aittir ve nerededir tam olarak bilemiyoruz. Bununla beraber risalenin sonunda bahsedilen duanın ise eserlerin sonunda yazılan dua sayfası olduğu kanaatindeyiz. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri zamanında da eserler, tevafuklu eserlerde olduğu gibi risale-risale, fasikül-fasikül olarak yazılıp neşredilmiştir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.155


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız