Kişinin kendi çocukları ve torunları nasıl nesep yoluyla mahrem kabul ediliyorsa, kardeşlerinin çocukları ve onların aşağıya doğru devam eden nesilleri de aynı şekilde mahremiyet kapsamındadır. Bu sebeple bir kadının amcası ve dayısı kendisine mahrem olduğu gibi, babasının veya annesinin amca ve dayıları da kendisine mahremdir. Mahremiyet sınırlarını belirleyen âyet şöyledir:
Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, hala larınız, teyzeleriniz, erkek kardeşin kızları, kız kar deşin kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt kız kar deşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle zifâ fa girdiğiniz kadınlarınızdan olup himâyenizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı. Fakat onlarla zifâfa girmediyseniz o hâlde (boşadığınız takdirde kızlarıyla evlenmenizde) size bir günah yoktur. Hem kendi sulbünüzden olan (öz) oğullarınızın hanımları ve iki kız kardeşi(nikâhınız altında) bir arada bulun durmanız da (size haram kılındı)! Ancak artık geç miş te olanlar müstes nâ. Muhakkak ki Allah, Ga fûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.1
Âyette geçen “kardeş kızları” (بَنَاتُ الْأَخِ) ve “kız kardeş kızları” (بَنَاتُ الْأُخْتِ) ifadeleri, yalnızca kardeşin doğrudan kızını değil, aşağıya doğru devam eden bütün kız neslini kapsamaktadır.2 Dolayısıyla kişinin erkek veya kız kardeşinin kızı mahrem olduğu gibi, onun kızı, torunu ve daha aşağı nesilleri de mahremdir.
Hanefî mezhebine göre bir kadın mahremi olan erkeklerin yanında başını, kollarını, gerdanını, ayaklarını ve bacaklarının diz kapağından aşağı kısmını açık bulundurabilir.3 Ancak bunlar caiz olan sınırları ifade etmektedir. Bununla birlikte, mahrem erkeklerin yanında dahi kişinin özellikle aile büyükleri ve yaşça kendisinden büyük kimselerin huzurunda daha örtülü, ölçülü ve edepli bir kıyafet tercih etmesi, haya ve nezaket açısından daha uygun ve güzel bir davranıştır.
Nisâ, 4/23.
Salim Öğüt, "Mahrem", TDV İslâm Ansiklopedisi, Ankara 2003, c. 27, s. 388.
Salim Öğüt, "Mahrem", TDV İslâm Ansiklopedisi, Ankara 2003, c. 27, s. 388.

