RİSALE-İ NUR

07.04.2026

9

"Vermek İstemeseydi, İstemek Vermezdi" Cümlesi Ne Demektir?

Üstadın söylediği "Vermek istemeseydi, istemek vermezdi" kimin sözüdür? Ve bu cümleyi nasıl anlamalıyız? Her şey için geçerli midir?

07.04.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bahsettiğiniz yer Risale-i Nur Külliyatı'nda şu şekilde geçmektedir:

...Şöyle ki: گَرْ نَه خَواهِي دَادْ * نَه دَادِي خَواهْ (Eğer vermek istemeseydi istemeyi de vermezdi. Fârisî ibâre) kāidesince, rızâ-yı Bârî’nin kendisinden hoşnûd ve râzı olmasını isteriz. Ve onun nûruyla dünyada bütün âlem-i İslâm’ın nûrlanmasını isteriz. Ve talebelerinin dünyada birer arslan ve âhirette birer sultân olmasını isteriz. Ve Livâü’l-hamd sancağının altında ve önünde Üstâdımızla ve bütün talebeleriyle huzûr-u İlâhîye varmak isteriz...1

Bediüzzaman Hazretleri bu ifadeyi eserlerinde bir "hakikat kaidesi" olarak zikreder. Bu sözün aslının, büyük İslam alimi ve mutasavvıf Ataullah el-İskenderi’ye (ö. 1309) ait olduğu söylenir. Fakat bu iddiayı doğrulayacak bir kaynak bulunmamaktadır. Büyük İslam âlimleri ve mutasavvıflar arasında, büyük bir hakikati ifade etmek üzere kullanılan bir kelam-ı kibardır.

Bediüzzaman Hazretleri, İslam düşünce geleneğindeki bu köklü manayı kendi tefekkür süzgecinden geçirerek en yalın ve vurucu haliyle formüle etmiştir. İstek, cevabın müjdecisidir. Eğer Allah bir varlığa bir şeyi isteme duygusu vermişse, o şeyi var ettiği ve vermek istediği içindir. Allah bize "açlık" hissini vermeseydi, biz yemek yemeyi istemezdik. Açlık hissinin verilmiş olması, yeryüzünde rızkın (yiyeceklerin) var olduğunun ve Allah'ın bizi beslemek istediğinin en büyük delilidir. Ayrıca insandaki "hiç ölmemek" ve "sonsuz saadet" isteği de böyledir. Eğer ahiret ve cennet olmasaydı, Allah insanın kalbine bu sonsuzluk arzusunu koymazdı.

Her şey için geçerli midir? sorusu "istemenin" mahiyetine göre değişir. Burada kastedilen "istemek", nefsin anlık ve bencilce hevesleri değil, fıtri (yaratılıştan gelen) dualardır. Gözün ışığı istemesi, midenin yemeği istemesi, ruhun bekayı (sonsuzluğu) istemesi gibi fıtri taleplerde bu kural %100 geçerlidir. Karşılığı mutlaka vardır.

Kişisel ve dünyevi isteklerimizde (örneğin "Şu arabayı istiyorum" demek) durum biraz farklıdır. Allah, o isteği kalbinize bir imtihan veya bir yönlendirme için vermiş olabilir. Ancak her dua ve isteğe cevap verilir; fakat "istediğimizin aynısı" her zaman verilmeyebilir. Kur'an-ı Kerim'de bu konu şu ayetle bildirilmiştir:

"(Ey mü'minler!) O, hoşunuza gitmediği hâlde savaş size farz kılındı. Fakat olur ki, bir şeyden hoşlanmazsınız ama, o sizin için hayırlıdır. Ve olur ki bir şeyi (de) seversiniz, hâlbuki o sizin için bir şerdir. Allah ise (sizin için hayır olanı) bilir de siz bilmezsiniz."2

Özetleyecek olursak; bu söz, insanın potansiyelinin ve arzularının tesadüfi olmadığını, her duygunun bir karşılığı olduğunu anlatır. İnsan, içindeki "ebediyet" isteğine bakarak, bir "Ebedi Zat"ın varlığını ve kendisini bekleyen bir menzili (ahireti) anlayabilir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.182

  2. Bakara, 2/216


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız