Haç işareti Hristiyanlığın sembolüdür. Bu sembol güya Hz. İsa'nın (as) çarmıha gerildiğini ve büyük işkence ve eziyetlerle öldürüldüğünü ifade eder. Halbuki en doğru bilgi kaynağı olan Kur'ân-ı Kerim, İsa peygamberin çarmıha gerilmediğini ve öldürülmediğini bilakis Allah'ın onu kendi katına yükselttiğini anlatır. Bu sebeple haç, bâtıl bir semboldür. Rabbimiz İsa (as) ile ilgili Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurmuştur:
Bir de inkâr etmeleri ve (babasız çocuk doğurması üzerine) Meryem'e karşı büyük bir iftirâ söylemeleri ve: “Doğrusu biz, Allah'ın elçisi Meryemoğlu Îsâ Mesîh'i öldürdük” demeleri sebebiyle (onlara lâ'net ettik). Hâlbuki onu ne öldürdüler, ne de onu astılar; fakat (öldürdükleri kişi) kendilerine, ona (Îsâ'ya) benzer gösterildi. Bil'akis Allah, onu kendi (katı)na yükseltti.(1) Çünki Allah, Azîz (kudreti dâimâ galib gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.1
Bediüzzaman Hazretleri ise İsa (as) hakkında şu bilgileri verir:
Üçüncü tabaka-i hayat (hayat tabakası): Hazret-i İdrîs ve Îsâ Aleyhimesselâm’ın tabaka-i hayatlarıdır ki, beşeriyet levâzımâtından tecerrüd ile (insan olmaktan gelen ihtiyaçlarından sıyrılarak), melek hayâtı gibi bir hayâta girerek, nûrânî bir letâfet (hafiflik) kesb eder (kazanır). Âdetâ beden-i misâlî letâfetinde (nûrânî bir beden hafifliğinde) ve cesed-i necmî nûrâniyetinde olan cism-i dünyevîleriyle (yıldızlar gibi nûrlanmış olan dünyadaki bedenleriyle) semâvâtta bulunurlar.
İslami Hakikatler ve Haç Sembolünün Mahiyeti
Haç, Hristiyanlıkta Hz. İsa'nın (as) çarmıha gerilerek eziyetlerle öldürüldüğü iddiasını temsil eden bir semboldür. Ancak en doğru bilgi kaynağı olan Kur'ân-ı Kerim, Nisâ Suresi 157-158. Âyetlerinde bu durumu net bir şekilde ortaya koyar. Âyette, Yahudilerin Hz. İsa'yı ne öldürdükleri ne de astıkları, öldürülen kişinin onlara Hz. İsa gibi gösterildiği ve bilakis Allah’ın onu kendi katına yükselttiği bildirilir.
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de Mektubat adlı eserinde Hz. İsa'nın (as) ölmediğini, üçüncü tabaka-i hayatta olduğunu açıklar. O, insani ihtiyaçlardan sıyrılarak melek gibi nuranî bir hayat mertebesine geçmiş ve dünyadaki bedeniyle semavatta yaşamaya devam etmektedir. Bu hakikatler karşısında, Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği iddiasına dayanan haç işareti tamamen bâtıl (geçersiz ve asılsız) bir semboldür.
Bu nedenle bir Müslümanın, aslı olmayan bir inancı temsil eden bu bâtıl sembole karşı dini bir hürmet gösterme veya onu koruma gibi bir yükümlülüğü yoktur. İslam dininde sadece Kur'ân-ı Kerim, âyetler, hadisler, Allah ve peygamber isimleri gibi mukaddesatın yerden kaldırılması gerekir.
Bununla birlikte, yerde duran bir haç sembolünü sadece çevre temizliği, düzen-tertip veya o inanca mensup kişilere karşı insanî bir nezaket amacıyla çiğnenmeyecek bir kenara koymak dinen bir sakınca doğurmaz ve kişiyi günaha sokmaz. Dolayısıyla haçı yerden kaldırmak dini bir görev değil, tamamen kişisel bir nezaket tercihidir.
Nisâ, 4/157-158

