Hastalığın artması veya tedavisinin gecikmesi ihtimali varsa, cemaatle ve camilerde kılınması gereken Cuma ve Bayram namazlarına gidilmeyebilir. Hastalığın başkalarına bulaşması ihtimali varsa bu namazlara gidilmemelidir. Nitekim bu bağlamda Ömer Nasuhi Bilmen İslâm İlmihalinde şöyle demektedir:
Cuma namazının bir şahsa farz olması için altı şart vardır ki bunlardan biri de sıhhattir. Binaenaleyh hasta olup Cuma namazına çıktığı takdirde hastalığının artmasından veya uzamasından korkan kimseye Cuma namazı farz değildir.1
Hastalığın bulaşma durumu ile ilgili olarak ise Halil Gönenç Hoca şöyle demektedir:
Bulaşıcı bir hastalığa mübtela olan kimsenin cuma ve bayram gibi namazlara gitmesi câiz değildir. Çünkü gitmesi, hastalığın yayılmasına vesile olabilir. İslâm dini bir memlekette bulaşıcı bir hastalık bulunursa onu sıkı kontrol altında tutmayı emreder, oraya giriş ve çıkışı yasaklar. Peygamber (sav): 'Bir memlekette vebanın bulunduğunu duyarsanız oraya gitmeyiniz. Bulunduğunuz bir memlekete gelirse ondan çıkıp başka yere gitmeyiniz' buyuruyor. Diğer bir hadîste şöyle buyurmuştur: 'Cüzzamlıdan, aslandan kaçar gibi kaç'. Hatta başkasına zarar verecek fıtrî veya sarımsak ve soğan gibi şeyleri yemekten dolayı arızî bir kokusu olan kimsenin cuma namazına ve cemaata gitmesi câiz değildir.2
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 146.
Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, Yasin Yay., İstanbul 2012, c.1, s. 183.

