Risale-i Nur’un Üçüncü Söz’ünde geçen yıldız olayı, 19. yüzyılın sonları–20. yüzyılın başlarında Amerika’da görülen bir kuyruklu yıldız hadisesine bir atıf olabilir.
Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle diyor:
Gökte bir kuyruklu yıldızı görse, yerde titrer. “Acaba bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?” der, evhama düşer. (Bir vakit böyle bir yıldızdan koca Amerika titredi. Çokları gece vakti hanelerini terk ettiler.)1
Amerikayı titreten hangi yıldız olabilir? sorusuna en kuvvetli aday, Halley Kuyruklu Yıldızı'dır. Halley Kuyruklu Yıldızı, 1910 yılında Dünya’nın yakınından geçti. O dönem, kuyruklu yıldızın Dünya’ya çarpabileceği veya kuyruğundaki gazların Dünya için tehlike oluşturabileceği yönündeki haberler ve söylentiler ciddi korkuya yol açmıştı. Amerikan basınında, insanların evlerini kapatmaya, odalarını güvenli hale getirmeye ve gazın içeri girmesini engellemek için kapı ve anahtar deliklerini kapatmaya çalıştıkları; halkın kuyular kazarak içine saklandığı yönünde haberler yer almıştır.2
Lakin şunu da bilmekte fayda var ki Amerika’nın titremesine sebep olan kuyruklu yıldızın hangisi olduğu, Risale-i Nur metninde açıkça belirtilmemiştir. Halley Kuyruklu Yıldızı ile ilişkilendirmek mümkün olsa da bunu kesin bilgi olarak söyleyemiyoruz.
Üstad Bediüzzaman’ın asıl maksadı da semadaki yıldızların kendi başlarına, tesadüfi, başıboş ve karışık hareket etmemesi; bilakis emir ve irade ile işleyen, nihayet derecede muntazam, vazifeli ve itaatkar bir şekilde sevk ve idare edildiğini ifade ederek; ibadet ve imanın insana kazandırdığı emniyet duygusunu, ibadetsizliğin insana yüklediği manevi korku ve dehşetle mukayese etmektir.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 8
https://www.smithsonianmag.com/history/ten-notable-apocalypses-that-obviously-didnt-happen-9126331/?utm_source=chatgpt.com

