
1904 yılında Kuleönü’nde dünyaya gelmiştir. Üstad’ın ‘Erkân-ı Sitte’ namını verdiği en seçkin altı talebesinden biridir. Risale-i Nur’un neşrinde çok muktedirâne faaliyet ve hizmetlerde bulunmuştur. Risalelerin teksir makinesiyle ilk defa çoğaltılması, 1942-43 yıllarında onun evinde yapılmaya başlanmıştı. Denizli Hapsi öncesinde evinde yapılan aramada bu makinenin klişelerinin ele geçmesi onun da hapse girmesine sebeb olmuş ve dokuz ay hapis yatmıştır.
Risale-i Nur Hizmeti’nde faalâne çalışan Hâfız Mustafa Efendi’nin uzun yıllar devam ettiği güzel âdetlerinden biri, her gün sabah hizmete çıkmadan önce Bediüzzaman Hazretleri’nin okuduğu evradlardan derlenen Hizbü’l-Hakaiki’n-Nûriye mecmuasının tamamını okumasıydı. Bu o zamanki Nur Talebeleri’nin ileri gelenlerinin, hususan Kuleönü Mübarekler Heyeti kahramanlarının umumen takib ettikleri bir adetleriydi. Sabahları Cevşenü’l-Kebir, Delailü’n-Nur ve Evrad-ı Kudsiye gibi bu mecmuadaki duaları mânevî bir zırh kuşanmak niyetiyle okurlar evlerinden öyle ayrılırlardı.
Bediüzzaman Hazretleri, Hâfız Mustafa’nın ‘Said Nursî’ adını verdiği oğlunun ismini ‘Said Nuri’ olarak değiştirmesi, Risale-i Nur Hizmet tarihi açısından dikkat çekici hâdiselerden biri olmuştur. Hazret-i Üstad’ın buna dair Emirdağ Lâhikası’nda yer alan mektubu şöyledir:
Çalışkan mübareklerden ve Nurlar’ın neşrine çok hizmet eden Hâfız Mustafa’nın yedi yaşında iken Altıncı Şuâ’ı ve bana bir mektup yazan tam mübarek, masum mahdumu; burada, masumlar içinde Nurlar’a bir iştiyak uyandıracak. Onun namı, Said Nuri olmalı; Nursî köydür, mânâsız olur. (Sin) olmasın, yalnız (ye) olsun; tâ Nurlar’a alâkasını göstersin.1
Hazret-i Üstad, onun Nur Hizmeti’ndeki mühim mevkiine işaretle kendisinden övgüyle şöyle bahsetmiştir:
Hâfız Mustafa’nın Hizmet-i Nûriye’de büyük iktidarı içinde kuvvetli bir sadakatı ve fedakârâne teslimiyeti...2
Hazret-i Üstad’ın emriyle Nur Talebeleri aralarında taksimat yaparak hazırladıkları Fihrist Mecuması’nın ikinci cildinde Hastalar ve İhtiyarlar Risaleleri’nin fihristlerini yapmak da Hafız Mustafa’ya nasib olmuştur.
1950 kışında Emirdağ’da bulunan Bediüzzaman Hazretleri’ne
dikleri vasıta yolda arızalanmış, karlar içerisinde saatlerce yürüyerek donma tehlikesi geçirmiştir. Hasta vaziyette evine dönüşünde çocuklarına: “Hazret-i Üstad ayrılırken beni çağırıp ikinci bir kez daha musafaha etti. Hiç böyle yapmazdı. Ya o, ya ben, birimiz âhirete gideceğiz” diye söyler. Gerçekten de kendisinin firâsetiyle haber verdiği gibi, şiddetli soğuktan dolayı yakalandığı bu hastalıktan kurtulamayarak kısa süre içinde, o sırada imamlık yapmakta olduğu Denizli-Çivril’in Süngüllü Köyü’nde vefat eder ve oraya defnedilir.3
Vefatından hemen önce hanımına ve o anda beraberlerinde bulunan hanımının kız kardeşine4 hitaben: “Başlarında Bediüzzaman Hazretleri olarak bir kile (teneke dolusu) haşhaş tanesi kadar binlerle evliya ziyaretime geldiler” demesiyle Risale-i Nur Talebeleri’nden bir mâneviyat kahramanı olarak âhirete gideceğini müjdeler.
Vefatı üzerine çok müteessir olan Bediüzzaman Hazretleri, Emirdağ Lâhikası’nda bulunan şu tâziye mektubunu kaleme alır:
Aziz, sıddık kardeşlerim! Evvelâ: Hem Medresetüzzehrâ şâkirdlerini, hususan Mübarekler Heyeti’ni ve Isparta Vilayeti’ni merhum Hâfız Mustafa’nın vefatıyla tâziye ile Hâfız Mustafa’yı tam vazifesini yapmasıyla yirmi senede ikinci bir Hâfız Ali olarak yirmi seneden beri usanmadan, sarsılmadan Nurlar’ın neşrine çalışmasını, bütün ruh u canımızla tebrik, hem onu, hem Isparta Vilayeti’ni, hem Medresetüzzehrâ’yı tebrik ediyoruz. Hakikaten bu merhum kahraman kardeşimiz aynen Hâfız Ali gibi vazifesini bitirdi; âlem-i nura ve berzaha Hâfız Ali ve Hasan Feyzi gibi kardeşlerinin yanına gitti. Cenab-ı Hak Risale-i Nur’un hurufatı adedince onun defter-i hasenatına hayırlar yazsın ve ruhuna rahmet eylesin. Âmîn!5
Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c.1, s. 400.
Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 310.
Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 1, s. 257
Hafız Mustafa'nın hanımının kız kardeşi olan bu hanım Nur Talebeleri’nden olup bahsi geçen Hizbü’l-Hakaik dua mecmuasını kırk yıl boyunca aralıksız her gün okuyup bitirmiştir.
Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c.4, s.17.

