Ölüye selam vermek caizdir, hatta sünnettir. Nitekim Peygamber Efendimizin (sav) kabristanlarda ölülere selam verdiği vakidir. Kabir ziyaretinde bulunanların orada medfun bulunan ölülere selam vermelerini sahabelerine de tavsiye ettiği bilinmektedir.1 Dolayısıyla büyük ve alim bir kişi olmasına gerek kalmaksızın Müslüman her merhuma selam verilir ve gönderilir. Hatta kabir ziyareti adabı bağlamında ilk yapılacak iş selam vermektir. Çünkü o âhirete intikal ettiği için Müslümanlardan dua bekler. Selam ise bir duadır.2
Bu konudaki hadislerden bazıları şöyledir:
Hz. Âişe (r.anhâ) şöyle demiştir: "Resûlullah (sav) nöbeti benim yanımda olduğu her zaman gecenin son saatlerinde Bakî' mezarlığına çıkar ve şöyle derdi:
السَّلَامُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ ❀ وَ أَتَاكُمْ مَا تُوعَدُونَ ❀ غَدًا مُؤَجَّلُونَ ❀ وَ إِنَّا إِنْ شَاءَ اللّٰهُ بِكُمْ لَاحِقُونَ ❀ اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِأَهْلِ بَقِيعِ الْغَرْقَدِ
(Ey mü'minlerin yurdu! Selâm sizlere olsun. Size geleceği va'd olunan şey (ölüm) gelmiştir. Sizler yarına bekletilmektesiniz. İnşâallâh biz de size katılacağız. Yâ ilâhenâ! Bakî'ü'l-Garkad3 mezarlığında yatanları bağışla.)4
Hz. Âişe (r.anhâ) başka bir rivâyetinde Resulallah (sav)'e kabir ziyaretinde ne söyleyeceğini sormuş, o da şöyle söylemesini emretmiştir:
اَلسَّلَامُ عَلَى أَهْلِ الدِّيَارِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَ الْمُسْلِمِينَ وَ يَرْحَمُ اللَّهُ الْمُسْتَقْدِمِينَ مِنَّا وَ الْمُسْتَأْخِرِينَ وَ إِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِكُمْ لَلَاحِقُونَ
(Mü'minlerin ve Müslümanların yurduna selam olsun. Allah bizden evvel gelip geçenlere ve geride kalanlara rahmet etsin. İnşâallâh biz de size katılacağız.5
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ ❀ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَي الدَّارِ ❀ وَ إِنَّا إِنْ شَاءَ اللّٰهُ بِكُمْ لَاحِقُونَ ❀ أَنْتُمْ سَلَفُنَا وَ نَحْنُ بِالْأَثَرِ ❀ يَغْفِرُ اللّٰهُ لَنَا وَ لَكُمْ ❀ وَ يَرْحَمُ اللّٰهُ الْمُسْتَقْدِمِينَ مِنَّا وَ الْمُسْتَأْخِرِينَ ❀ اَللّٰهُمَّ لَا تَحْرِمْنَا أَجْرَهُمْ وَلَا تَفْتِنَّا بَعْدَهُمْ وَاغْفِرْ لَنَا وَ لَهُمْ
(Ey mü'minlerden bir topluluğun diyârı! Selâm sizin üzerinize olsun. Sabrettiğinizden dolayı selâm sizin üzerinize olsun. İşte dünya yurdunun âkıbeti (olan cennet) ne güzeldir! Şübhesiz biz de inşâallah size katılacak olanlarız. Siz bizim önceden gidenlerimizsiniz. Biz ise sizin peşinizdeyiz. Allah bize ve size mağfiret eylesin. Hem Allah bizden evvel gelip geçenlere ve geride kalanlara rahmet etsin. Yâ ilâhenâ! Onların sevâblarından bizi mahrûm eyleme. Ve onlardan sonra bizi fitneye düşürme. Bize ve onlara mağfiret eyle.)6
Peygamber Efendimize (sav) selâm göndermekle ilgili olarak Ömer Nasuhi Bilmen şöyle demektedir:
Resûl-i Ekrem Efendimize tebliğ edilmek üzere kendisine bazı zatlar tarafından tevdi edilmiş selâmlar var ise onlan da o zatlar namına Fahri Alem Efendimize arzetmelidir.7
Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2018, s. 219.
Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, Yasin Yay., İstanbul 2012, c.1, s. 145.
Müslim, Cenaiz, 35.
Medine de bir kabristanın adı.
Müslim, Cenaiz, 35.
Enes Çalık, Kaynaklarıyla Büyük Dua Mecmuası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2023, s.239
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 385.

