Bağış Yap

Helal-Haram

23.09.2026

Vadeli Satışta Ödeme Gecikirse Borç Miktarı Artırılabilir mi? Gecikme Farkı Faiz Olur mu?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Ticaretimizde vadeli satış yapıyoruz. Örneğin, peşin fiyatı 100 TL olan bir malı üç ay vadeli 110 TL’ye sattık. Ancak vade dolduğunda müşteri borcunu ödemedi ve iki ay daha süre istedi.

Bu durumda, iki aylık gecikme nedeniyle alacağımız miktarı artırarak fark almak faiz olur mu? Müşteri ödeme taahhüdünü yerine getirmediği ve bizi zarara uğrattığı için, bu zararı telafi amacıyla borç miktarını yeniden hesaplamak caiz midir?

23.09.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Fıkıh literatüründe ribâ, borç verilen bir parayı veya malı belli bir süre sonunda belirli bir fazlalıkla, yahut borç ilişkisinden doğan ve süresinde ödenmeyen bir alacağa ek vade tanıyıp bu süreye karşılık onu fazlalıkla geri almanın veya bu şekilde alınan fazlalığın adıdır.1

Câhiliye dönemi Araplar’ı ribâ kelimesini ve ondan türeyen diğer kelimeleri sözlük mânasından ziyade terim anlamında, yani vadeye veya vadenin uzatılmasına karşı borcun da artması anlamında kullanıyorlardı. Nitekim kaynakların bildirdiğine göre Câhiliye devrinde borçlu alacaklısına giderek, “Borcu ertelersen sana şu kadar fazla veririm” derdi, alacaklı da borcu ertelerdi.2

Bu dönemde Araplar, faizi belirli aralıklarla ödenmek şartıyla borç para verirler, ara dönem sonlarında faizi, vade dolduğunda da ana parayı isterlerdi. Eğer borçlu ödeme yapamayacak durumda ise vadenin uzatılması karşılığında faiz miktarı da arttırılırdı.3

Burada sonradan yapılan artış faiz kapsamına girer. Çünkü ilk satışta artık malın fiyatı 110 TL olarak kesinleşmiş ve müşterinin zimmetinde 110 TL borç oluşmuştur. İki ay daha süre vermeniz ise yeni bir mal satışı değildir; mevcut 110 TL'lik borcun vadesini uzatmaktır. Bu uzatma karşılığında borcun 115 veya 120 TL'ye çıkarılması, klasik fıkıhta “vade karşılığında borcu artırma” olarak değerlendirilir.

Kaynakçalar
  1. İsmail Özsoy, “Faiz”, TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, İstanbul 1995, c. 12, s. 110.

  2. Muhammed b. Cerîr et-Taberî, Câmiʿu’l-beyân ʿan teʾvîli âyi’l-Ḳurʾân, Beyrut 1984, c. 6, s. 8.

  3. Râzî, Fahreddin. Mefâtîḥu’l-ġayb: et-Tefsîrü’l-kebîr. nşr. Muhammed Muhyiddin Abdülhamîd. Beyrut: Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, ts., c.7, s. 91.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız