Risale-i Nur külliyatı'nda 20. Lem'a ve 21. Lem'a olmak üzere iki ayrı risale, İhlas Risalesi olarak telif edilmiştir. Bediüzzaman Hazretleri, müellifi olduğu bu iki risale ile ihlas düsturlarını ele almış, ihlasın İslamiyet'te çok önemli bir yeri olduğunu vurgulamıştır.
20. Lem'a'da Bediüzzaman Hazretleri, ehl-i dalalet karşısında ehl-i hakkın mutlaka ittifak etmesi gerektiğini, istikamet ve ihlası muhafaza ederek hareket etmesi gerektiğini, ihlasın ibadetlerde ve hayırlı hizmetlerde temel ölçü olduğunu ifade etmiştir. İnsanın yaptığı iyiliklerden dolayı asla kendine pay çıkarmaması gerektiğini ve niyetini sürekli gözden geçirmesi gerektiğini anlatır.
21. Lem'a İhlas Risalesi ile Bediüzzaman Hazretleri, ihlası kazanmanın yollarını, ihlası kıran sebepleri ve talebelerin birbirleriyle nasıl geçinmeleri gerektiğini anlatır. İhlasın yalnızca şahsi bir niyet meselesi olmadığını, aynı zamanda uhuvvet, ittihat ve dayanışma içerisinde bu güzel hasletin kardeşler arasında korunması gerektiğini vurgular.
İhlas Risalesi'nin bir kısmını okumakla elbette istifade ederiz, okuduğumuz miktar kadar bize fayda sağlar fakat bütün risaleyi baştan sona okumanın yerini tutmaz.
Yazı Mektubu, İhlas Risalesi’ne dahil değildir. Ancak Lem’alar Mecmuası’nda İhlas Risalesi’nin hemen arkasına konulmasında şu fayda gözetilmiş olabilir:
İhlas Risalesi’nin önemine binaen en az on beş günde bir okunması istenmektedir. Yazı Mektubu’nun onun hemen ardından yer alması da, Risale-i Nur’un vazifelerinden birinin İslam aleminin yazısı olan Kur’an harflerini korumak olduğunu hatıra getirmektedir.
Bu sebeple, Yazı Mektubu’nun da önemi dolayısıyla İhlas Risalesi ile birlikte sıkça okunması ve içindeki esasların daima canlı tutulması istenmiş olabilir.
Ayrıca Ahmed Hüsrev Altınbaşak Hazretleri, talebelerine sık sık, “İçinizde on beş günde bir defa İhlas Risalesi'ni okuyan var mı” diye sorarmış. Yeterli bir cevap alamadığı için de İhlas Risalesi'nin Nur Talebeleri tarafından ezberlenmesini istemiştir. Beş Risale namıyla bilinen o eserin içine İhlas Risalesi'ni de koymuş, ayrıca Yazı Mektubu'nu da eklemiştir. Bu noktadan hareketle, İhlas Risalesi'nin büyükler tarafından Fatiha gibi ezberlenmesi önemli bir hassasiyet olarak karşımıza çıkar.

