Yurt dışında yaşayan bir Müslümanın, İslami usullere uygun bir Müslüman mezarlığına defnedilmesinde dinen hiçbir sakınca yoktur; aksine bu durum oldukça faziletli ve tavsiye edilen bir ameldir. Nitekim ölen bir kimsenin, kendi dininden olan kimselerin mezarlığına gömülmesi genel bir uygulamadır. Bu, ölü ile ilgili işlemler konusunda her dinin kendine has uygulamaları bulunmasından kaynaklanan bir durumdur. Ölünün yıkanıp kefenlenerek defnedilmesi, kabir ziyareti ve ölüye dua gibi İslami gelenekte var olan uygulamaların sürdürülebilmesi ve dini kültürün bu alanda ayakta tutulabilmesi açısından Müslüman mezarlarının diğer inanç sahiplerinin mezarlarından ayrı alanlarda bulunması önem arz etmektedir.1
Bununla beraber bir Müslüman da gayrimüslim bir toplum içinde ölür ve defnedilecek bir Müslüman mezarlığı bulunamazsa, cenazesi gayrimüslim mezarlığının diğer mezarlardan ayrı uygun bir yerine defnedilebilir. Yine Müslümanlar arasında yaşayan bir gayrimüslimin ölümü halinde, kendi din mensuplarının gömüldüğü bir mezarlık yoksa ve başka yere nakli de mümkün değilse, cenazesi Müslüman mezarlığının uygun bir yerine defnedilebilir. 2
Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2018, s. 218.
Heyet, el-Fetava’l-Hindiyye, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut 2000, c. 1, s. 75.

