Bediüzzaman Hazretleri'nin kendisi ile ilgili ifadeleri şöyledir:
Sart istasyonunda nûra çalışan ve kendi gibi Nûrcu bulan Mehmed Yayla’yı tebrîk ediyoruz. Umûm kardeşlerimize binler selâm.1
Mehmed Yayla, Manisa’nın, Salihli ilçesinin Sart kasabasında bulunmuştur. Sart tren istasyonunda, istasyon şefi olarak çalışmıştır. Sart Tren İstasyonu, Manisa'nın Salihli ilçesinde yer alan TCDD'ye ait hemzemin tren istasyonudur. Mehmed Yayla Ağabey Manisa ve İzmir civarında Risale-i Nur’ların neşri için gayret etmiştir.
Üstadın ifadelerinde bahsedilen “kendi gibi nurcu bulan” ifadesinden kasıt, Mehmed Yayla ağabeyin, yaptığı tebliğlerin neticesinde etrafındaki kişileri de kendisi gibi gayretli, çalışkan Nur talebesi haline getirmesidir.
Kendisi ile alakalı ciddi bir malumat bulunmamaktadır. Ancak kaynaklarda geçen Abdurrahman Cerrahoğlu’nun, onun hakkında anlattığı bir hatıra şöyledir:
İzmir’de dükkana geldim. Devlet Demir Yolları’nda çalışan Mehmet Yayla Ağabeyin elinde bir kucak kitap var. “Okur musun?” dedi. “Nedir?” dedim. “Risale-i Nur” dedi. “Hastaya kağnı soruyorsun, dünyaları bana veriyorsun!” dedim, hemen aldım. O gece hiç uyumadım, sabaha kadar okudum; bana çok tesir etti. Validem de Osmanlıca bilirdi. Validem bir gün Üstad’ın mahkeme müdafaasını okuyordu; hem okuyor, hem ağlıyordu. “Ah, ah! Erkek olmalıydım ben…” dedi. “Erkek olsan ne yapacaktın?” dedim. “Hizmetine giderdim” dedi.2
Aynı hatıra bir başka kaynakta şöyle geçmektedir:
Birkaç yıl sonra evvelce tanıştığım Ispartalı Emin İnsel ağabeyin oyuncakçı dükkanına uğramıştım, oradan öğrendim. Hüsrev Altınbaşak ağabeyin elyazısı ve teksir edilmiş şekilde Beddiüzzaman Hazretlerinin büyük Sözler'ini gösterdi, çok heyecanlandım. “Yıllardır aradığımı buldum” diye sevindim. Bu eseri nereden aldığını sordum. Isparta'dan on liraya aldığını söyledi. Masanın üzeline elli lira bıraktım. “Ya bunu bana salın, veya okuyup geri vereyim” dedim. Hiç biline razı olmadı. Kitabı alıp hemen bir tarafa kaldırdı. Yıllarca merak edip göremediğim eseri ariyet için olsun alamadığıma çok üzüldüm. Bir boşluk içerisinde üzgün bir halde dükkana döndüm. Dükkanımın önünde elinde büyücek bir paket ile müşterim olan Mehmet Yayla ağabeyi (merhum) bekler buldum. Selamdan sonra dükkanı açtım. Bana dedi ki:
“Ben seni çok seviyorum, sana, okuyasın diye bazı kitaplar getirdim, okur musun?”
“Ne kitapları?” diye sorduğumda “Risale-i Nur” dedi. Heyecanım büsbütün arttı. Hüznüm sevince kalboldu. O anda bana dünyaları verselerdi bu kadar makbule geçmezdi. Kendimi zor tuttum.
“Ağabey bizde bir söz vardır: 'Hastaya kar mı soruyorsun' diye. Ben bu kitapları yıllarca aradım durdum. Daha şimdi büyük Sözler mecmuasını bir ağabeyde görmüştüm. Gerek parayla, gerekse ariyet olarak alamamıştım. Büyük Allah'ımızın lütfuna bakın ki, beni sizinle sevindirecek. Allah sizden razı olsun!” diye, yüklüce kitap paketini elinden aldım. Büyüklü, küçüklü hayli risaleler vardı.3
BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN ÇOK TAKDİR ETTİĞİ SAFRANBOLULU MUSTAFA USMAN KİMDİR?
HAFIZ ALİ AĞABEY KİMDİR? HAYATI VE BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ İLE MÜNASEBETİ
RİSALE-İ NUR'UN KAHRAMAN TALEBELERİNDEN "İMAMOĞLU HAFIZ MUSTAFA (ERTÜRK)" KİMDİR?
BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN TALEBELERİNDEN MUHACİR HAFIZ AHMET KİMDİR?
Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2020, c.3, s. 356.
Ömer Özcan, Ağabeyler Anlatıyor, İstanbul, 2013, c. 1, s. 21.
Necmettin Şahiner, Son Şahitler, c. 1, s. 237.

