Hz. Muhammed (sav)

12.03.2025

1028

Peygamber Efendimizin (sav) Nefisle Alakalı İfadeleri

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Nefs-i Emmare, Nefs-i Levvâme ve Nefs-i Mutmainne mertebelerinin kısaca açıklayabilir misiniz? Peygamber Efendimizin (sav) nefis terbiyesi ile ilgili sözleri nelerdir?

18.03.2025 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Ruh, hayat, nefes, varlık (bir şeyin kendisi, hakikati), zât, insan, can, candan kinaye olarak akıcı hâldeki kan gibi anlamların yanı sıra; hevâ ve heves, bedenden kaynaklanan süflî arzular gibi anlamlara gelen nefis, Kur’an ve hadislerde de ruh, Allah’ın zâtı, insanın kendisi, kişi, kalp veya gönül, din kardeşi gibi anlamlara gelmektedir. Bunların dışında nefis, insanın içindeki kötü duyguların, meşru olmayan isteklerin kaynağı karşılığında da kullanılmıştır ki İslâm geleneğinde daha çok bu olumsuz şekliyle ön plana çıkmıştır. Hem Kur’an’da hem de hadislerde nefsin bu yönünü öne çıkaran ifadelere rastlamak mümkündür. Kur’an’ın beyanına göre nefis, şeytanın vesveselerine kapılarak onunla iş birliğine girer; fakat şeytan, nefsine uyarak hareket edenleri hesap gününde yüzüstü bırakır. Nefis, sadece şeytanın fısıltılarına kanmakla kalmaz, ayrıca kendisi de insana birtakım kötülükleri yapması yönünde vesvese verir. Nefsin süflî duyguların kaynağı olduğunu ve bunun, insanın yaratılışında yani fıtratında bulunduğunu Rabbimiz şu ayetleriyle bildirir:

Celâlim hakkı için, insanı (biz) yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini biliriz! Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız!1

Zâten nefisler kıskançlığa yatkındır.2

Dinimizde nefsi kötülemek ve ezmek değil, tezkiye etmek ve arındırmak esastır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur:

(Ki) onu (o nefsini, günahlardan) temizleyen muhakkak kurtulmuştur!3

Nefsi tezkiye etmek de en basit ifadeyle çirkin huy ve davranışları terk edip güzel huylara sahip olmaya çalışmaktır. Bunu başarabilmenin yolu, nefsi sık sık hesaba çekmektir. Nitekim büyük sahâbî Hz. Ömer şöyle demiştir:

Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin, büyük hesap günü için kendinizi hazırlayın! Çünkü kıyamet gününde hesap, ancak dünyada iken kendisini hesaba çekenler için kolay olacaktır.4

Nefs-i Emmare, insanı günaha teşvik eden, sevk eden, haz ve şehvet peşinde koşan nefistir. Peygamber Efendimiz (sav), nefsin bu mertebesine asla tâbi olmamış, nefsinin arzularına kapılmamıştır. Dünyaya ve maddî hırslara meyletmemesi bunu en güzel şekilde gösterir. Kur’an’da nefs-i emmâreden şu ayette bahsedilir:

Muhakkak ki nefis, dâimâ kötülüğü emredicidir.5

Peygamber Efendimiz (sav) de nefs-i emmâreden Allah'a şu şekilde sığınmıştır:

Ey Allah’ım, göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan daha kısa bir süre beni nefsime bırakma!6

Nefs-i Levvâme, günah işlediğinde pişmanlık hissi duyan, kendini devamlı sorgulayan nefistir. Peygamber Efendimiz (sav), hayatı boyunca nefsini sık sık muhasebeye tâbi tutmuştur. Kur’an’da şu şekilde bahsedilir:

(Pişmanlık duyup) dâimâ kendini kınayan nefse de yemîn ederim ki öldükten sonra diriltileceksiniz!7

Peygamber Efendimiz (sav) de şöyle buyurur:

Akıllı, nefsine hâkim olup onu hesaba çekerek ölüm ötesi için çalışan; ahmak ise nefsinin hevasına tâbi olduğu hâlde bu durumundan hayır umandır.8

Nefs-i Mutmainne, Allah’a tam bir teslimiyet ve huzur içinde bulunan nefistir. Allah’a tam tevekkülü, sabrı ve rızası ile nefis terbiyesinin zirvesinde olduğunu göstermiştir. Kur’an’da bu nefse şu şekilde işaret edilir:

(Allah, mü'min kuluna ise:) “Ey nefs-i mutmainne (kâmil bir îman sâhibi olarak huzûra ermiş olan nefis)!” “(Hem) râzı olan, (hem) kendisinden râzı olunan (sen Rabbinden, O da senden râzı) olarak Rabbine dön!”9

Peygamber Efendimizin (sav) Nefis Terbiyesi İle İlgili Hadisleri

Peygamber Efendimizin (sav) bir savaştan sonra söylediği şu hadis, nefisle mücadelenin ehemmiyetini açıkça göstermektedir:

Şimdi küçük cihattan büyük cihada, nefis ile cenge dönüyoruz.10

Başka bir hadis-i şerifte de bu mânâ daha açık şekilde şöyle beyan edilir:

Mücahit, nefsine karşı cihad eden kimsedir.11

Sevgili Peygamberimiz aleyhissalâtü vesselâm, nefsin terbiyesinde sabrın önemini de şöyle belirtmiştir:

Güçlü kişi, güreşte rakibini yenen değil; öfkelendiğinde nefsine hâkim olandır.12

Peygamber Efendimiz (sav), nefsin aşırı dünya sevgisinden korunması gerektiğini de şöyle ders vermiştir:

Dünyada bir garip yahut bir yolcu gibi ol.13

Peygamber Efendimiz (sav), nefsiyle olan mücadelesinde sabır ve şükür dengesinde yaşamıştır. Bu hususta şöyle buyurur:

Mü’minin hâli ne hoştur! Çünkü onun her işi hayırlıdır. Başına bir nimet gelirse şükreder, bu onun için hayırlıdır. Başına bir musibet gelirse sabreder, bu da onun için hayırlıdır.14

Peygamber Efendimiz’in (sav) nefsiyle olan ilişkisi, tevâzu ve adalet temelinde şekillenmiştir. Sahabe-i kirâmın naklettiği bir hâdise bunu açıkça gösterir:

Allah’a yemin ederim ki, kızım Fâtıma bile hırsızlık yapsaydı, ona da cezayı uygulardım!15

Başka bir hadis-i şerifte de tevâzunun nefis terbiyesindeki yerine şöyle işaret buyurmuştur:

Allah için tevâzu göstereni Allah yüceltir.16

Peygamber Efendimiz (sav), ismet sıfatına sahip olmasına rağmen sürekli istiğfar etmiş, ümmete de nefis muhasebesini fiilen ders vermiştir:

Günde yetmiş defa Allah’tan mağfiret dilerim.17

Zeyd bin Erkam (ra), Peygamber Efendimizin (sav) şu duasını rivâyet eder:

Allah’ım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, bunaklıktan ve kabir azabından sana sığınırım. Allah’ım! Nefsime takvâsını ver ve onu temizle. Onu temizleyenlerin en hayırlısı Sensin. Onun velîsi de mevlası da Sensin. Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.18

Mekke döneminde maruz kaldığı eziyetlere sabır göstermesi, savaşlarda disiplinini koruması ve kin gütmeyerek affı tercih etmesi, onun nefis terbiyesindeki üstünlüğünü göstermektedir. Peygamber Efendimizin (sav) nefis terbiyesini vahiy doğrultusunda gerçekleştirdiğini Hz. Âişe validemiz şöyle ifade etmiştir:

Onun ahlakı Kur'an’dı.19

Kaynakçalar
  1. Kaf, 50/16.

  2. Nisa, 4/128.

  3. Şems, 91/9.

  4. Tirmizî, Sıfatü’l- kıyâme, 25.

  5. Yusuf, 12/53.

  6. Ebu Davud, Edeb, 100-101.

  7. Kıyame, 75/2.

  8. İbn Mâce, Zühd, 31.

  9. Fecr, 89/27-28.

  10. Münâvî, Feyzü’l-kadîr şerhu’l-câmii’s-sağîr, Beyrut 1994, III, 141/2873.

  11. Tirmizi, Fedâilü’l-Cihâd, 2.

  12. Buhârî, Edeb, 76.

  13. Buhârî, Rikâk, 3.

  14. Müslim, Zühd, 64.

  15. Buhârî, Enbiyâ, 54.

  16. Müslim, Birr, 69.

  17. Buhârî, Deavât, 3.

  18. Müslim, Zikir, 73.

  19. Müslim, Müsâfirîn, 139.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız