İlgili mevzu Emirdağ Lahikasında şöyle geçmektedir:
Sâniyen: Konyalı Sabrî sizin vâsıtanızla benimle muhâbere etse, daha maslahattır ve münâsibdir. Çünkü ekserce siz benim bedelime istediğini yapabilirsiniz.
Meselâ, tashîhât için oradaki âlimler tâm yardım edebildikleri için, orada tashîhât yapılsın istiyorlar. Siz benim tashîhimden geçmiş bazı nüshaları, onlara gönderirsiniz.
Hakîkaten tashîh mes’elesi ehemmiyetlidir. Bazen bir harfin ve bir noktanın yanlışı, kıymetli bir ma‘nâyı zâyi‘ eder. En evvel, yazanlar bir kerre güzelce mukābele etsinler. Sonra tashîhçi adamlara ve bana versinler.
Mâşâallâh, bu def‘a bana gelen Asâ-yı Mûsâ Mecmûalarında hem yanlışlar azdır, hem bir derece tashîh edilmiş.
Cenâb-ı Hak hem yazanlardan, hem tashîhçilerden ebeden râzı olsun. âmîn.1
Bediüzzaman Hazretleri yazmış olduğu nur risalelerinin tashihiyle bizzat meşgul olmuş, bu konuda talebelerinden yardım da almıştır. Kendi yazısı noksan olduğundan Risalelerin telifinde katiplerden yararlanan Hazreti Üstad, yazılan risaleleri tashih hususunda başta Isparta Medresetü'z-Zehra erkanları olmak üzere farklı vilayetlerdeki nur talebelerinden istifade etmiştir. Bunun bir örneğini "İnebolu Nûrcuları hakkında kısa bir tarîfedir." başlıklı yazıda açıkça görmekteyiz:
Sevgili Üstâdının elini öpmesiyle ve kaleme sarılıp nûrları yazmaya başlamasıyla hayret verici bir değişikliğiyle, son derece çalışan, son zamanlarda kendi yazısını çok güzel saymadığı için Sâlih kardeşimizle beraber tashîhçilikte çok ileri iş gören, Risâle-i Nûr’a açıktan açığa dil uzatanlara karşı şâhîn bakışıyla onları susturan, ferâgat ve gayretiyle ittihât ve teşebbüste kuvvetli teslîmiyet ve hayırhahlığıyla anılan ve sevilen kardeşimiz Büyük İbrâhîm.2
Şua'lar mecmuasında geçen başka bir ifadede Hazreti Üstad, Risale-i Nur'u yazıp tashihli bir şekilde neşredenlere dua ediyor:
Nûr’un kahramanları bu mecmûaları tashîhli olarak neşretmeleriyle pek çok fâidelerinden birisi de, beni tashîh vazîfesinden ve merakından kurtardığı gibi, kalemle yazılan sâir nüshalara tam bir me’haz olması cihetinde yüzer tashîhçi hükmüne geçtiler.
Cenâb-ı Erhamü’r-râhimîn o mecmûaların her bir harfine mukābil, onların defter-i hasenâtlarına bin hasene yazdırsın. Âmîn Âmîn Âmîn3
Burada bir çelişki bulunmamaktadır. Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur’un tashihini bizzat yapmış, ancak bütün nüshaları tek başına tashih etmemiştir. Risalelerin telifinden sonra çoğaltılan nüshaların tashihinde hem kendisi hem de güvenilir ve ehil talebeleri görev almıştır. Konya ulemasının izin istemesi de bu tashih hizmetinin daha geniş ve düzenli biçimde yürütülmesiyle ilgilidir.
Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c.1, s.406-407
Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c.2, s.293
Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 522

