İslam fıkhında ezan; namaz vaktinin girdiğini duyurmak, insanları cemaate davet etmek ve Allah'ın yüceliğini ilan etmek için meşru kılınmış İslam'ın temel şiarlarından (alametlerinden) ve müekked sünnetlerindendir.1 Ezan okunurken sesin yükseltilmesi, gür sesli müezzinlerin tercih edilmesi ve ezanın yüksek bir yerden okunması, duyurunun olabildiğince uzak yerlere ulaşması amacıyla sünnet ve müstehap sayılmıştır.2
Bununla birlikte ezan sesinin fiziki olarak her noktaya veya her eve ulaştırılması dini bir zorunluluk (farz) değildir. Bir mahallede veya beldede ezan okunması o bölge halkı için fıkhi açıdan yeterli kabul edilir.
Günümüzde camilerin yaygınlığı ve hoparlör sistemleri sayesinde ezanın geniş alanlara ulaştırılması, ezanın asıl amacı olan "ilan ve çağrı" ilkesine en iyi şekilde hizmet ettiği için münasip ve güzel görülerek (müstahsen) uygulanmaktadır.3
İbn Kudâme el-Makdisî, "el-Muğnî ", Ravza Yayıncılık, 2015, İstanbul, s. 216..
el-Muğnî, s. 224.
Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2024, s. 196.

