Soru

Berzah Alemi İle İlgili

Berzah alemi ile ilgili birkaç soru sormak istiyorum ;

1 - Berzah aleminde yeme içme varmıdır?

2 -Berzah aleminde kıyamet gününe kadar rüyamı görüyorlar?

3 - Tıpkı bu bizim dünyadaki yaşadığımız hayat gibimi yaşıyorlar yoksa farklı mı?

4 - Bir de hemen vefat ettiklerinde mi 33 yaşında oluyorlar yoksa kıyamet gününde mi yani vefat ettiklerinde hemen mi berzah aleminde gençleşiyorlar?

Tarih: 20.04.2021 12:03:50
Okunma: 968

Cevap

Sorularınızı hem kısa hem de uzun olarak cevaplayacağız.

Kısaca :

1. Kabir aleminde yeme içme uyku gibi durumlar yoktur. Ancak manevi alemlere mahsus manevi rızık ve nimetler vardır. Müminlerin ruhları cennet meyvelerinden istifade edebilir. Fakat yeme ve içmeye muhtaç değiller.

2. Ruhlar kabir aleminden kıyamete kadar uyanık vaziyettedirler birçok hadis buna işaret etmektedir. Onlar ruhları ile izin verildiği kadar görüp işitebilirler. Amellerine göre lezzet alır veya acı duyarlar.

3. Ruhların kabir alemi ile bu dünya hayatından çok farklıdır. Çünkü kabir yani berzah alemi manevi bu hayatımız ise maddidir.

 

Daha geniş bilgi için okumaya devam edebilirsiniz.

Üstadımız Mektubat adlı eserinde Birinci Mektûb’da  5 hayat mertebesi olduğunu ifade etmektedir.

  1. Bizim şu dünya haytımızdır.
  2. Hazret-i İlyâs ile Hazret-i Hızır (as) yaşadıkları hayat mertebesidir. Bu dünyada yaşadıkları halde, bize göre daha serbest bir hayatları vardır. yeme içme uyku gibi kısıtlamaları yoktur.
  3. Hazret-i İdris ile Hazret-i İsa (as) ın semada bulunan hayat mertebeleridir.
  4. Şehitlerin hayatıdır.
  5. Kabir ehlinin rûhânî hayatlarıdır. Yani “Berzah alemi”dir.

Berzah alemi bu dünya ile ahiret hayatı arasında bir konumdadır. Manevi bir alemdir. Berzah aleminde yeme ve içme uyku gibi durumlar yoktur. Fakat müminlerin ruhları o aleme mahsus manevi rızıklara ve nimetlere mazhar olurlar. Oradaki alem bu dünyadan çok farklıdır. Dünya hayatın benzemez. Orası manevi ve ruhani bir hayat burası ise maddi bir hayattır.

Ruhlar berzah aleminde uyanık durumdadırlar çünkü müminler orada cennetteki makamlarına bakarak sevinmektedirler. Günahkârlar ise çekecekleri azâb varsa onları çekerek cehenneme bırakılmazlar. Kafirler ise cehennemdeki yerlerini görüp ahu figan ederler. Üstelik kabir ehli sorgu ve suale tabi tutulacağı hatta kabir ehlinin birbiri ile görüşeceği ve dünyadaki olayları müzakere edecekleri hadislerde belirtilmiştir. Tüm bunlar ruhların uyku halinde olmadığını göstermektedir.

İbn Ebi'd-Dünyâ'nın naklettiği bir haberde de Rasulullah (asm)'e:

"Ölüler birbirini bilir mi?" diye sorulunca Rasulullah (asm)'in cevabı:

"Evet, nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki onlar, kuşların ağaçların tepelerinde birbirlerini bildiği (tanıdıkları gibi) birbirlerini bilirler."(? )

“Sonra melekler bu ruhu elden ele aktararak semanın kapısına kadar getirirler ve mü’minlerin ruhlarının yanına getirirler. Mü’minlerin ruhları, gelen mü’minin ruhuna birinizin uzaktaki sevdiği birine kavuşmasından daha çok sevinirler ve o şekilde karşılarlar ve ‘Falan filan nasıldır?’ diye sorarlar.” (Müslim, Cennet, 75)

“Kabir, âhiret menzillerinin ilkidir. Kişi ondan kurtulabilirse, sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa sonraki menziller kabirden daha zor ve daha şiddetlidir… Gördüğüm manzaraların hiçbiri, kabir kadar korkutucu ve dehşet verici değildi!”

Peygamber Efendimiz(sav) kabri, yani berzah alemini Cennet bahçelerinden bir bahçe veya Cehennem çukurlarından bir çukur olduğunu belirtmiştir. Berzah Âlemi, mü’min için bir Cennet bahçesi gibidir. Kafirler için ise cehennem çukuru gibidir. Müminlerin ruhları orada Cennet bahçelerini ve de dünyadaki bazı olayları seyrederler.

“Burası senin (müstakbel ve ebedî) durağındır. Kıyâmet günü Allah seni buraya gönderecektir.” (Buhârî, Cenâiz 90)

“…Yeniden diriltilip oraya varıncaya kadar bu şekilde makâmı kendisine gösterilir.” (Buhârî, Rikāk, 42)

Üstadımız dünya hayatındaki hadiselerin âlem-i berzahta ziyâdar, mûnis birer manzara olacağını ifade demektedir. (Sözler Risalesi 32.söz)

“Sizin amelleriniz ölen akrabalarınıza bildirilir. İyi ise sevinirler veya Rab bu senin nimetin ve fazlındır. Nimetini ona tamamla. O nimet üzere onu öldür” derler. Kötülerin amelleri de onlara arz olunca, onlar Yâ Rab ona sâlih amel ilham et ki, onunla ondan razı olasın ve onu rahmetine yaklaştırasın.” (Müsned 20, 114)

Ölen insanlar kabirde sadece ruh sahibi oldukları için maddi bedenleri yoktur. Ruh ise beden gibi değişken bir yapıda değildir. Bedenin bir yaşı gençliği ve ihtiyarlığı olmasına rağmen ruhun böyle bir yapısı yoktur. Beden bileşik maddelerden oluşur, ruh ise basit bir tek yapılı manevi bir varlık ve manevi bir cevherdir.  O yüzden ölen insanların kabirde yaşları yoktur çünkü bedenleri yoktur. Yaş durumu cennette ruhların insanların bedenlerine geri verildiğinde oluşacak bir durumdur. Allah(c.c) kabir hayatından sonra cennete gidecek o ruhlara çok genç yaşta bir beden ve vücut verecektir. O yüzden yaş durumu kabirde değil cennette olacaktır.


Yorum Yap

Yorumlar