İlgili kısmın Risale-i Nur'da geçtiği bazı yerler şöyledir:
Bu asrın bir hâssası şudur ki, hayât-ı dünyeviyeyi, hayât-ı bâkiyeye bilerek tercîh ettiriyor. Yani kırılacak bir cam parçasını, bâkî elmaslara bildiği hâlde tercîh etmek bir düstûr hükmüne geçmiş. Ben bundan çok hayret ediyordum.1
Gafletli ehl-i dünyâ ise, yalnız hayat-ı dünyâyı düşündüklerinden, bütün hissiyâtlarıyla ve rûh ve kalbleriyle şiddetli bir sûrette hayât-ı dünyeviyeye âit mes’elelere sarılırlar. Ve o mes’elede onlara yardım edenlere kuvvetli yapışırlar. Ve hakîkat nokta-i nazarında beş paraya değmeyen ve ehl-i hakkın ona, on para kıymet vermediği mes’elelere, dîvâne olmuş elmasçı bir yahûdînin beş paralık cam parçasına beş lira fiyat verdiği gibi, beş yüz lira kıymetindeki vakitlerini o mes’eleye hasrederler. 2
Gaflet sâikasıyla veya gözsüz, el yardımıyla, bazıların elmas yerine cam parçası aldığı gibi; saâdet-i ebediye dükkânı olan Risâle-i Nûr’dan saâdet-i dünyeviye aramaya gelenleri îkāz ve irşâd eden fıkralarınız, gece gündüz yol gözleyen umûm Risâletü’n-Nûr şâkirdlerini mesrûr eyledi.3
Bu meşrebdeki şatahât, hubb-u nefisten neş’et ediyor. Çünkü muhabbet gözü kusuru görmez. Nefsine muhabbeti için, o kusûrlu ve liyâkatsiz bir cam parçası gibi nefsini bir pırlanta, bir elmas zanneder.4
Çünkü, küfrün dîvâneliğiyle ve dalâletin sarhoşluğuyla ve gafletin sersemliğiyle, ebedî elmasları satın almak için verilen letâif ve istidâdât-ı insaniye sermayesini, fânî şişelere, soğuk buzlara veriyor. Elbette hâm cam ve câmid cemed elmas fiyatıyla alındığı için, en a‘lâ cam ve en eclâ cemed alınır.5
Cam parçası ve elmas benzetmelerinin kullanılması, eğitim ve terbiye açısından soyut bir olayı somutlaştırarak muhatabın zihninde daha kolay yerleşmesini sağlar. Elmas, değerli ve kalıcı olanı, cam ise değersiz ve geçici olanı temsil eder. İnsan, elmas ile cam arasındaki farkı günlük hayattan bildiği için, dünya hayatının geçici menfaatleri ile ebedi hayatın değerini bu teşbih üzerinden daha açık biçimde karşılaştırabilir. Böylece okuyucuya kendi tercihlerini sorgulaması ve değer ölçülerini yeniden düşünmesi de sağlanır.
Edebi açıdan bakıldığında ise bu teşbihler, anlatımı canlı, dikkat çekici ve akılda kalıcı hale getirmektedir. “Beş paralık cam parçasına beş lira vermek” veya “fânî şişelere, soğuk buzlara” değerli sermayeyi harcamak gibi ifadeler, okuyucunun zihninde güçlü bir karşılaştırma meydana getirir. Bediüzzaman Hazretleri böylece muhatabı doğrudan uyarmak yerine, onun kendi aklıyla “Ben değerli olanı mı, değersiz olanı mı tercih ediyorum?” sorusunu sormasına vesile olur.
Bu yönüyle cam ve elmas teşbihi, muhatabı doğrudan etkileyen ve onu kendi tercihlerini sorgulamaya sevk eden etkin bir eğitim metodudur. Soyut bir hakikati somut bir mukayese üzerinden ortaya koyduğu için muhatabın dikkatini çeker ve zihninde kalıcı bir iz bırakır. Kişi, elmas ile cam arasındaki farkı düşündükçe kendi hayatındaki değer ölçülerini de sorgulamaya başlar. Dünyanın geçici/fani şeyleri ahiretteki sonsuz/ebedi hayata bedel cam parçası hükmünde olduğunu net bir şekilde kavrar. Böylece eğitim, yalnızca bilgi aktarmaktan çıkarak muhatabın kendisini değerlendirmesine, hatasını fark etmesine ve davranışını değiştirmesine vesile olan tesirli bir terbiye metoduna dönüşür.
Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 132.
Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 162.
Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 185.
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c.2, s. 334.
Bediüzzaman Said Nursi, Barla Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 312.

