Hz. Mehdi (ra) ve Hz. İsa (as) ahirzamanda ve aynı dönemde gelecek olan iki mühim şahsiyettir. Bu mübarek zatların her birinin kendine mahsus vazifeleri vardır. Hz. İsa (as) Hristiyan âleminde bir ıslah hareketi başlatacak. Hz.Mehdi ise İslam âleminde bir ıslah hareketi başlatacaktır. Bu mevzu şu hadis-i şeriflerde geçmektedir:
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: İsa bin Meryem adil bir hâkim ve adaletli bir imam olarak (gökten yere) inmedikçe kıyamet kopmayacaktır. O, (indiğinde) haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracaktır. Mal da o kadar çoğalacaktır ki hiç bir kimse mal kabul etmeyecektir. 1
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: Ümmetim içinde el-Mehdi olacaktır. Benim ümmetim o devirde öyle bir refah bulacak ki o güne dek onun mislini kesinlikle bulmamıştır. Yer, yemişini (gıda ürünlerini) verecek ve insanlardan hiç bir şey saklamayacak. Mal da o gün çok birikmiş olacaktır..." 2
Yukarıdaki Ebu Hureyre (ra)'dan rivayet edilen Hz. İsa hakkındaki hadis-i şerifte, Hz. İsa'nın haçı kıracağı domuzu öldüreceği anlatılmaktadır. Burdan anlaşılıyor ki o mübarek zat Hristıyanlar arasında hakkın tesisine çalışacaktır. Yani Hrıstiyanlığın batıl şeylerden kurtulup safileşmsini sağlayacaktır.
Ebu Said-i Hudri (ra)'ın rivayet ettiği hadis-i şerifte ise Hz.Mehdi'nin ümmet-i Muhammed içinde ortaya çıkacağı açıkça zikredilmiştir. Demek ki Hz. İsa Hrıstiyanlar arasında Hz. Mehdi ise Müslümanlar arasında İslam'a hizmet edecektir.
Yine bu iki mübarek zat aynı dönemde bulunduklarından bazen buluşup görüşeceklerdir. Bu konu hadis-i şerifte şöyle anlatılmıştır:
Mehdi, bu ümmete imam olacak, Meryem oğlu İsa da onun arkasında namaz kılacaktır. 3
Hadis-i şeriften anlaşıldığı üzere bütün ümmet-i Muhammedin imam olan Hz. Mehdi'ye, Hz. İsa namazda tabi olacaktır. Bu tabiiyetin ne demek olduğunu Bediüzzaman Hazretleri şöyle izah etmiştir:
Hal-i hazır Hristiyanlık dini o hakikata karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslâmiye ile birleşecek; manen Hristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılab edecektir. Ve Kur'ana iktida ederek , o İsevîlik şahs-ı manevîsi tâbi' ve İslâmiyet metbu' makamında kalacak; din-i hak bu iltihak neticesinde azîm bir kuvvet bulacaktır. 4
Bediüzzaman Hazretlerinin izahından da anlaşıldığına göre Hz. İsa'nın Hz. Mehdi’nin arkasında namaz kılması, Hıristiyanlığın İslamiyet’e tabi olması anlamına da gelmektedir. Yani Hristiyanlık hurafelerden temizlenip asli hüviyetine dönecektir. Aynı zamanda hal-i hazırda hükmü devam eden İslam şeriatine dahil olacaktır. Yani İslam'a tabi olacaktır. Bu şekilde hak din olan islamiyet küfre karşı büyük bir kuvvet kazanacaktır.
Hz. Mehdi Müslümanlar arasında vazifesini yaparken karşısında Süfyan isimli İslam Deccali ona karşı çıkıp mücadele edecektir. Hz.İsa da Hristiyan âleminde vazifesini yaparken Deccal isimli kafir ona karşı çıkıp mücadele edecektir. Hz.Mehdi, Süfyan ile Hz.İsa da Deccal ile mücadele edecektir. Her ikisi de insanlığı bu iki şer güçten kurtarmak için manen cihad edeceklerdir. Bu mesele hadis-i şeriflerde şöyle anlatılmaktadır:
Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin (Mi’raca) götürüldüğü zaman İbrahim, Musa ve İsa (Aleyhimusselam)'a rastladı da kıyamet (gününün ne zaman kopacağı) hakkında müzakere ettiler. (Müzakereye) İbrahim ile başlayarak kıyamet (in ne zaman kopacağını) ona sordular. Konu hakkında onun yanında bir bilgi olmadı. Sonra Musa'ya sordular. Onun yanında da konu hakkında bir bilgi olmadı. Bunun üzerine söz İsa bin Meryem'e verildi. O; Kıyametin kopmasına yakın şeyler (olaylar) hakkında bana bilgi verildi. Ama Kıyamet’in kopması (vaktini) Allah'tan başka hiç kimse bilemez, dedikten sonra Deccal ‘in çıkmasını anlattı. Dedi ki: Sonra ben inip onu öldüreceğim ve bundan sonra halk memleketlerine dönecekler…5
Meryem oğlu İsa, Deccâl’i “Bab-ı Lûd” denilen yerde öldürecektir. 6
Bediüzzaman Hazretleri Hz. İsa'nın Deccal'i öldüreceği mevzusunu, cismen değil; fikren ve manen olacağını söylemektedir. Zira bir toplumda büyük manevi tahribatlar yapan kimsenin ceseden dünyadan ölüp gitmesiyle tesiri ortadan kalkmaz. Çünkü hayattayken kurduğu şer odakları o zalim öldükten sonra müntesibleri nezdinde daha da yüceltip onun yolunu devam ettirmek isteyebilirler. Ancak o sapkın Deccal fikren öldürülürse; cesedi yaşasa bile insanlar nezdinde hükmen ölü sayılır. İşte Hz. İsa'nın Deccal'i öldürme meselesine bu zaviyeden bakmak hikmete daha münasiptir.
Hz.İsa'nın Deccal'le olan mücadelesinin bir benzeri de Hz. Mehdi tarafında meydana gelecektir. Hz.Mehdi de İslam Deccali olan Süfyan'ı manen ve fikren mağlub edecek; yani öldürecektir. Bu mevzunun izahını Bediüzzaman Hazretleri şöyle yapmaktadır:
..nifâk perdesi altında Risâlet-i Ahmediye’yi (asm) inkâr edecek Süfyân nâmında müdhiş bir şahıs, ehl-i nifâkın başına geçecek. Şerîat-ı İslâmiye’nin tahrîbine çalışacaktır. Ona karşı Âl-i Beyt-i Nebevî’nin silsile-i nûrâniyesine bağlanan ehl-i velâyet ve ehl-i kemâlin başına geçecek Âl-i Beyt’ten Muhammed Mehdî isminde bir zât-ı nûrânî, o Süfyân’ın şahs-ı ma‘nevîsi olan cereyân-ı münâfıkāneyi öldürüp dağıtacaktır. 7
Bediüzzamn Hazretlerinin izahından anlaşıldığı gibi Deccal'in ve Süfyan'ın öldürülmesi fikren ve manen olacaktır.
Netice itibariyle; Hz.İsa ve Hz. Mehdi, Ahirzamanda, aynı zaman diliminde yaşayacaklardır. Hz. Mehdi Süfyan komitesi tarafından ifsat edilen ümmet-i Muhammedin ıslahına çalışacak. Aynı zamanda Süfyan ile manevi ve fikri mücadele edip nihayette Süfyan'ı mağlub edecektir. Hz. İsa da Hristiyanlar içerisinde Deccal'e karşı fikren ve manen mücadele edip nihayetinde Deccal'i mağlub edecek. Ayrıca Hristiyanlığı hurafelerden temizleyip İslam'a tabi edecektir. Hrıstiyanlığın İslam'a tabi olması ile de İslamiyet büyük bir kuvvet kazanacaktır. Hz. İsa bütün bu vazifeleri yaparken Hz. Mehdi'nin arkasında namaz kılarak, ona tabi olduğunu göstermiş olacaktır.
İbn-i Mace Fiten,4078
İbn-i Mace, Fiten, 4083
İmam Şaranî, Bedir Yayınları, Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 438)
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, cilt 1, s. 46
İbn-i Mace, Fiten, 4081
Tirmizi, Fiten, 2244
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, cilt 1, s. 46

