Namaz, İslâm dinince belli kurallara göre günde beş vakit yapılması Müslümanlar üzerine farz kılınmış olan ve İslâm’ın beş şartından birini teşkil eden ibadettir. Namazla ilgili birçok âyet ve hadis bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
Muhakkak ki namaz, mü'minler üzerine vakitleri belirli (bir farz) olarak yazılıdır.1
Hem namazı hakkıyla edâ edin, zekâtı verin ve rükû edenlerle beraber rükû edin! 2
Bir adam Peygamber’e, “Amellerin/ibadetlerin en faziletlisi hangisidir?” diye sordu. Efendimiz, “Vaktinde kılınan namazdır...” buyurdu. 3
(Kıyamet gününde) kulun ilk önce hesaba çekileceği şey, namazdır.4
Âyet ve hadisler gösteriyor ki namaz ibadeti, bir Müslümanın asla vazgeçmemesi gereken bir ibadettir. Müslümanın, hangi şart altında olursa olsun, vakti girmiş olan namazı kılmakla yükümlü olduğu bir gerçektir. Bir namazı vaktinde kılmaya edâ, vaktinden sonra kılmaya kazâ denir. Eğer mücbir bir sebepten dolayı bir Müslüman içinde bulunduğu vaktin namazını kılamazsa o namazı daha sonra kaza etmesi gerekmektedir. Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurur:
Biriniz uyuyakalır veya unutur da bir namazı vaktinde kılamaz ise hatırladığı vakit o namazı kılsın; o vakit, kaçırdığı namazın vaktidir.5
Sabah Namazının Kazası
Kaza namazı için belirli bir zaman yoktur. Yani sabah namazının kazası sabah vaktinde kılınır diye bir sınır yoktur. Kerâhet vakitleri hariç, istenilen zamanda kılınabilir. Ancak çok fazla geciktirmeden kılmak daha uygundur. Vaktinde kılınmamış olan beş vakit farz namazların kazası farzdır. Vitir namazının kazası da vaciptir. Sabah namazını vaktinde kılamayan bir Müslümanın sabah namazını nasıl kaza edeceğini Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde şu şekilde biz Müslümanlara bildirir:
Peygamber Efendimiz (sav), "Bu gece bizi kim koruyup gözetecek?" buyurdu. Hz. Bilal (ra), "Ben, ya Resulullah!" dedi. Bunun üzerine uyudular; ancak güneşin sıcağıyla uyanabildiler. Başka bir rivayette ise bu durum, "Uyandıklarında güneşin kaşı (kenarı) görünmüştü," şeklinde ifade edilir.
Peygamberimiz (sav), Hz. Bilal’e, "Bize vadettiğin şey nerede kaldı?" (Bizi uyandıracaktın?) deyince Bilal (ra), "Sizin ruhlarınızı alan, benimkini de aldı," dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav), "Ruhlarımız Allah’ın elindedir," buyurdu.
Ardından ashabına emretti ve o vadiden ayrıldılar. Başka bir yere gelip konakladılar. Resulullah (sav) önce vitir namazını kıldı. Sonra Hz. Bilal (ra) ezan okudu. Peygamber Efendimiz sabah namazının iki rekât sünnetini kıldı; sonra ayağa kalkarak sahabilerine sabah namazının farzını kaza ettirdi. 6
Bu hadisten de anlaşıldığına göre sabah namazının kazası, eğer aynı günün öğle vaktinden önce kılınacaksa sünneti ile birlikte kılınır. Eğer öğleden sonraki bir vakitte kılınacaksa bu sefer sadece sabah namazının farzı kaza edilir.
Ömer Nasuhi Bilmen bu durumu şu şekilde açıklar:
Sabah namazının farzıyla beraber sünneti kaçırılmış olunca o günün güneşin doğmasından sonra istiva vaktine kadar bu sünnet, farz ile beraber kaza edilir. Güneşin doğuşundan evvel, istivadan sonra kaza edilemez. İmam Muhammed'e göre bu sünnet, yalnız olarak kaçırılmış olsa, yine güneşin doğuşundan sonra istiva zamanına kadar kaza edilir. 7
Sonuç olarak; vaktinde edâ edilemeyen sabah namazının kazası aynı günün öğle vaktinden önce kılınacaksa sünneti ile birlikte, eğer öğle vaktinden sonraki bir vakitte kılınacaksa sadece farzı kılınır.
Nisâ, 4/103.
Bakara, 2/43.
Buhârî, Tevhîd, 48.
Nesâî, Muhârebe, 2.
Buhârî, Mevâkit, 37.
Serahsî, Mebsût, Gümüşev, İstanbul 2008, c.1, s. 272.
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s, 192.

