Rivayete göre Hz. Eyyüb (as) on sekiz sene hastalık çekmiştir. Bir gün eşi şöyle dedi: "Keşke Allah'a dua etsen..." Bunun üzerine Hz. Eyyüb (as): Kaç sene rahat yaşadık? dedi. Eşi: "Seksen sene" diye cevap verdi.
Bunun üzerine Hz. Eyyüb (as): "Rahat ve huzur içerisinde yaşadığım müddet kadar, bela ve musibet içerisinde yaşamadığım halde Allah'a dua etmekten utanırım." dedi.1
Müfessirler, Hz. Eyyüb’ün (as) başına gelen musibetlerden şu dersi çıkarmışlardır: Allah’ın çok sevdiği bir kul olmasına rağmen Hz. Eyyüb (as) büyük sıkıntılar yaşamış ve bunlara sabretmiştir. Bu yüzden, başına musibet gelen müminler onun sabrını örnek almalı ve karşılaştıkları zorluklarda sabırlı olmaya çalışmalıdır. Hz. Eyyüb (as), hastalık ve sıkıntılara karşı sabrın en güzel örneklerinden birisidir.
Diğer yandan Sevgili Peygamberimiz (sav) ise dualarında Allah’tan her zaman sağlık ve afiyet istemiştir. Bu da bize şunu öğretir: Biz hem tedavi olarak gerekli önlemleri almalı (doktorlara gitmek gibi) hem de Allah’a dua etmeliyiz. Yani hem fiilen çalışmalı hem de sözle dua etmeliyiz.
Nesefî Tefsiri, Ravza yayınları, 2007, İstanbul, c.7, s.151-152.

