Hz. Muhammed (sav)

29.07.2026

Fetret-i Vahiy Nedir? Ne Kadar Sürdü ve Hikmetleri Nelerdir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Peygamber Efendimize (sav), ilk vahiyden sonra Duhâ Sûresi nâzil oluncaya kadar neden 4 sene vahiy gelmemiştir? Habibullah olduğu hâlde vahyin bir müddet kesilmesinin hikmetleri nelerdir?

31.07.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Fetretü'l-vahiy/Fetret-i vahiy, Kur’an’ın Sevgili Peygamberimize (sav) indirilişi esnasında vahyin kesintiye uğradığı zaman dilimini ifade etmektedir.

Öncelikle şunu ifade edelim ki soruda belirtilen 4 senelik bir kesinti hiçbir zaman olmamıştır. Fetret-i vahyin süresi konusunda farklı rivayetler nakledilmiş olup bu süre bazı rivayetlerde on iki gün, bazı rivayetlerde ise üç yıla kadar çıkarılmaktadır. Bununla birlikte, fetretin üç yıl sürdüğüne dair rivayet kesinlik ifade etmemekte; konu hakkında farklı değerlendirmeler aşağıda ifade edilmiştir.

Ayrıca uzun süreli fetretin Duha suresinden önce değil, Alak suresinin nüzulünden sonra ve Müddessir suresinin nüzulünden önce gerçekleştiği görüşü daha yaygın kabul görmektedir. Duha suresinden önce yaşanan vahiy kesintisinin ise daha kısa sürdüğü anlaşılmaktadır.

Alak ve Müddessir Suresi Arasındaki Kesinti

En meşhur ve sahih rivayet, ilk vahiy olan Alak Suresi'nin ilk ayetlerinden sonra vahyin bir süre kesilmesidir. Tekrar vahyin başlangıcını Peygamberimiz (sav) şöyle aktarmaktadır:

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem fetret-i vahiyden bahsederken söz arasında buyurdu ki: “Ben (bir gün) yürürken birdenbire gökyüzü tarafından bir ses işittim. Başımı kaldırdım. Bir de baktım ki Hira’da bana gelen melek (yani Cibril aleyhi’s-selam) sema ile arz arasında bir kürsü üzerinde oturmuş. Pek ziyade korktum. (Evime) dönüp, ‘Beni örtün, beni örtün’ dedim. Bunun üzerine Allah Teala "Ey elbisesine bürünen! Kalk ve insanları Allah'ın azabından sakındır. Rabbini büyük tanı. Elbiseni temiz tut. Azaba sebep olacak günahlardan uzak dur." ayat-ı kerimesini inzal etti. Artık vahiy kızıştı da ardı arası kesilmedi.1

İlk vahyin nüzulünün ardından meydana gelen vahiy fetretinin süresi konusunda İslami kaynaklarda görüş birliği bulunmamaktadır. Bu hususta farklı rivayetler nakledilmiş ve birbirinden farklı süreler zikredilmiştir. Hadis kaynaklarında, Alak suresinin ilk ayetlerinin nüzulünden sonra vahyin bir müddet kesintiye uğradığı açıkça ifade edilmekle birlikte, bu kesintinin ne kadar devam ettiğine dair kesin bir bilgi verilmemiştir. 2

Vahiy fetretinin süresine ilişkin rivayetler, ağırlıklı olarak tefsir kaynaklarında ilgili surelerin nüzul sebepleri ele alınırken nakledilmiştir. Alak suresinin ilk ayetlerinin nüzulünden sonra vahyin bir süre kesintiye uğradığı belirtilmekte; kaynaklarda zikredilen rivayetlere göre fetret döneminin asgari on iki gün, azami ise üç yıl sürdüğü ifade edilmektedir.

Buna göre İbn Cüreyc, fetret süresini on iki veya yirmi beş gün olarak naklederken; Ferra ve Kelbi bu sürenin on beş gün olduğunu belirtmektedir. İbn Abbas'tan nakledilen bir rivayette, ayrıca Süddi ve Mukātil'e göre fetretin kırk gün veya kırk gece devam ettiği ifade edilirken, İbn Abbas'tan gelen başka bir rivayette ise bu sürenin yirmi beş gün olduğu bildirilmektedir.3 Buna karşılık İbn İshak, vahiy fetretinin üç yıl sürdüğünü naklederken, bazı rivayetlerde ise bu sürenin yaklaşık iki veya iki buçuk yıl devam ettiği ifade edilmektedir.4

Duha Suresinden Önceki Kesinti

Bazı kaynaklarda, Duha suresinin nüzulünden önce de bir süre vahyin kesintiye uğradığına dair rivayetlere yer verilmektedir.5 Bu kesintinin sebebi mahiyetindeki rivayetlerden birine göre bir köpek yavrusu Sevgili Peygamberimizin (sav) sedirinin altına girip orada ölmüş, kimsenin haberi olmamış. O sırada Resulullah'a (sav) dört gün vahiy gelmemiş, Efendimiz (sav), "Ey Havle, Resulullah'ın odasında ne oldu ki bana Cibril gelmiyor?" diyerek bunun sebebini Havle'ye sorup dışarı çıkmış, Havle de evi temizlemeye başlamış; o sırada ölü köpek yavrusunu bularak dışarı atmış. Daha sonra Hz. Peygamber (sav) titreyerek gelerek "Ey Havle, beni ört" buyurmuş, bu esnada Duha suresinin ilk ayetleri nazil olmuştur. 6

Duha suresinin öncesindeki kesintiyi ve ardından vahyin gelişini Efendimiz (sav) şöyle aktarmaktadır:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rahatsızlandı da iki veya üç gece kalkamadı. Derken ona bir kadın gelerek: Ya Muhammed! Ben şeytanın seni terk etmiş olmasını cidden umarım! Onun iki veya üç gecedir sana yaklaştığını görmedim! dedi. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle): "Kuşluk zamanına ve sakinleştiği vakit geceye yemin ederim ki, Rabbin sana ne veda etti ne de küstü." ayetlerini indirdi.7

Havle'nin (ra) rivayetine göre Duha suresinin öncesindeki vahyin kesintiye uğradığı dönem dört gün sürmüştür. Kurtubi ise bu sürenin yaklaşık on beş gün olduğunu belirtmektedir. Bununla birlikte kaynaklarda fetret-i vahyin süresi hakkında farklı rivayetler yer almaktadır. Bazı rivayetlerde bu sürenin on iki gün, on beş gün, yirmi beş gün veya kırk gün/kırk gece devam ettiği ifade edilmektedir.8

Vahyin Kesilmesinin Hikmeti

Vahiy fetretine ilişkin rivayetler incelendiğinde, en uzun süreli kesintinin nübüvvetin ilk yıllarında, Alak suresinin nüzulünden sonra ve Müddessir suresinin nüzulünden önce meydana geldiği görülmektedir. Her ne kadar Duha suresinin nüzulünden önce de vahyin bir süre kesildiğine dair rivayetler bulunsa da bu kesintinin daha kısa sürdüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla fetret-i vahyin hikmetine dair yapılan değerlendirmeler, ağırlıklı olarak nübüvvetin başlangıç döneminde yaşanan bu ilk ve daha uzun süreli kesinti esas alınarak ele alınmıştır.

Vahyin bir süre kesintiye uğramasının hikmeti konusunda öne çıkan açıklamalardan biri İbn Hacer'e aittir. İbn Hacer bu hikmetleri şöyle izah etmektedir:

Peygamber’in, üzerinde bulunduğu korkunun gitmesi ve yeniden vahyi almaya arzusu gerçekleşsin diye fetret olayı olmuştur. Aynı zamanda vahyi almaya alışıp peygamberlik yükünü çekme ağırlığına dayanması için bu olay gerçekleşmiştir.9

Buna göre bu metni üç başlık altında toplayabiliriz:

  • Sevgili Peygamberimizin (sav) ilk vahiy sırasında yaşadığı korkunun giderilmesi:

  • Sevgili Peygamberimizin (sav) yeniden vahiy almaya yönelik arzu ve iştiyakının artırılması.

  • Sevgili Peygamberimizin (sav) vahiy almaya alışması ve peygamberlik görevinin ağır sorumluluğunu taşımaya hazırlanması.

Ayrıca fetret-i vahiy, vahyin Sevgili Peygamberimizin (sav) kendi düşüncesi veya iradesiyle meydana gelmediğini gösteren önemli delillerden biridir. Eğer vahiy onun kendi tasavvurunun ürünü olsaydı, dilediği zaman devam etmesi beklenirdi. Oysa Sevgili Peygamberimiz (sav), vahyin yeniden gelmesini arzu ettiği halde bir süre vahiy almamıştır. Bu durum, vahyin tamamen Allah'ın iradesiyle gerçekleştiğini ve Sevgili Peygamberimizin (sav) bu konuda herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Kaynakçalar
  1. Buhari, Bed’ü’l-vahy, 1.

  2. Buhari, "Bed'u'l-halk", 7; "Bed'u'l-vahiy", 3; "Edeb", 118; "Tefsir", 74/4-5; 96/1; "Ta'bir", 1; Müslim, "İman", 255-256;Ahmed b. Hanbel, a.g.e., m, 325, 377; VI, 233

  3. Fahreddin er-Razi, Mefatiḥu'l-ġayb, Tahran, ts., c. 31, s. 209–210.; Zebidi, Ṣaḥiḥ-i Buhari Muḫtaṣarı Tecrid-i Ṣariḥ Tercümesi ve Şerhi, çev. Kamil Miras, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, İstanbul, 2019, c. 8, s. 140.

  4. İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, Beyrut: Mektebetü'l-Maarif, 1977, c. 3, s. 17.

  5. İbn İshak, es-Siretü'n-nebeviyye, nşr. Mustafa Abdülvahid, Beyrut, 1391/1971, s. 115.

  6. el-Kurtubi, el-Camiʿ li-Aḥkami'l-Kurʾan, nşr. Ebu İshak İbrahim Atfeş, Beyrut, 1960, c. 20, s. 93; Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul, 1935, c. 8, s. 5885.

  7. Sahih Müslim, Kitabü'l-Cihad ve's-Siyer, 33.

  8. Kurtubi, el-Camiʿ li-Aḥkami'l-Kurʾan, nşr. Ebu İshak İbrahim Atfeş, Beyrut, 1960, c. 20, s. 93;

  9. İbn Hacer el-Askalani, Fethu'l-Bari bi Şerhi Sahihi'l-Buhari, 3. bs., Kahire: el-Mektebetü's-Selefiyye, 1407/1986, c. 12, s. 377.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız